20 Mayıs 2012 Pazar

Kedilerin Gariplikleri

küçük şebeleğin, büyük şebeleğin kulağını emmesi, parmaklarımı ciddi ciddi yemeğe çalışması.
sahipsiz sokak hayvanlarının her türlü eziyete maruz kalması, işkence ile öldürülmeleri (bkz: ufuk günaydın), (bkz: samsun'da sokak köpeğini döverek öldüren adam), doğan her dört yavrudan- o da bakıp gözeteni, besleyeni, kontrol edeni varsa - en fazla ikisinin yaşama tutunuyor olması, aç-susuz olmaları, her gün yüzlercesinin araba çarpması sonucunda yaşamlarını kaybetmeleri gibi çoğunluğu insan kaynaklı bilumum olumsuzluklarla karşılaşması sorununun kısırlaştırmaile çözülebileceğine inanmaktayım. bu nedenle kendi bölgemizdeki sahipsiz dişi sokak kedilerini kısırlaştırıp, aşılarını yaptırıp, iyileşene kadar- 7-10 gün arasında bakıp sonra aldığımız yere bırakıyoruz, tabi ki devamında da takibini yapıyoruz, beslemeye, koruyup gözetmeye devam ediyoruz.
yine, uzun süredir özel olarak yaptırdığımız demir kafes şeklindeki kedi yakalama düzeneğimizle bile yakalayamadığımız yabani mi yabani, ama çok da güzel tekir kediyi yakalamayı nihayet başardık. kısırlaştırdık, veteriner iyiydi, çok kısa zamanda iyileşti, bahçeye bıraktık. hızla arka bahçeye koşup gitti, eve girip arka bahçeye bakan pencereden gözlemleyince komşu bahçeye apar-topar girdiğini gördük, bir süre sonra merak edip tekrar bakınca, bahçemizdeki yüksekçe bir taşın üstünde 2 dünya tatlısı yavru gördük, melül melül etrafa bakınıyorlardı, meğer bu tekir kedi 1,5 ay önce komşu evin terasına doğum yapmış, 2 yavrusu varmış, bizim kendisine karşı iyi davrandığımızı görünce, yavrularını bize getirmeye karar vermiş. almış terastan teker teker indirmiş bu yavruları, getirip evimizin dibine bırakmış. hemen arka bahçeye çıktık yavruları aldık, tekircik de bahçenin bir köşesinde güneşleniyor, bir taraftan da bize ve yavrularına huzurlu bir şekilde bakıyor. doğrusu, bize karşı güveninden çok etkilendik. normalde saldırıp yavrularını koruması gerekirken, saldırmaması, bilakis yavrularını almamızdan mutlu olması çok hoşumuza gitti. tekir kedi şimdi bahçede mutlu mesut yaşıyor, iki şebelek yavrusu da evde.
bize çok küçükken geldiklerinden yavrulardan birisi üç bacaklı erkek kedimizi annesi sanıyor. sürekli bu büyük kedimizin kulaklarının arkasının ıslak olduğunu farkediyorduk. bir anlam veremiyorduk. bir gün küçük şebeleği suç üstünde yakaladık. meğer, annesi sandığı erkek kedimizin kulaklarını muhtemelen süt çıkacağı beklentisiyle emiyormuş. bir türlü bırakmadı bu özelliğini, halen kediciğin kulağını emmeğe, benim parmaklarımı da yemeğe devam ediyor. iki eliyle parmağımı tutup, bir taraftan da ısırıyor, arka ayaklarıyla elimin geri kalanını iterek parmağı elden ayırmaya çalışıyor. ciddi ciddi yemeğe çalıştığını farkedince artık elimi kurtarmak zorunda kalıyorum.
bu arada kedi sahipleneceklere ve de sahiplendireceklere, önceliğin engelli kedilere verilmesi gerektiğini hatırlatmak isterim. çünkü, sokakta yaşama şansı olmayan tüm görme engelli, iki - üç bacaklı kediler, evde diğer kedilerden hiç bir farkı ve ekstra bir zahmeti olmadan yaşıyorlar. bizim üç bacaklı şebelek pencerelerin tepesinden, bahçeye bizim kontrolümüz altında çıktığında da ağaçların tepesinden inmiyor, sırf sokağa çıkarsa başına olumsuz bir olay gelir diye, pencerelerin tamamına tel yaptırdık. özetle, engelli hayvanların diğerlerinden hiç bir farkı yok, sahiplenirken engelli canlara öncelik verelim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...