18 Şubat 2013 Pazartesi

kedi maması - yeni yazı

hakkındaki entry'mde sözünü ettiğim ve kullanmakta olduğum mamanın ismine yönelik çok sayıda soru gelmesi üzerine blog'da ilgili konu altında yaptığım açıklamayı buraya da alıntılamakta olduğum zorunlu yiyecek.
"kullandığım mamayı belirtmem yazının amacına aykırı olacağı için maalesef bunu yapamamaktayım. zira, yazının amacı doğrudan bir mamaya yönlendirmek değil, bilakis kendi yaşamımda da uygulamakta olduğum lüks tüketime hiç bir şekilde yönelmemek, hem kendimiz, hem canlarımız için uygun fiyatlı ve kaliteli ürünleri tercih etmemiz gerektiğini empoze etmektir. yazıda söz ettiğim gdo'suz, ithal ve uygun fiyatlı mama gibi çok sayıda kedi mamasını çeşitli pet sitelerinde ve marketlerde bulabilirsiniz. kedi maması satın alırken bu 3 hususu barındırıp barındırmadığna bakmak yeterli. gdo'suz, ithal ve uygun fiyatlı olması".

önemli: kendi kedi, köpek gibi canlarımızı biz insanlardan farklı olarak yalnızca etobur olmaları, yaratılış itibariyle otobur olmalarının imkansız olması ve de bu sebeple alternatif beslenmelerinin bulunmaması hasebiyle elbette ki, yalnızca et ve et ürünleri içeren mamalarla beslemek gerekmektedir. kedi ve köpekler için vegan beslenme tabi ki, mümkün değil, canları buna zorlamak da doğru olmamakla birlikte hayvan hakları ihlali oluşturacaktır. zira, yaradan bu canları yalnızca etle beslenmek üzere yaratmıştır. bir veteriner makalesinde okuduğum husus şu mealdeydi: "bazen aklımıza kedi ve köpeklerimizi acaba çok fazla mı et ağırlıklı besliyoruz, bu kadar protein yüklemesi onlara zarar verebilir mi diye düşünce gelmektedir. ancak, unutmamak lazım ki, kedi ve köpekler insandan farklı olarak sadece et ile beslenmek üzere yaratılmışlardır. hem etobur, hem otobur olabilen insan için geçerli olan çok fazla et ağırlıklı beslenme sonucunda aşırı protein yüklemesi ve genel olarak et ağırlıklı beslenmenin ortaya çıkardığı rahatsızlıklar etçil canlılar olan kedi ve köpekler için geçerli değildir."
bu açıklamayı da kedi ve köpeklerde vegan beslenme mümkün mü/doğru mu sorusu üzerine genel bilgilendirme amacıyla yazdım.
ilaveten, ben vegan değil, 15 yıllık bir lacto-vejetaryenim. her ne kadar süt ve süt ürünlerini doğrudan tüketemesem de, içeriğinde bu ürünler bulunan yiyecek ve içeceklerin bir kısmını tüketebiliyorum. şimdiye kadar vejetaryen beslenmeden kaynaklanan tek bir sağlık sorunu bile yaşamadığımı da eklemek isterim.*

özetle, her ne kadar vejetaryen biri olarak kendi canlarımız için evin bir köşesinde bir çuval içinde veya kaplarda çok sayıda başka ölü canların bulunduğunu bilmek, bu yiyecekleri canlara vermek tuhaf, rahatsızedici ve garip hissettirse de yukarıda belirttiğim gibi kedi ve köpek gibi canlar yaratılış itibariyle etle beslenmeleri gerektiği, aksi bir beslenme şekli uygulamanın canların hasta olmasına sebebiyet verebileceği, bu yönüyle hayvan hakları ihlali oluşturacağı için mecburen bu et içerikli yiyecekleri canlarımıza vermekteyiz/vermeliyiz.
önemli bir nokta da şudur: kendi canlarımızı beslerken diğer canların yaşam hakkını ihlal etmemek gerektiği ilkesi önemlidir.
kedi ve köpek gibi canlarımızı beslerken, sadece zorunluluktan etle beslediğimizi unutmamak, lüks tüketimden uzak durmak ve en önemlisi ise kendi canlarımız için diğer canların yaşamını hiçe saymamak, yaşam haklarını ihlal etmemek gerekmektedir. şöyle ki, sadece tavuk, hindi gibi çiftlik hayvanlarından üretilen mamaları vermek yeterliyken, kedi ve köpekten farkı bulunmayan, sosyal ve muhteşem varlıklar olan tavşan eti içerikli, kuzu, av hayvanı içerikli mamalardan ve genel olarak ürünlerden uzak durmak zorunludur hayvan hakları adına.
ayrıca, kendi yaşamımda uygulamakta olduğum bir hususu da eklemek isterim. şahsen ithal mama alma yönünde tercih kullanma ve herkese önerme nedenlerimden birisi de, yerli mamalarda kullanılan hayvanların maalesef şoklama yöntemi ile acısız kesim yoluyla değil, tam tersine hakkında çıkan yönetmeliğe rağmen halen, ısrarla şoklama yapmadan, acı çektirerek öldürülmeleridir. bu durumda kendi canlarımız için yerli mamayı tercih ederek, helal kesim - acı çektirerek kesim yöntemiyle çok sayıda canın ölmesine sebep olmamak, talebi artırarak, arzı - olayımızda acı çekerek ölen hayvan sayısını artırmamak adına, yerli mamadan uzak durup, şoklama yöntemiyle acısız kesim uygulanan ithal mamaları almamız hayvan hakları adına daha doğru ve amacauygun bir adım olacaktır.

ilaveten, sahiplenmede engelli hayvanlara öncelik verilmesi ilkesi çerçevesinde hareket etmek ve evimizde bu tür sokakta yaşama şansı bulunmayan, fiziksel/görme engelli, terk edilmiş, yaşlı ve çok hasta canlara bakmak hayvan hakları adına daha doğru olacaktır.
(bkz: yuva arayan engelli hayvanlar)

ek: 1. kedi ve köpeğini yaratılışları dışında beslenmeye, yani etçil ve et dışında yiyecek tüketmeleri halinde hasta olup ölebilecek olan canları vegan beslenmeye zorlayanlar h.k.k. madde 14/a hükmüne aykırı davranmış olurlar. zira, bir hayvan dostu kendi canını türünün özelliklerine göre beslemek ve bakımını sağlamakla yükümlüdür h.k.k. hükümleri gereği. bunun aksine davranarak, kedisini/köpeğini/tavşanını v.s. evcilini türünün özelliklerine göre beslemeyen, kedi ve köpeğe sebze, tavşana et yedirmeye çalışanlar (bkz: hayvana sahibi tarafından eziyet edilmesi) şeklinde hayvan hakları ihlali oluştururlar, bu yönüyle görüldüklerinde hayvanlarını türünün özelliklerine göre beslemedikleri, sağlıklarına zarar verdikleri gerekçesiyle http://www.turseng.com/...na-eziyet-eden-sahslar.html şu linkteki dilekçe ile şikayet edilirler il orman ve su işleri müdürlüğüne. bu durumda bu hayvanlar eziyet eden sahiplerinin ellerinden alınır, hayvanı türünün özelliklerine aykırı olarak besleyerek, hayvanın sağlığını bozan şahsa idari para cezası uygulanır ve bir daha hayvan sahibi olması engellenir.
ki, ilaveten, ben soruyu soran hariç (kendisini tenzih ederim), kedi ve köpeklerin vegan beslenmesi gerektiğini savunanların hayvan hakları savunucusu olduğundan da, bunu geçtim hayvan haklarına duyarlı olduğundan da, hatta kendilerinin veganı geçtim, vejetaryen olduğundan da, daha da ötesi hayvan haklarından haberdar olduğundan da kuşkuluyum. bu tür insanlar marjinallik peşindedirler, hayvana zarar vermekte beis görmeyen insan, hayvan hakları savunuculuğu geçtim, hayvansever bile olamaz.
2. kedi ve köpekleri için zorunlu olarak en uygun fiyatlı, kaliteli ve türünün özelliklerine göre beslenmesi için yeterli olabilecek mamaları almakla yetinmeyip, tavşan, kuzu, av hayvanı gibi çeşitli zulümlere maruz kalan hayvanlardan üretilen mamaları da satın alan insanları ise üst kısımlarda da belirttiğim üzere bundan alıkoymak gerekmektedir, bu insanlara zaten herhalükarda kedi ve köpekleri için mama alacaklarından en azından kesim yapılırken daha az acı çeken hayvanlardan üretilen ithal (şoklama yöntemi ile acısız kesimle öldürülen) mamaları (tavuk/hindi) tercih etmelerini önerelim.


güncel bilgi: bu yazıyı yazdığım tarihte lakto-vejetaryendim, ancak geçen süre içinde yaklaşık 1 yıldır tam anlamıyla katı vejetaryen - veganım.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...