29 Mayıs 2012 Salı

KÖPEK 1. Yazı

çoğunlukla sokaktan veya barınaktan sahiplenileceği yerde, pet shoplardan perihan mağdenin deyimiyle "5 yaşlarında sınırsız sorumsuz veletler" gibi herhangi bir araştırma yapmadan, bir hevesle alınan, sonrasında çeşitli bahanelerle sokaklara ve barınaklara bırakılan, yaygın olduğu üzere barınaklarda sahibinin özlemiyle depresyona giren ve devamında da aç susuz kalarak intiharı seçebilen canlı.
perihan mağden'in tan sağtürk'ün ihmalle ölümüne sebebiyet verdiği köpekle ilgili muhteşem yazısı için: http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=230512
bu arada 16 yaşından küçüklerin pet shop'lardan hayvan satın alması h.k.k. gereği yasaktır. girilen pet shop'larda 16 yaşından küçük birinin hayvan satın aldığının görülmesi durumunda evleviyetle il çevre ve orman müdürlüğüne bilgi verilerek, ilgili pet shop'a yaptırım uygulanması sağlanmalıdır.
yalnız bu entrynin yazılma sebebini küçük çocuklar değil, 50-li yaşlarda yetişkin bir çift oluşturuyor.
çevremizdeki sahipsiz sokak hayvanlarını, özellikle aç susuz durumda bulunduklarını yakinen bildiğimiz sanayi bölgesi köpekleri ve barınaklardaki canları beslemek için, hafta içi akşam ve haftasonu gün içinde 15 kg. lık mamaları birer kiloluk paketler şeklinde paylaştırarak oluşturduğumuz azıkları alıp yollara düşeriz sosyal sorumluluk olarak hayvan haklarını benimsemiş bir aile olarak.
hafta içi akşamları çevremizdeki sahipsiz sokak hayvanlarını çıkıp dolaşıp mamayı dağıtarak besleme görevi kardeşimin, 15-kglık mamaları 1er kiloluk mama paketleri haline getirme görevi benimdir. bir süreliğine iş gereği başka bir ülkede bulunan kardeşimin mama dağıtma görevini ben devraldım. akşamları işten sonra sokak hayvanlarını besliyorum. işte entry konusu bu çift, bu noktada devreye giriyor. mama dağıttığımız sokaklardan birinde 50-li yaşlardaki bu çift yaşamaktadır. bu çiftin daha sonra 2 yaşında olduğunu öğrendiğim (türcülük ve cinsçiliğe karşı olduğumdan hangi cins olduğunu yazmayacağım) - cins bir köpeği vardı. vardı diyorum çünkü şimdi yok, köpeği terketmişler.
köpeği daha önce ben görmedim, ama kardeşim çok sever, sürekli onunla oynardı, hatta kardeşimin bir ayakkabısını kemirerek çöpe attırmıştı. iyi ki, köpeği görmemişim daha önce, yoksa bu olaydan çok daha fazla etkilenirdim olumsuz yönde.
bu çifti dün akşam mama dağıtırken gördüm, selamlaştık, hiç görmediğim ama var olduğunu bildiğim köpeği sordum. "verdik onu" dediler. terkedilen köpeklerin psikolojilerini aktif bir hayvan hakları savunucusu olarak iyi bildiğimden çok kötü oldum, aşırı üzüldüm. hiç bir neden terketmeyi haklı göstermez ama nedenini sordum. "alerjim vardı" dedi kadın. "bahçede açık havada kalabilirdi" dedim, "yok, yine etkilenirdim" dedi. 2 yıl birlikte yaşadığı, kendisine alıştırdığı köpeği rahatlıkla sudan sebeplerle terkeden, onsuz bir yaşamı seçmekte beis görmeyen kadına çok kızdım. ondan sonra söylediklerini dinlemedim. belli ki, beni ikna etmekten çok kendilerini bu saçma davranış nedeniyle ikna etmeye çalışıyorlardı. bir canlıyı bir kere terketmeye karar verdiysen sebep de, bahane de bulmak kolaydır, o işin geri kalan kısmıdır. değil mi ki, can dostundan vazgeçmeye karar verdin, artık sebebinin önemi kalır mı? herhangi bir sebep olabilir.
topunu bulmuşlar, baktım, yeşil, küçük bir top. yavrucağın bir daha onunla oynayamayacağını düşündüm, iyice kötü oldum. sahiplenen şahıs hemen doğurtmuş köpeği. doğurtup doğurtup satacak belli ki. "keşke vermeden önce kısırlaştırsaydınız, sürekli doğum yaptırılırsa hasta olur, sağlığı için çok zararlı" dedim. bu sefer adam "aman, ne yaparlarsa yapsınlar, doğurtup satsınlar, ne yapayım" dedi. "ama, işte hastayım", falan bir kaç cümle daha sarfettiler. "hasta olduğunuzu baştan biliyordunuz, baştan sahiplenmeseydiniz, kendinize alıştırmasaydınız" dedim.
orada daha fazla duramadım, yürümeye başladım, kadın "çok seviyorduk, çok üzüldük" dedi. durdum, kadına dönerek "sevseydiniz terketmezdiniz" dedim, "bizim kedilerimiz var, onları asla ama asla ne olursa olsun bırakmayız" diye de ekledim. içimde büyük bir kızgınlık ve acıyla, yüzlerine bile bakmadan yürüdüm gittim.
uzun bir süre o sokaktan geçemeyeceğimi biliyorum, bir daha o yaşlı çifti görmek istemediğimi de. köpeğin halini, üzüntülerini, yaşadığı sürece bu çifti bekleyeceğini biliyorum, içim burkuluyor.
bakamayacaksanız baştan sahiplenmemek en iyisi, iyice düşünüp taşınıp, araştırıp öyle karar vermek lazım bir dost edinirken.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...