30 Temmuz 2012 Pazartesi

Hayvan Haklarına Yönelik Hukuki Bilgi Edinmek

bilindiği üzere hayvan hakları mevzuatında uzman bir hukukçu olarak hem ekşisözlük'te, hem de blog'umda hayvan hakları ile ilgili hemen hemen her alanda yazı ve entry yazmakta, hayvan haklarına duyarlı şahıslarda hukuki bilinç ve hayvan haklarına yönelik bilgi oluşmasına yönelik çalışmaktayım. yaklaşık 17 aydır bu mevzuat alanında yazmama rağmen halen hayvan hakları ile ilgili tüm konuları tamamlamış değilim. o kadar geniş bir alan ki hayvan hakları bu kadar uzun sürede hemen hemen her konusunda yazmış olmama rağmen bazen henüz yazmamış olduğum hususlar bulabiliyorum, karşıma çıkabiliyor.
özetle, blog'da hayvan hakları ile ilgili herhangi bir hususta arama yapmanıza rağmen ilgili bir yazıya ulaşmamanız halinde, herhangi bir konunun altında bulunan yorum ekle kısmından yorum yazarak bulamadığınız konuyu yazmam üzere tarafıma iletebilirsiniz. bu durumda yorumunuz tarafıma onay için geleceğinden hem onaylayarak yayınlanmasını sağlar, hem de blog'da bulunmayan ve bilgi edinmek istediğiniz hayvan hakları ile ilgili konuyu yazarak yayınlarım.
hayvan hakları ile ilgili her alanda hukuki bilgi edinmek çok önemli, hayvan haklarına yönelik yapılan çalışmalarda. haklarını savunduğumuz canlara yönelik hukuki hususlarda bilgi sahibi olmak, canları daha iyi korumayı sağlayacaktır.
önemli: 1. lütfen, blog'da iyice arama yapmadan, konu yok şeklinde düşünerek yazmayın. belirttiğim gibi blog'da hemen hemen her konuda yazı var hayvan hakları ile ilgili. çok iyi ve doğru anahtar kelimelerle arama yapmanız aradığınız konuya ulaşmanızı kolaylaştıracaktır.
2. yalnızca ve yalnızca blog'da bulamadığınız ve bilgi edinmek istediğiniz hayvan hakları ile ilgili hususları iletmek için yazınız.

22 Temmuz 2012 Pazar

benden başka Tanrın olmayacak



senin tanrın benim, benden başka tanrın olmayacak şeklindeki on emrin ilki ve kieslowski'nin oyunculuk, yönetmenlik, müzik gibi bilumum açılardan en iyi yapıtı.
dekalog 1 veya dekalog jeden her açıdan olağanüstü bir filmdir. her filme spoiler verilir, bu filme verilmez mantığıyla spoiler'dan kaçınarak izlemeyen herkese izlemesini öneririm.
filmin orijinal dili olan lehçe, altyazılı olarak izlenmesi gerekmektedir, filmi tam olarak algılayabilmek, hissedebilmek için.
rusça bilen biri çoğunlukla anlayabilmektedir lehçeyi de. lehçe ve diğer slav dilleri ile rusça arasındaki benzerlik, örneğin azerice ile türkçe arasındaki benzerlik kadardır. slav dil grubundan bir dil bilen diğerlerini de anlayabiliyor kısmen.buradan lehçe, ingilizce altyazılı olarak izlenebileceği gibi, çeşitli film izleme sitelerinde yine lehçe, türkçe altyazılı olarak da izlenebilir.
ilaveten, inançsız olan kieslowski'nin inancı bu kadar güzel anlatabilmesi de kendisinin en iyi yönetmen olması ile açıklanabilir.

 dekalogların tamamının yer aldığı bu sitede, dekaloglar arasında özellikle öne çıkan ikisi, 1. ve 2. dekaloglar muhteşem olup, tanrı inancının en iyi yansıtıldığı eserler olma özelliliğini kendilerinde barındırmaktadırlar.
dekalog 1'in müziği yine diğerleri içinde en güzeli olmakla birlikte, zbigniew preisner'in şaheseridir.
dekalog 1'in müziğinin de yer aldığı diğer çalışmalarından örnekler için:

14 Temmuz 2012 Cumartesi

Azerbaycan'da Gül Bayramı



Yeterli bilinç olmadığı ve bütçe ayrılmadığı için Azerbaycan'da sahipsiz sokak hayvanları sorunu kısırlaştırarak üreme kontrolüne tabi tutulması gerekirken tüfeklerle sürek avına çıkılarak öldürme yöntemiyle çözülmeye çalışılırken, halkı çeşitli eğlence yöntemleriyle uyutmaya devam etmek amacıyla sürdürülen "eğlenceli yaşam" yalanının bir parçası. bu yalan için keşfedilen uyduruk bir gün daha, halkı avutma, uyutma aracı.
en üstteki resme dikkat; çeşitli konserlerin verildiği oldukça büyük bir yapı olan eski adıyla Respublika Sarayı - yeni adıyla - Haydar Aliyev sarayı kadar Haydar Aliyev portresi güllerle binlerce dolar harcanarak yapılmış. halk sefalet içinde yaşarken güllerde dev portre yapmak - sadece antidemokratik ülkelerde görülebilecek bir eylemdir.

10 Temmuz 2012 Salı

ufuk günaydın - 26. yazı

t.c.k. madde 151/2 uyarınca yargılanarak alt sınırdan ceza alması uygun görülmüş bulunan kimse.
bilindiği üzere bu hükme uyan eylemi yapan sanık 4 ay ile 3 yıl arasında cezai istemle yargılanır, alt sınır 4 ay, üst sınır 3 yıldır. bu olayda sanık ufuk günaydın kedi yamuk'u bilerek isteyerek, kasten ezerek işkenceyle öldürme suçunu işlemiştir. mahkeme kararıyla suçu sabittir, karar temyiz de edilmeyecekmiş ki bana göre edilmesi gerekirdi.
hakimler olayları hukuki çerçevede kalarak hukuki bilgileriyle değerlendirir, kendi vicdani kanaatine göre karar verir. hukuk böyle öngörür, hakim yalnızca kendi vicdanına göre karar verir, bir başkasının, model insanın v.s. değil, yalnızca kendi vicdanına göre karar verir. bu nedenle sözlü sınava da tabi tutulurlar hakimlik sınavı çerçevesinde, gözlemlenirler, incelenirler, vicdani kanaatle karar vermelerine engel hal olup olmadığına bakılır, mülakatı geçmeyen çok sayıda aday vardır bu nedenle.
özetle, bu yamuk kedi veya nam-ı diğer ufuk günaydın davasının hakimi de olayı inceleyip kendi vicdanına göre karar vermiştir. 10 duruşmanın sonunda. ufuk günaydın'ın yamuk kedi'nin başını ayaklarıyla ezdiği videoyu, görüntüleri, fotoları, otopsi belgelerini, ifadeleri v.s. incelemiş, uzuuun uzuuuuuuuun düşünmüş, taşınmış, düşünürken muhtemelen kafasını da kaşımış, tüm bu düşünme, taşınma, kaşınma sonucunda ufuk günaydın'ın kendi halinde yuvasında oturmakta olan yaşlı, dişsiz, felçli kediciği işkenceyle öldürme eyleminin alt sınır olan 4 aylık hapis cezası gerektiren bir suç olduğuna kendi vicdani kanaatine göre karar vermiş. bu davanın hakiminin vicdani kanaatine göre bu eylem adli para cezasına dönüştürülemeyecek, kararın açıklanmasının geri bırakılması sonucunu doğurmayacak bir cezai müeyyide olan üst sınır - 3 yıldan oluşan bir cezai hükmü değil, h.a.g.b. sonucunu doğuracak bir alt sınır - 4 ay hapis cezasını gerektiren bir suçtur.

bu ufuk günaydın - kedi yamuk davasının sonucu olan - 4 aylık hapis cezası, 1000 tl (kedi yamuk'un yaşamının bedeli bu, neyse ki barınağa bağışlamış ahmet hüsnü arda baran) adli para cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (ki 5 (beş) yıl sonunda ortadan kaldırılabilecek 4 aylık hapis cezası hükmü, koşullara uygun davranırsa bu suçlu) kararı - hakimin vicdanına göre alınmış bir karardır.

son olarak, alınan ve alınacak olan her türlü hukuki karar hakimlerin vicdanının aynasıdır, tıpkı bu olayda olduğu gibi.
duruşma süreci ile ilgili detaylı bilgi ve kedi yamuk davasının 10 (on) duruşmaya uzatılmasına ve bu uzatmaların nasıl ortadan kaldırılabileceğine ilişkin hususlar için: (bkz: 5 temmuz 2012 ufuk günaydın onuncu duruşması)

ek: duruşmalar ertelendikçe, ertelemeler bir birini izledikçe, içten içe bu kararın çıkacağını biliyordum, davanın gidişatından anlamıştım davanın sonunun nasıl olacağını, ama tüm bu dava sürecinde kamuoyu oluşturmak amacıyla sürekli 3 (üç) yıl hapis cezasına vurgu yaptım bilerek isteyerek, böyle olmasını çok isteyerek, umut ederek, hakimin vicdanının daha üst sınıra çıkacağını düşünerek ama öyle olmadı maalesef. özetle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verileceğini bir süredir fark etmiş/hiss etmiş olsam da fiili durumla karşılaşmak son derece üzücü oldu kendi açımdan, doğal olarak, elbette ki, benim vicdanım bu kararı kabul etmedi, bu ve benzer - hayvan haklarını ileriye değil, geriye götürecek kararları benim vicdanım asla kabul etmeyecek. ben yine kedi yamuk'un resmine gözlerimi kaçırarak bakacak, yine yaşamı elinden dayanılmaz acılar çektirilerek alınan bu masum canın gözlerine bakmaya cesaret edemeyeceğim.
bu kararın alınmış olduğu topraklarda yaşayanlar olarak kedi yamuk'un gözlerine bakmaya hakkımız yok. hayvan hakları olması gerektiği seviyeye getirilene, iyileştirilene kadar da olmayacak.

7 Temmuz 2012 Cumartesi

HAYVAN KORUMA KANUNU VE HAYVAN HAKLARI MEVZUATI - 2


Örnek 1: 24.08.2007 tarihinde Yedisu ilçesinden geçen Peri suyu Sorik mevkiinde serinlemek için nehre giren yavru ayı çevrede piknik yapan işçi oldukları belirlenen üç kişi tarafından ucu sivri sopa ve taşlarla dövülerek öldürüldü. Şahıslar daha sonra arı kovanlarına ve küçükbaş hayvanlarına saldırdıkları için daha önce de 9 ayıya saldırarak öldürdüklerini itiraf ettiler.
Bu hayvanların avlanması ve vurulması nesli tükenmekte olan memeliler grubuna ait olmaları hasebiyle yasaktır. Bu yönüyle de bu ayının işkence edilerek öldürülmesi hayvan hakları mevzuatına bu açıdan da aykırılık oluşturmaktadır. Hayvan Koruma Kanunun 4. maddesinde yer alan “Nesli yok olma tehlikesi altında bulunan tür ve bunların yaşama ortamlarının korunması esastır” ilkesine de aykırılık teşkil etmektedir.
Olayla ilgili Orman eski Bakanı Osman Pepe ayının öldürülmesini büyük üzüntüyle izlediğini ve arı kovanlarına ve küçükbaş hayvanlarına zarar verdikleri için ayıların öldürülmesinin doğru olmadığını, zarara uğrayan vatandaşların bakanlığa başvuruda bulunması halinde bu zararlarının uygulama gereği tazmin edileceğini ifade etti. Bu olaydan da görüleceği üzere hayvan koruma hususunda halkın bilinç düzeyinin son derece aşağıdadır. Bu durum da yukarıda belirilen halkın bilinç düzeyinin artırılması çabalarının hukuki düzenlemelerin uygulanabilmesi açısından önemli olduğunu göstermektedir.
H.K.K. 4. maddede yer alan diğer iki ilke “Evcil hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir. Sahipsiz hayvanların da, sahipli hayvanlar gibi yaşamları desteklenmelidir” ve “Hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı ve kötü muameleden uzak tutulması için gerekli önlemler alınmalıdır” ilkesinin uygulanmasında da çok büyük güçlükler yaşanmaktadır.
Bu noktada bu iki ilkeye ve H.K.K. Koruma Tedbirleri bölümünde yer alan madde 5 fıkra 3.deki düzenlemelere aykırılıklarda söz etmek gerekmektedir.

ÖNEMLİ: Bu metin sözlük ve bu blog'da "earthlings" müstear adını kullanan, gerçek kişi hayvan hakları savunucusu olan hukukçunun avukatlık staj bitim çalışmasının tamamını içermektedir.  earthlings tarafından tam kaynak belirtilerek www.eksisozluk.com sitesinde daha geniş kitleye ulaşarak toplumsal bilinci artırmak amacıyla kısım kısım olarak entry şeklinde alıntılanmıştır. Tüm hakları mahfuzdur ve sözlük ve blog'da earthlings müstear adını (nickini) kullanan gerçek kişiye aittir. Yalnızca hak sahibi olarak earthlings bu metinden yararlanabilir, kullanabilir, alıntılayabilir ve yayınlayabilir. Earthlings müstear adlı gerçek kişi hariç, kimse bu blog ve www.eksisozluk.com sitesinde yer alan bu metinleri kullanamaz. Bu metin tamamen ve kısmen hiç bir şekilde alıntılanamaz, başka bir yerde yayınlanamaz, kullanılamaz. Hukuka aykırı davranılarak alıntılanması ve başka herhangi bir mecrada yayınlanması halinde yasal yollara başvurulacaktır

HAYVAN KORUMA KANUNU VE HAYVAN HAKLARI MEVZUATI


HAYVAN KORUMA KANUNU VE HAYVAN HAKLARI MEVZUATI

Hayvan korumda hukukun çok önemli bir yer kapsadığı bilinen bir gerçektir. Hayvanlara karşı eziyetin, işkencenin, sahipli hayvanların bakımsız bırakılmasının, sahipsiz hayvanların katledilmesinin ve genel olarak hayvanlara karşı her türlü insan dışı davranışın hukuki yaptırıma bağlanması amacıyla daha önceki uygulamada son derece yetersiz kalan Çevre Kanununun yerine, büyük bir hukuki boşluk doldurularak 24 Haziran 2004 tarihinde kabul edilen, Resmi Gazete ile Neşir ve İlanı: 01 Temmuz 2004 tarihli 5199 sayılı HAYVAN KORUMA KANUNU çıkarıldı.

Bu kanunun amacı, Genel Hükümler kısmında da yer aldığı üzere hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır.

Kanun aynı zamanda amacının doğrultusunda düzenlemelerin yapılmasını, önlemlerin alınmasını, denetim, sınırlama ve yükümlülükleri, uygulanacak cezai yaptırımları belirler.

Yine kanunun 4. maddesinde belirtilen ilkelere göz atarsak bunlardan ilkinin “Bütün hayvanlar eşit doğar ve bu Kanun hükümleri çerçevesinde yaşama hakkına sahiptir” ilkesi olduğunu görürüz. Bu ilkenin önemine binaen Türkiye’de bu ilkeye uygun davranılması ve hayvanlara yaşam hakkının tanınması hususunun önemli bir yer kapsadığını görürüz. Özellikle, son yıllarda görsel ve yazılı medya aracılığıyla sahipli ve sahipsiz hayvanlara işkence edildiğini, öldürüldüğünü, aç susuz bırakılarak bu yaşam hakkının esirgendiğine şahit olunmaktadır. Örnek olarak, görsel medyada yer aldıktan sonra büyük tepkilere neden olan, farkındalığın artmasına katkıda bulunan, hatta çevre ve hayvan konusunun Yeni Anayasa Taslağında 131. maddede düzenlenerek Türk Hukuk Tarihinde ilk kez bir Anayasa’da yer almasına sebebiyet veren bir olayı gösterebiliriz. 

HAYVAN HAKLARI VE ANAYASA" BAŞLIKLI HUKUKİ ÇALIŞMAMDAN ALINTIDIR.

ÖNEMLİ: Bu metin sözlük ve bu blog'da "earthlings" müstear adını kullanan, gerçek kişi hayvan hakları savunucusu olan hukukçunun avukatlık staj bitim çalışmasının tamamını içermektedir.  earthlings tarafından tam kaynak belirtilerek www.eksisozluk.com sitesinde daha geniş kitleye ulaşarak toplumsal bilinci artırmak amacıyla kısım kısım olarak entry şeklinde alıntılanmıştır. Tüm hakları mahfuzdur ve sözlük ve blog'da earthlings müstear adını (nickini) kullanan gerçek kişiye aittir. Yalnızca hak sahibi olarak earthlings bu metinden yararlanabilir, kullanabilir, alıntılayabilir ve yayınlayabilir. Earthlings müstear adlı gerçek kişi hariç, kimse bu blog ve www.eksisozluk.com sitesinde yer alan bu metinleri kullanamaz. Bu metin tamamen ve kısmen hiç bir şekilde alıntılanamaz, başka bir yerde yayınlanamaz, kullanılamaz. Hukuka aykırı davranılarak alıntılanması ve başka herhangi bir mecrada yayınlanması halinde yasal yollara başvurulacaktır

Hayvanları Korumanın Önemi


Hayvanlar korunmaya muhtaç varlıklar olmaları hasebiyle bilinçli varlıklar olan bizler tarafından korunmalıdırlar. Hayvanların korunmasının tam olarak ve gerektiği gibi sağlanabilmesi için yetkili makamlar tarafından kanun, kararname, yönetmelikler çıkarılmalı, bunların çıkarılmasıyla yetinilmeyerek gerçek anlamda uygulanabilmeleri sağlanmalı, bu mevzuata uyulmaması ağır yaptırımlara bağlanmalıdır. Hayvanların korunmasının önemi halka açık ve net olarak anlatılmalı, bu alanda yetkili makamlar olan belediyelerin seminerler, paneller, konferanslar yoluyla halkın bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır. Bu alanda yazılı ve görsel medyanın da rolünün büyüklüğü, çoğu zaman halk üzerinde belirleyici etken olduğu unsuru varlığı yadsınamaz bir gerçektir. Hayvanları korumaya yönelik hukuki düzenlemelerin yanı sıra, insanın hayvanlardan üstün olduğu, üst konuma yerleştirildiği, bu nedenle hayvanların korumasız bırakıldığı, eziyet etmenin, kötü davranmanın, aç susuz bırakmanın doğru bir davranış gibi görülüp takdir eden geleneksel anlayışın yanlışlığı anlatılarak, hayvanların da insanlar gibi ekosistemin bir parçası oldukları, insanların hayvandan üst varlıklar olmadığı, bilakis, eşit varlıklar olduğu, hayvanların da insanlar kadar yaşama hakkı olduğu, hayvanların sevilmesi, korunması ve yaşam haklarına saygı duyulması gerektiği, hayvanların yaşam hakkının sağlanması ve korunmasının önemi anlatılarak bu yeni modern anlayışın halkın bilincinde yerleştirilmesi sağlanarak, geleneksel anlayışın yerini bu modern anlayışın alması temin edilerek, hayvan korumada büyük aşama kaydedileceği açıkça ortadadır.

"HAYVAN HAKLARI VE ANAYASA" BAŞLIKLI HUKUKİ ÇALIŞMAMDAN ALINTIDIR.

ÖNEMLİ: Bu metin sözlük ve bu blog'da "earthlings" müstear adını kullanan, gerçek kişi hayvan hakları savunucusu olan hukukçunun avukatlık staj bitim çalışmasının tamamını içermektedir.  earthlings tarafından tam kaynak belirtilerek www.eksisozluk.com sitesinde daha geniş kitleye ulaşarak toplumsal bilinci artırmak amacıyla kısım kısım olarak entry şeklinde alıntılanmıştır. Tüm hakları mahfuzdur ve sözlük ve blog'da earthlings müstear adını (nickini) kullanan gerçek kişiye aittir. Yalnızca hak sahibi olarak earthlings bu metinden yararlanabilir, kullanabilir, alıntılayabilir ve yayınlayabilir. Earthlings müstear adlı gerçek kişi hariç, kimse bu blog ve www.eksisozluk.com sitesinde yer alan bu metinleri kullanamaz. Bu metin tamamen ve kısmen hiç bir şekilde alıntılanamaz, başka bir yerde yayınlanamaz, kullanılamaz. Hukuka aykırı davranılarak alıntılanması ve başka herhangi bir mecrada yayınlanması halinde yasal yollara başvurulacaktır

Hayvanları Koruma Günü - 4 Ekim



HAYVAN KORUMA GÜNÜ – 4 EKİM

Canlılar dünyası- insanlardan, bitkilerden ve hayvanlardan oluşur. Hayvanlar duyu ve hareket yetenekleri olan canlılardır. Hayvan dostları il kez İngiltere’de 1822 yılında bir araya geldiler. Hayvanları korumak, insanların hayvanlara iyi davranması ve hayvanların daha iyi koşullarda beslenme ve korunmalarını sağlamak amacıyla HAYVANLARI KORUMA BİRLİĞİNİ kurdular. Ülkemizde Hayvanları Koruma Derneği 1908 yılında kuruldu. Aynı amaçlı dernekler birleşerek Hollanda’nın başkenti Lahey’de  DÜNYA HAYVANLARI KORUNMA FEDERASYONUNU oluşturdular. 1931 yılında bu kuruluş 4 Ekimi HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ ilan etti.


"HAYVAN HAKLARI VE ANAYASA" BAŞLIKLI HUKUKİ ÇALIŞMAMDAN ALINTIDIR.

ÖNEMLİ: Bu metin sözlük ve bu blog'da "earthlings" müstear adını kullanan, gerçek kişi hayvan hakları savunucusu olan hukukçunun avukatlık staj bitim çalışmasının tamamını içermektedir.  earthlings tarafından tam kaynak belirtilerek www.eksisozluk.com sitesinde daha geniş kitleye ulaşarak toplumsal bilinci artırmak amacıyla kısım kısım olarak entry şeklinde alıntılanmıştır. Tüm hakları mahfuzdur ve sözlük ve blog'da earthlings müstear adını (nickini) kullanan gerçek kişiye aittir. Yalnızca hak sahibi olarak earthlings bu metinden yararlanabilir, kullanabilir, alıntılayabilir ve yayınlayabilir. Earthlings müstear adlı gerçek kişi hariç, kimse bu blog ve www.eksisozluk.com sitesinde yer alan bu metinleri kullanamaz. Bu metin tamamen ve kısmen hiç bir şekilde alıntılanamaz, başka bir yerde yayınlanamaz, kullanılamaz. Hukuka aykırı davranılarak alıntılanması ve başka herhangi bir mecrada yayınlanması halinde yasal yollara başvurulacaktır. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...