20 Mayıs 2012 Pazar

Kurban Bayramı - 1. yazı

dini değerlere önem veren, vejetaryen bir hayvan hakları savunucusu olarak, inananlar tarafından ibadet niyetiyle yapılmasına rağmen son derece yanlış uygulanması nedeniyle, tarafımdan bayram değil, yalnızca travma yaşamadan atlatılması gereken dönem olarak algılanan disiplin.
hayvan hakları savunucusu olarak bu hususta yazmamak vicdanımı yaralayacağından, son derece zor geçirdiğim bu dönemde, tüm enerjimi toplayarak işbu entryyi girmekteyim.
her ne kadar dini değerleri benimseyen hayvan hakları savunucusu, hayvansever olmadığı gibi yaygın bir görüş hakim olsa da, kendimi bu görüşün bir istisnası olarak belirtebilirim. sözlükte dini değerler, inançla ilgili yazmamamın sebebi, sözlükte dini değerlere yönelik yaygın tepkidir, şöyle ki, dini değerlere daha fazla hakaret edilmesini sağlamak isteyen çok sayıdaki troller yüzünden, dinle ilgili her olumlu entry anında ters tepmekte, dine yönelik daha fazla olumsuz tepki verilmesine yol açmaktadır. ben de her ne kadar samimi düşüncelerle yazacak olsam da, sırf dine daha fazla saldırılmasın diye dini içerikte entryler girmemekteyim. ancak, yukarıda da belirttiğim gibi dini önemseyen bir insanım.
özetle, kurban bayramına yönelik bu düşüncelerimin dindar kesimde yaygın görüşün aksine, dini değerlere saldırmakla hiç bir ilgisi bulunmamaktadır. çünkü, maalesef, dindar kesimde hayvan hakları savunucularının kurban ritüelinin yanlış uygulandığına, hayvanlara eziyet edildiğine yönelik düşünceleri, bu ritüelin ihtiyaç sahiplerine başka şekilde yardıma dönüştürülmesine yönelik önerileri dine saldırı olarak algılanmakta, bu düşüncelerin hayvanseverler tarafından samimi duygularla, gerçekten hayvanların haklarının korunması amacıyla dile getirildiğine inanılmamaktadır. hem inançlı bir insan, hem de hayvanların haklarının korunması gerektiğine inanan aktif bir hayvan hakları savunucusu olarak her iki kesimle de empati kurabilmekte, her iki kesimin de bir birini dinlememesi, anlamaması sebebiyle her sene hayvan haklarının feci şekilde ihlal edildiğine şahit olmaktayım.
dindar kesimin hayvanseverlerin hayvanların acı çekmemesi için belirttiği önerilerin samimiyetine inanması halinde zaten hayvan hakları adına bir sorun ortada kalmayacaktır bu kurban döneminde.
her zaman belirttiğim gibi bir vejetaryen olarak ne kurban döneminde, ne de diğer dönemlerde hayvanların tüketilmesini doğru bulmamaktayım, inşallah öyle bir gün gelir ki, tüm insanlık vejetaryen olur. ama, şu anda böyle bir durum sözkonusu olmadığından, insanlık muhtemelen daha uzun yıllar et tüketmeyi bırakmayacağından, en azından halihazırda hem kurban'da, hem de normal dönemde eziyet edilerek, acı çektirilerek öldürülen canların şoklama yöntemi ile acısız kesim uygulamak suretiyle kesilmesi hayvan haklarına çok daha uygun olacaktır.
kurban döneminde tv-ye bakmam, evden çıkmam, pencereden bile dışarıya bakmam, haberleri izlemem, gazete okumam, büyük bir üzüntü içinde bu dört günlük, bana göre işkence döneminin bir an önce bitmesini beklerim. bunun sebebi de her yıl, büyük bir bilinçsizlikle can taşıyan hayvanları işkence ederek, kaçıyorsa bacaklarını keserek, bıçağı batıra batıra, kör bıçaklarla, acı çektirerek öldürmelerine tahammül edemeyişimdir.
kural olarak, kimse, kendi bahçesinde, sokakta, otobanlarda hayvan kesmemeliyken, her zaman istisna kurala galip gelir ve her sene zavallı hayvanlar acemi kasaplar elinde, acı çektirilerek can verir.
önemli: her sene kurbanda hayvanlara acı çektirilmesinin önlenmesi, böylece canların çektiği acılar nedeniyle hayvanseverlerin travma yaşamasının önünün alınması için kesimler mutlaka bu amaçla ayrılan mezbahalarda ve şoklama yöntemi uygulamak suretiyle gerçekleştirilmeli. diyanet işleri başkanlığının da cevaz verdiği bu yöntemde hayvanlar kesimden önce elektrikle duyarsızlaştırılmakta, böylece kesim yapılırken acı hissetmemektedirler.


şoklama yöntemi ile acısız kesim  - yazı için linke tıklayın.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...