31 Mayıs 2013 Cuma

sokağa atılan evcil hayvanlar - 2

kedi, tavşan, köpek, hamster, kuş, balık gibi canlar maalesef vicdan yoksunları tarafından kolaylıkla terk ediliyor



bu iki tavşan kardeş evleviyetle sahiplenilmeli, bulundukları klinikte misafirler. canların göz göre göre yaşamlarını kaybetmelerine rıza göstermemek gerek, evi müsait olanlar bir an bile düşünmeden bu canı sahiplensin ivedilikle. 
caydırıcı yaptırımının bulunmaması sebebiyle gerçekleştirilir. halihazırda hayvanını terk edenler h.k.k. md. 14 kapsamında idari para cezası yaptırımına tabi tutulurlar, şikayet üzerine il orman ve su işleri müdürlüğü tarafından. ancak bu yetersiz yaptırımın uygulandığı pek görülmemiştir, genelde kimsenin şikayet etmemesi, bu kurumun da görevlerini savsaklaması yüzünden. bu tür yaratıklar tarafından canların sokak/barınak/sanayi/orman v.s. gibi yerlere terk etmenin engellenmesinin tek yolu hayvanları koruma kanununun tck'ya alınmasıdır.
ve de bu değişikliğin sabitlenmesi ve hayvan haklarının güvence altına alınmasının da tek yolu hayvan haklarının anayasa'da yer almasıdır.

ilaveten terk edilen canların sokakta çoğunluğu insan kaynaklı tehlikelere açık olduğu gerçeğinin yanısıra, terk edilen hayvanların intihar etmesi fiili gerçeği de mevcuttur ki, bu gerçek evcil hayvanların haczedilememesinin dayanağını oluşturmaktadır. çünkü kedi/köpek/tavşan/hamster/kuş gibi canların çok sevdiği can dostu tarafından terk edilince yemek yemeği ret ederek, kendilerine zarar vererek, depresyona girerek intiharı seçmesi gibi bir sorun mevcuttur hayvan hakları savunucuları tarafından yakinen bilinen.
evcil hayvanların sahibinin borcundan ötürü haczedilemeyeceğine yönelik düzenleme:
"h.k.k.* madde 5. fikra 5: ticari amaç güdülmeden bilhassa ev ve bahçesi içerisinde bakılan ev ve süs hayvanları sahiplerinin borcundan dolayı haczedilemezler".

kanunkoyucunun bile yoğun şekilde gerçekleşmesi üzerine dikkate alıp, yasal düzenleme getirmesine dayanak oluşturacak kadar önemsemesine rağmen, candostları tarafından zerre kadar önemsenmeyen haldir - terk edilen hayvanların intihar etmesi. evcil hayvanların haczedilememesi yasağı bu hal üzerine özel hükümle getirilmiş yasal düzenlemedir.

cavia/hamster/tavşan/kaplumbağa/iguana/kuş v.s. gibi, evden sokağa terk edilen kedi ve köpek gibi canlıların bile baş edemediği, kendilerini savunamadığı ve çok kısa sürede mutlak ölümle tanıştığı, sokaklarda/parklarda/ormanlarda bir gün bile yaşamasının mümkün olmayacağı apaçık ortadayken, bu canları sokağa terk edenlerin zeka ve vicdan ortalaması ciddi şekilde merak konusudur.
bu entry'nin bazı kısımları terk edilen hayvanların intihar etmesi başlığındaki kendi entry'lerimden alıntıdır.
- bu parka terk edilen pek tatlı iki tavşancanın evi/odası/kapalı balkonu müsait olan, bu canları terk edenden farklı olarak vicdanı bulunan gerçek insanlarda tarafından bir an önce sahiplenilmesini önermekteyim. zira bulundukları veteriner kliniğinde misafirler. muhtemelen kısa sürede sahiplenilmezlerse, akibetleri iyi olmayacak gibi. kliniklerin bu canlara ömür boyu bakacaklarını sanmamaktayım. evinde kedisi bulunmayan birileri rahatlıkla sahiplenebilir bu canları. köpeklerle de uyumlular bu canlar. sahiplenen kişiler linkte belirttiğim emailden şahsımla irtibata geçerek tavşanlarla ilgili her konuda bilgi edinebilirler her zaman, ömür boyu.

sokağa atılan evcil hayvanlar - 1

yuva arayan tavşanlar, ücretsiz sahiplendirme

yuva arayan tavşanlar, ücretsiz sahiplendirme
"bir can - kedi/tavşan/köpek/kuş v.s. sahiplenmeden önce iyice araştırmak, incelemek, en önemlisi normal zekaya sahip insanların yapması gerektiği ve yapacağı üzere düşünmek gibi eylemleri gerçekleştirmeden, perihan mağden'in deyimi ile 5 yaşında sınırsız sorumsuz veletler gibi sorumsuzca/beyinsizce, genelde olduğu üzere öylesine gezmek için girdiği pet shop'tan, bir can sahiplendiğinin, bir canın sorumluluğunu aldığının, elinde genelde bir kutu içinde tuttuğunun kendisi gibi acı çeken, duyguları olan, ihtiyaçları mevcut bir canlı olduğunun farkında olmadan satın alarak evine götürüp, bir süre sonra bakımını yapmak ağır gelince (kendi gereksiz varlığının bakımını yapar ama itinayla) mutlak ölüme terk eden embesillerce eziyet edilen canötesicanların da aralarında bulunduğu insan mağdurları.

bu iki kardeş tavşancan da yine böyle kıt beyinli bir embesil tarafından parka! - park evet, park - terk edilmiş. çevresinde 4-5 civarında kedinin pusu kurup beklediği, bu canların da korkudan tir tir titrediği bir anda bir hayvansever tarafından alınarak veteriner kliniğine bırakılmış sahiplenilmek üzere. tavşanla çok az bir ilgisi olanlar, bu canların ne kadar hassas olduğunu, ne kadar korkak, çekingen olduğunu ve tehlikelere açık olduğunu bilir. kaç ay birlikte yaşadığı iki canı, muhtemelen yavruyken satın aldığı, büyüdüğünü gözleriyle gören, büyüme sürecini takip eden, yem ve su veren bir insanın, aniden pervasızca alıp sokağa atmış olmasını kabullenmek mümkün değil. normal zekayla bu davranışın abukluğunu kavramak imkansız.
bu iki canı parka, çaresizliğe terk ettiği sırada o yaratığı görmüş olsaydım neler yapacağımı, hukuka uygun olmaması sebebiyle burada belirtmeyeceğim. ama konuşarak ikna edip, davranışının doğru olmadığını nazikçe izah etmeyeceğim kesin.
tavşancanları petshop'lardan satın almayın, tavşan sahiplenmek isteyenler tavşan/@earthlings buradaki ilk entry'de belirttiğim yollarla ücretsiz olarak tavşan sahiplenebilir. pet shop'lardan satın alındıkça bu devr-i daim devam ediyor, bebek tavşanlar büyüyünce terk ediliyor, onlar acı çekerek ölürken, çiftliklerde ve yasadışı olarak kaçak bir şekilde merdiven altında kayıtsız, işletmesiz olarak damızlık olarak kullanılan anneleri kısa zamanda hastalıktan ölüyor.
bu iki canın evleviyetle sahiplenilmesi gerekmektedir. ev/oda/kapalı balkon ama asla ve kat'a kafes değil, sunabilecek olanlara bir an önce sahiplenmelerini öneririm.

hayvanlarını ölüme terk edenlerden nefret ediyorum. bu bebeklikten evde büyümüş iki canı açık alan - mutlak ölüme terk eden o embesili de rabbime havale ediyorum."



29 Mayıs 2013 Çarşamba

kedi yavrusu


"bir aylık 2 yavrucak olmak üzere yuva aramakta olan şirinlik abidelerinin de aralarında bulundukları, pet shop yerine ücretsiz olarak gönüllü sahiplendirme yapan hayvanseverlerden sahiplenmeyi tercih eden gerçek insanları bekleyen can.
bu yavrucaklar iki kardeş olup, birlikte veya ayrı ayrı sahiplendirilecekmiş. ben tavşansever olduğumdan genelde tavşan resimleri gördüğümde çok etkilenir, şirinliklerinden ötürü yemeye ramak kalırım bu canları. şimdi, diyebilirim ki, ilk kez tavşancanlar için hissetiğim hayranlık duygusunu bu yavru kedicanların resimlerini görünce hissettim. nedense çok etkilendim bu şebeleklerden. özellikle baştan 4. resim çok güzel. ilan sahibinin emailde yazdığına göre tam süt içtikten sonra çekilmiş olduğundan bu resimler, bebeklerin pembe ve yumuşacık karınları dopdoluymuş ve ağırlıktan aşağıya sarkıyormuş ki, resimlerden de bu apaçık görülmektedir. bir de çok tombullar. özellikle ağız kısımları tombul tombul, pek tatlı görünüyor.
özetle, bir can sahiplenmek isteyenlere, asla ve kat'a pet shop'lardan değil, bu tür ücretsiz sahiplendirme yapan gönüllülerden sahiplenme yapmalarını önermekteyim."

26 Mayıs 2013 Pazar

hayata dair iç burkan fotoğraflar

resmin iç burkma nedenine dair detaylar alttaki linkte 
bazen yaşanan gelişmelerle yanaktan kalbe süzülen bir iki damla gözyaşını durmak bilmeyen bir ağlamaya dönüştürebilir.


ilk gördüğüm anda bu resmi bir daha unutmayacağımı biliyordum ama maalesef son gelişmelerle bu resim iyiden iyiye aklıma yerleşti, türkiye'de hayvan hakları yoksunluğunun en somut göstergelerinden biri, yasalarla kendisine verilen sokak hayvanlarını kısırlaştırma görevi ve yükümlülüğünü yerine getirmeyen belediyelere yönelik en somut delil oldu. benim için türkiye'de hayvan hakları bu resimden, bu resmin anlattıklarından ibarettir. türkiye'de hayvan haklarının durumu tam da budur.

hayata dair iç burkan detaylar

"bazen kötü başlayan yaşamları sanki ani bir gelişmeyle iyiye gider gibi olsa da devamında öyle olmadığını, kötü başlayan yaşamlarının kötü devam edip kötü bittiğini görebildiğimiz zavallı hayvanları da kapsayan unsurlar.
şuradaki trafik kazasında kaybettiği annesini emmeye devam ederken farkedilen can hakkında süt anne ilanı yayınlayarak duyurmuştum. devamında yavrucağın yaşadığı trajediye duyarsız kalmayan, yoğun ilgi gösteren, sahiplenmek isteyen çok sayıda gerçek insan olduğunu farketmiş, epey mutlu olmuştum can adına. bu can hakkında bilgi geldikçe yayında güncelleme yapmakta ve yine duyurmaktaydım. ilk resmi son derece üzücü ve sarsıcı olsa da sonradan gelen bilgi ve resimler çok güzeldi. yavrucak yaş mama yiyor, süt vermeyi reddeden süt annesinin peşinden koşturup duruyordu bu haber ve resimlere göre.
maalesef bugün bir bilgi daha geldi bu can hakkında. yavrucak viral enfeksiyon nedeniyle, büyük uğraşlara rağmen geçtiğimiz pazar günü yaşamını kaybetmiş. yapılan kan tahlilleri sonuncunda lökosit düzeyi çok düşük çıkmış.
sağlıklı haliyle, önüne konulan yaş mamayı emer gibi yediği sırada çekilmiş videosunu da ekledim siteye. yayının hemen yanında, annesiz yavru başlıklı videoda bu yavrucak ufacık haliyle, titreye titreye yürümesi ile görülebiliyor.

bu yavrucağın yaşamını kaybettiğine dair habere çok üzüldüm, öyle böyle değil. çünkü kötü başlayan yaşamının iyiye gittiğini düşünmüş, sahiplenildiği için de pek sevinmiştim. ama kısacık bir yaşamı oldu maalesef.
bu olay da hayvan haklarına duyarlı herkesin sokak ve kendi canlarını kısırlaştırma yükümlülüğünün yoğun ve öncelikli şekilde yerine getirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı."

kedi

daha önce hakkında bir çok kez söz ettiğim bu ölen annesini emmeğe devam ederken farkedilen yavrucağın da maalesef annesinin yanına gitmiş olduğuna dair üzücü ve sarsıcı haberi dün itibariyle öğrenmiş bulundum. ilk başta çok iştahlı ve iyi olan bu yavrucan aniden vücut ısısının düşmesiyle birlikte kan tahlilleri dahil yaptırılarak muayene ettirilmiş, ancak maalesef sadece iki günde yaşamını kaybetmiştir, biz - kendisi için çok meraklanıp, kaygılanan insanları geride büyük bir üzüntüyle bırakarak. 
bazen kötü başlayan yaşamları sanki ani bir gelişmeyle iyiye gider gibi olsa da devamında öyle olmadığını, kötü başlayan yaşamlarının kötü devam edip kötü bittiğini görebildiğimiz zavallı can.

şuradaki trafik kazasında kaybettiği annesini emmeye devam ederken farkedilen can hakkında süt anne ilanı yayınlayarak duyurmuştum. devamında yavrucağın yaşadığı trajediye duyarsız kalmayan, yoğun ilgi gösteren, sahiplenmek isteyen çok sayıda gerçek insan olduğunu farketmiş, epey mutlu olmuştum can adına. bu can hakkında bilgi geldikçe yayında güncelleme yapmakta ve yine duyurmaktaydım. ilk resmi son derece üzücü ve sarsıcı olsa da sonradan gelen bilgi ve resimler çok güzeldi. yavrucak yaş mama yiyor, süt vermeyi reddeden süt annesinin peşinden koşturup duruyordu bu haber ve resimlere göre.
maalesef bugün bir bilgi daha geldi bu can hakkında. yavrucak viral enfeksiyon nedeniyle, büyük uğraşlara rağmen geçtiğimiz pazar günü yaşamını kaybetmiş. yapılan kan tahlilleri sonuncunda lökosit düzeyi çok düşük çıkmış.
sağlıklı haliyle, önüne konulan yaş mamayı emer gibi yediği sırada çekilmiş videosunu da ekledim siteye. yayının hemen yanında, annesiz yavru başlıklı videoda bu yavrucak ufacık haliyle, titreye titreye yürümesi ile görülebiliyor.

bu yavrucağın yaşamını kaybettiğine dair habere çok üzüldüm, öyle böyle değil. çünkü kötü başlayan yaşamının iyiye gittiğini düşünmüş, sahiplenildiği için de pek sevinmiştim. ama kısacık bir yaşamı oldu maalesef.
bu olay da hayvan haklarına duyarlı herkesin sokak ve kendi canlarını kısırlaştırma yükümlülüğünün yoğun ve öncelikli şekilde yerine getirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı.

TAVŞAN

her konuda olduğu gibi sevince diğer canlara göre herhangi bir ek külfet yüklemediklerinin görüldüğü canötesican. hayatımın anlamı, inşallah tez bir vakitte tavşan bakımevi açarak hayatımı kendilerine vakfedeceğim mükemmellik.
 linkte iki tavşancan ve üç kedican yuva arıyor.

"ilk bakışta farkedilmeyen bir de tavşan yavrusu var sağ tarafta. beyaz tavşanlar da yine çok özel canlar olup, yuvalandıkları eve mutlak ve sabit mutluluk getirirler. tavşancanları birbirinden ayırmadan, asla kafeste değil, ev içinde, bir odada, en kötü ihtimalle kapalı bir balkonda bakabileceklerin, yükümlülük ve sorumluluklarının farkında olan, bilinçli ve gerçek hayvanseverlerin sahiplenmesini öneririm. bilindiği üzere benim tavşanlara karşı zaafım bulunmaktadır, tüm bu muhteşemlikleri yüzünden. kedi yavruları herhalükarda yuva bulurlar, ancak türkiye'de maalesef tavşancan dostu olmanın, tavşan sevgisinin fazla bilinmiyor olması hasebiyle ağırlığı tavşancanların sahiplendirilmesine vermekteyim. tavşancanları sahiplenenler devamında her zaman tarafıma tavşan bakımı/hastalıkları/davranışları v.s. her hususta bilgi edinmek için başvurabilirler."




tayfun acar

vahşet yuvası sahibi. bu vahşet yuvasını işletenlere ve canlara bu işkenceyi reva görenlere karşı, eziyet gören köpeklerin candostu olmaları gerekirken, bir bilinmeze "eğitim" kisvesi altında terk etme gibi bir eylemde bulunabildikleri için yalnızca "sahip" olarak nitelendirilebilecek olanlar tarafından hangi hukuki yolların takip edilebileceğini öğrenmek için:

vip kennels köpek eğitim merkezi

vip kennels köpek eğitim merkezi

vip kennels köpek eğitim merkezi

vip kennels köpek eğitim merkezi

25 Mayıs 2013 Cumartesi

VİCDAN

fok katliamı

fok katliamı lisansı alttaki resimde görülen hatem yavuz'da

ivana sert isimli türkçe bilmediği halde bölüm başı 35 bin tl'den türk tv'lerinde türkçe program yapan - işte ironi diye buna denir - kürk mağazası olan, kürk giyen ve yanda görülen hatem yavuz adlı fok katliam sertifikasına sahip olan, yabancı hayvan hakları derneklerinin, gelirinin ödenmesi karşılığında (20 milyon dolar civarı) fokları öldürmekten vazgeçirmeye çalıştığı şahısla ortak bu varlıkta bulunur mu bu vicdan denen önemli unsur? ya hatem yavuz'un kendisinde? sanmıyorum... 
şu varlıklarda var mıdır bu vicdan denen olgu? sanmıyorum...
hayvanlar sözkonusu olduğunda herkeste olmadığını farkettiğim gerçek insan olmada belirleyici unsur.

bugün blog'dan bir yayına "keçiören belediyesi köpek ihbar" şeklinde anahtar kelimelerle ulaşılmış olması dikkatimi çekti. ulaşılan yayın da bu: http://www.turseng.com/...am-eden-itlaflara-dair.html
belli ki, keçiören'de sokaklarda belediyelerin hayvan hakları mevzuatı ile kendilerine verilen kısırlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmeyerek, bu konu için kendisine ayrılan hatırı sayılır tutarları buharlaştırma mucizesi göstermelerinden kaynaklı olarak, kontrolsüz üremeye devam eden, aç susuz yaşama tutunmaya çalışan köpeklerden, kerameti kendinden menkul, vicdani muhakeme yoksunu olduğunu tahmin ettiğim bir şahıs rahatsız olmuş ve internette bu köpekleri belediyeye toplattırmanın yollarını aramış. bu da kendisini getirip benim bu yayınıma çıkarmış. bu durumu farkedince şunu düşündüm: acaba bu yayına denk gelince amacından vazgeçmiş midir, keçiören belediyesinin canları itlaf ettiğine dair bu şikayet dilekçemi okuyup, itlaf edilen canların resimlerine, özellikle son karedeki insanı üşütecek kadar somut ve acı ve de soğuk gerçeğe bakınca köpekcanları şikayet edip toplattırmadan imtina mı etmiştir, üzülmüş müdür canların bu hallerine, yoksa "aman, bu değil aradığım, tekrar bakayım" diye belediyenin numarasını aramaya devam etmiş midir google'da büyük rahatlıkla. inşallah ilki geçerlidir, canların bu hallerini, belediyenin katliamını görünce, şikayet ederse o rahatsız olduğu canların akıbetinin de çok büyük ihtimalle resimlerde gördüğü ve yazıda okuduğu şekilde olacağını anlamıştır. bu durumda bu şahısta vicdan mevcut, ama uyuyormuş uyanmış diyebilir, mutlu olabiliriz canlar adına bir kişiyi kazandığımız, hayvan haklarına yönelik ihlalden vazgeçirdiğimiz için.

bazen de "kaliteli köpek dövüşü videosu", "toplu köpek dövüşü" şeklinde anahtar kelimelere denk geliyorum blog'da. bunları aratarak benim http://www.turseng.com/2012/05/kopek-dovusu.html - bu yayınıma ulaşmış oluyorlar. bu tür vahşet içerikli kelimelerle arama yapıp blog'uma ulaşanlar olduğunu görmek, bu tür şahısların blog'umda dolaşmış olduğunu düşünmek, bu kelimeleri okumak ilk anda şahsımı son derece rahatsız etse, huzursuz kılsa da, devamında aslında yazılarımın hedef kitlesinin bu şahıslar olduğunu kendime hatırlatıyor, bu tür hayvan hakları ihlalcilerinin yazılarıma ve görsellerime ulaşmış olmasının daha anlamlı olduğunu farkediyorum. inşallah etkili oluyordur. inşallah...
ya bir oturuşta nusr-et denen et empozesi mekanı, şişirtme kasaptan bozma lokantada 2,5 kilo et yiyen, 250 civarında çinçilanın işkence edilerek öldürülmesiyle elde edilen bu kürkü giymekte ısrar eden, hayvan haklarından "banane hayvan haklarından, pöh..." şeklinde söz eden, baştan sona varlığı ile hayvan haklarını ihlal eden varlık vicdana sahip midir?

vip kennels

vahşet yuvası.
çalıştırdığı hayvan işkencecileri tck 151/1-2 uyarınca 4 ay - 3 yıl arası hapis cezası istemiyle yargılanacak, bu işletme sahipleri de eziyet gören köpek sahiplerine maddi ve manevi tazminat ödemekle yükümlü kılınacaklardır. ilaveten hayvan hakları savunucusu bir hukukçu olarak hayvan eğitimine karşıyım, şahsım için sirklerde gösteri amaçlı eğitilen canlara yapılan işkencelerle, pet hayvanlarına yapılan eğitim amaçlı çalışmaların/işkencelerin herhangi bir farkı yoktur.
otur, kalk, pati ver demek ve yaptırmak için canlara pozitif eğitim, negatif eğitim gibi abuk isimler altında eziyet etmeye gerek yoktur.
ayrıca, benzer ve çok daha ağır işkencelere tabi tutulan sirk hayvanlarına da aynı şekilde üzülünmesi gerektiğini belirtmekteyim.
zira elektrik vermekten, el ayak yakmaya, dikenli tellerle dövmeye, aç susuz bırakmaya, sopalarla dövmeye kadar geniş yelpazede işkencelere tabi tutulan arslan, ayı, tavşan, maymunların pet hayvanı olan köpekcanlardan herhangi bir farkı bulunmamaktadır. işkence, yalnızca pet hayvanına yöneldiğinde dehşete kapılıp tepki gösteren hayvan haklarına duyarlı herkese aynı duyarlılığı yasal işkence olduğu için hukukçular olarak hukuki takip yoluna gidemediğimiz sirk hayvanı vahşetlerine de göstermelerini önermekteyim.


vip kennels köpek eğitim merkezinde eğitim bu şekilde şiddet uygulanarak verilmektedir

vip kennels köpek eğitim merkezi - tayfun acar sahibi bu yerin, unutulmasın

24 Mayıs 2013 Cuma

antalya'da hayvanlara dayak rezaleti

resim temsilidir, ilgili video'yu izlemek isteyen arama motorlarından ulaşabilir
videosunu izlemediğim ve izlemeyeceğim vahim olay. bir süreliğine bu tür vahşet içerikli hayvan hakları ihlallerine yönelik görsellerden uzak durmaya çalışmaktayım. bu yüzden benzer olay için yazdığım entry'lerden hızlıca derleme yaparak buraya alıntılıyorum.

"olayda sahipli hayvana eziyet etme söz konusudur. sahipli hayvan tck md. 151/1-2 gereği sahibinin malı olup, mala zarar veren 4 ay ile 3 yıl arasında hapis cezası istemiyle yargılanır. bu suçlarda yani sahipli bir cana üçüncü kişinin zarar vermesi, kötü muamelede bulunması, yaralaması, öldürmesi v.s. gibi eziyetlerin söz konusu olduğu suçlarda canın sahibi savcılığa başvurarak şikayetçi olur, gerekli tüm delillerle birlikte. polis tutanağı, can öldüyse otopsi raporu, tanık beyanları, canın belediyede yapılmış olan kaydı, karnesi v.s. her türlü delilin toplanması son derece önemlidir. bu suçlarda asliye ceza mahkemesi yetkili olup, zamanaşımı 5 yıldır."

uyuyan köpeğe üç el ateş eden polis başlığındaki entry'mden alıntıdır.

"ilaveten, resim ve video gibi görsellerin mutlaka çekilmesi gerek, köpeğin ölü halinin resim ve video ile çok sayıda görselini edinin, ilaveten delil için otopsi raporu gerek. ne kadar zor olsa da, bizzat, yapamıyorsanız bir başkası aracılığıyla köpeğin ölüm nedeninin kesinleşmesi ve kurşunun balistik analiz için alınması (muhtarın öldürdüğünü ispat etmek açısından) amacıyla mutlaka köpeği gömüldüğü yerden çıkararak resmi bir kuruma götürerek otopsi yaptırıp, tüm otopsi görsel ve raporlarını da edinin. devamında şikayetçi olun. manevi tazminat da alınabilecektir.
bu belirttiğim hususlar tüm sahipli köpeklere yönelik üçüncü şahıs tarafından kötü muameleler için geçerlidir (öldürme, tecavüz v.s. hepsi bu suç kapsamındadır)."
bu kısım da duyurudaki bir olay nedeniyle yaptığım açıklamadır.

özetle, somut olayda sahipli hayvana yönelik her türlü eziyet, kötü muamele tck 151/1-2 kapsamında olup, cezai yaptırım gerektirmektedir. bu şahıslar sahipli köpeklere - yasaya göre mala zarar verdikleri, değerini azalttıkları için 4 ay - 3 yıl arası hapis istemiyle yargılanacaklardır. kamuoyu baskısı bu noktada son derece önemli. ayşa köpek olayında olduğu gibi yeterli tepki verilir, duruşmalar takip edilirse topluca, üst sınırdan bir hapis cezası verilmesi söz konusu olabilir bu embesillere.
(bkz: tecavüz mağduru ayşa köpeğin beşinci duruşması)

ayrıca, sahipli canlara yönelik kötü muameleler sahipsiz canlardan farklı olarak kabahatler kanunu değil, tck kapsamında değerlendirilmekteyse de, yasakoyucunun insanmerkezli anlayışı nedeniyle can olarak değil, sahibinin malı olarak değerlendirilmektedirler. bir sahipli canı öldürenler/yaralayanlar/dövenler/işkence edenler/tecavüz edenler cana zarar verdikleri için değil, başkasına ait bir mala hasar ve ziyan verdikleri için yargılanır.
bu anlayışın değişmesi gerektiğine dair detaylı bilgi edinmek için: (bkz: hayvanları koruma kanununun tck'ya alınması) ve (bkz: hayvan haklarının anayasa'da yer alması).
ilgili başlıklarda konuyla ilgili yapılması gerekenler detaylı şekilde açıklanmıştır, ilgili entry'ler hayvan hakları ve anayasa başlıklı avukatlık staj bitim çalışmamdan alıntıdır.

kaz tüyü

kaz tüyü işkencesine dair en somut veri, bu resim şahsımı son derece etkilemektedir
hakkındaki işkence olduğuna dair sayısız görsel ve yazılı kanıtlara rağmen, sözlükte "oldukça konforlu" şeklinde, özellikle belli bir firmanın adı belirtilerek reklamı yapıldığına/yapılabildiğine üzülerek şahit olduğum işkence mamülü.
hakkında yazmış bulunduğum yazımın sonunda bu ürünün elde edilme yöntemlerini öğrenenlerin bir daha bu ürünü kullanmayacağından emin olduğumu belirtmiştim. kaz tüyü işkencesine dair yayınlara tek bir kaz tüyü üreticisi/kullanıcısı/satıcısından itiraz gelmediğini, ilgili ürünün bu şekilde, vahşet uygulanmak suretiyle elde edildiğine dair somut verilerin yalanlanmadığını da eklerim. bununla birlikte ilgili kaz tüyü ürünlerden yararlanan firmaların erdemli olmak adına kaz tüyü ürün kullanımından vazgeçtiğine, diğer ikame ürünlere yöneldiğine dair herhangi bir açıklama da gelmedi.
özetle, kaz tüyü işkencedir, kaz tüyü ürünleri satın almamak gerekmektedir.
madem bu kadar çabuk unutuluyor veya bilinçli şekilde çeşitli yöntemlerle unutturulmaya çalışılıyor, o zaman bir kez daha: http://www.turseng.com/...cesi-kaz-tuyu-urunleri.html - kaz tüyü işkencesi, ilgili çalışmayı okuyalım, görselleri izleyelim.

askeriyede hayvan hakları

bugün hakkında tarafımdan söz edilen 20.05.13 tarihli bir adedine yönelik gerekli idari soruşturma ve araştırmaların başlatılmış olduğunu öğrendiğim, asker kişinin görev tanımının dışına çıkarak kendisine emanet edilen, zilyetliği altında bulunan silahı amacına aykırı olarak köpekcanları öldürmede kullandığı iddia edilen binbaşıya yönelik bu yönüyle askeri mevzuat çerçevesinde cezai tahkikat yapılmasını da gerektiren vahşetle birlikte ortada bulunmadığını farkettiğimiz temel haklar.

olay hakkında gerekli işlem ve eylemler yapılmakta olduğundan şikayet dilekçesi uyarlamayacağım olaydır aynı zamanda sözünü ettiğim bu vahim olay. bu tür olaylarda herkes kolaylıkla sadece olay bölümüne gerekli eklemeleri yaparak, olay detaylarını yazarak, dilekçenin bir kaç ufak kısmını direktiflere uygun olarak doldurarak şikayette bulunabilir ilgili makama. bu amaçla herkesin rahatlıkla, karşılaştığı kendi hayvanına eziyet eden embesil vakaları için kullanması üzere yazdığım dilekçe linki: http://www.turseng.com/...na-eziyet-eden-sahslar.html dilekçe örneği belirtilen emailden istenebilir.

22 Mayıs 2013 Çarşamba

ASKERİYEDE HAYVAN HAKLARI



ihlal edilmekte olduğuna dair yeni bilgiler, deliller, olaylar ortaya çıkmaktadır.
http://www.hakkarihabertv.com/askeri-birlikte-kopek-katliami-iddiasi-12747h.htm - linkteki habere göre askeri bölge içinde yaşayan köpeklerin rütbeli bir asker tarafından "kahkahalar atarak" öldürüldüğü iddia edilmektedir.

"sanki bizlere, çocuklarımıza yapılmış gibi üzüntü içindeyiz. bu hayvanlara acımadan ve kahkahalar atarak vuran kişi her an bizlere de yapmaması için herhangi bir nedeni yoktur” - demiş görgü tanığı ki bence de haklı. maalesef bu elim olaya ilişkin görseller de mevcut haber linkinde.
sürekli terörle mücadele adı altında ilgili bölgelerde öldürülmekte olan sayısız hayvanla birlikte, askeri bölge içinde yaşama tutunmaya çalışan canlara yönelik şiddet, işkence ve yaralama, öldürme eylemlerinin devam ettiği de uzun süredir bilinen bir gerçekti.
bu olayla ilgili şikayet dilekçesini inşallah bugün yazacak ve katılım sağlanması amacıyla blog'da yayınlayacağım.

bir süredir ağır dozda hayvan hakları ihlallerine, dört bir taraftan, üst üste yoğun şekilde maruz kalınca biraz fazla etkilenmiş olduğumdan, canlar için mücadeleye, çabalarıma devam edebilmek amacıyla hem reel, hem de sanal dünyada hayvan hakları ihlallerinden, ihlallere yönelik ihbarlardan uzak durmaya çalışarak enerji toplamayı amaçlıyordum. ama anlaşılan azerbaycan ve türkiye gibi hayvan haklarına yönelik ihlallerin ayyuka çıktığı ülkelerle bağlantı içinde oldukça bunu yapmak pek mümkün değil.

özetle, daha önce de belirttiğim gibi askeriyede askerlik hizmetini yapanlar ve/veya bir şekilde buralardaki hayvan hakları ihlallerinden haberdar olanlar tarafıma ulaşarak ilgili olaylara yaptırım uygulanması için şikayet başvurusunu isterlerse yönlendirmem ve ilgili ihlale ilişkin hazır form dilekçeyi göndermem üzerine bizzat yaparak şikayetçi olabilirler, isterlerse de mutlaka açık adres, olay hakkında detaylı bilgi, görsellerle birlikte tarafıma ulaşarak benim şikayet etmemi sağlayabilirler. bu 2. versiyonu askerlik hizmeti yapanların çeşitli endişeler ve çekincelerle kimliklerini belli etmemek isteyeceklerini öngörerek sunmaktayım. 2. durumda kimliğiniz, iletişim bilgileriniz asla belirtilmeden olay anonim bir şahıs tarafından ulaştırılmış gibi yansıtarak kendim şikayet yoluna giderim. ama mutlaka bu tür ihlallere müdahale ederek yaptırımsız bırakmamak lazım. göz yummamak, hukuki süreci takip etmek/ettirmek gerek.

bu arada bu katliamı yaptığı iddia edilen binbaşının eylemi, askeri bölgede bulunan canlara yönelik gerçekleşmiş olduğundan hayvana sahibi tarafından eziyet edilmesi şeklinde bir hayvan hakları ihlali oluşturmaktadır.

16 Mayıs 2013 Perşembe

papağancan'ın yeni maceraları

papağan rango'nun yeni maceraları








video

şu video'da başını bardağın içine sokup gurrr diye sesler çıkarması çok şirin :) 

video

şurada da "çaldığı" ekmeği yiyormuş :)

video



video

en sevdiğim video bu oldu, çünkü rangocan'ın içindeki gangsterin ortaya çıktığını izliyoruz burada. kendisi masumca duran yeşil elbezine takmış durumda görüldüğü üzere, musluk üzerinde kayarak havluyu alıp yere atması çok hoşuma gitti

not: video'lar arkadaşım bahar ünsal'a aittir. video'daki can da erkek papağanı rango'dur. 



evcil hayvan sahiplendirme ilanları

hayatta en çok sevdiğim varlıklar olan tavşanların sahiplendirmelerine yönelik ilanlarda epey hassaslaşmaktayım. bu iki tavşancanın da bir an önce mutlu olabilecekleri yuvalar bulabilmesi için dua etmekteyim. inş. ikisi de ayrılmaksızın, birlikte güzel ve güvenilir yuva bulurlar. 
2 tavşan, 3 yavru kedinin de evleviyetle yuva aramakta olduğuna dair ilanın da arasında bulunduğu, göz ucuyla bakılıp geçilmemesi, evi, balkonu müsait olanların ciddi şekilde yaklaşarak, bir cana daha yuva vererek, onu sokakta karşılaşacağı vahim olaylardan korumanın öneminin ve erdeminin bilincinde olunması gereken ilanlar.
 ilanı yer alan 5 can yuva arıyor.

"ilk bakışta farkedilmeyen bir de gri tavşan yavrusu var sağ tarafta. beyaz tavşanlar da yine çok özel canlar olup, yuvalandıkları eve mutlak ve sabit mutluluk getirirler. tavşancanları birbirinden ayırmadan, asla kafeste değil, ev içinde, bir odada, en kötü ihtimalle kapalı bir balkonda bakabileceklerin, yükümlülük ve sorumluluklarının farkında olan, bilinçli ve gerçek hayvanseverlerin sahiplenmesini öneririm. bilindiği üzere benim tavşanlara karşı zaafım bulunmaktadır, tüm bu muhteşemlikleri yüzünden. kedi yavruları herhalükarda yuva bulurlar, ancak türkiye'de maalesef tavşancan dostu olmanın, tavşan sevgisinin fazla bilinmiyor olması hasebiyle ağırlığı tavşancanların sahiplendirilmesine vermekteyim. tavşancanları sahiplenenler devamında her zaman tarafıma tavşan bakımı/hastalıkları/davranışları v.s. her hususta bilgi edinmek için başvurabilirler."



yuva arayan engelli hayvanlar

sokak canlarını kısırlaştırmada belediyelerin ihmali ve hayvanseverlerin yetişememesi sonucunda her yıl bu aralar binlerce süt anne ve sahiplendirme ilanlarını gördüğümüz hayvanlar.
özellikle yavruyken annesini bir şekilde kaybeden yavru kedilerin büyük bölümü süt anne bulunamaz, iyi bakılamazsa maalesef mutlak ölümle karşılaşabiliyor. çoğunluğu ise atıldıkları çöp tenekelerinde farkedilemeden hayata veda ediyor. anne karnından çöp tenekesine, oradan çoğunlukla mutlak ölüme kısacık yaşamlar.
kısırlaştırma yapma yükümlülüğü h.k.k. ve uyg.yön. ile belediyelere verilmiştir. belediyeleri bu yükümlülüklerini yerine getirme hususunda zorlamak, baskı yaparak sokak canlarını kısırlaştırmalarını sağlamak gerekmektedir.




13 Mayıs 2013 Pazartesi

kedi


bir 2-3 aylık yavru, bir de 2-3 yaşında ikisinin yuva aramakta olduğu şebelekler.
bu can 2-3 yaşlarında sokaktan yaralı halde bir hayvansever tarafından alınarak tedavi ettirilmiş, aşıları yapılmış, kısırlaştırılmış bir kedicik. bu canın sokaktan kurtulmasına vesile olan bu arkadaş şimdi bu canı tekrar iyileştikten sonra sokaklarda kendisini savunamadığı için mutlak yaralanma/ölüme terk etmek istememekte, kurtarılmasına vesile olduğu tüm canları da kendisinin sahiplenmesi imkansız olduğundan sahiplendirmek amacında. bu resimlerinden de anlaşıldığı üzere pek masum, çekingen, tam bir ev kedisi olan canı bir candostu arayanların sahiplenmesini önermekteyim ivedilikle. arada sırada girdiğim duyuruda her zaman bir candostu aradığını belirten sözlük yazarları veya duyuru kullanıcılarının ilanlarına denk gelmekteyim. bu şahıslara bu vesileyle petshop'lardan para karşılığı bir can satın almak yerine, bu tür ücretsiz sahiplendirme yapan hayvanseverlerden sahiplenmelerinin daha amacauygun olacağını belirtmekteyim.
 bu da pek sevimli bir yavru kediciğin sahiplendirme ilanı. aynı arkadaş tarafından sahiplendirilmektedir. ben pek sevdim bu şebeleği. bakışları çok güzel. yeni geldiği dünyaya merakla temaşa etmekte. göz kenarlarında aşağıya doğru giden çizgiler sayesinde her an ağlayacakmış hissi veren gözlere ve bu sayede oluşan küçük emrah bakışına dikkat.




11 Mayıs 2013 Cumartesi

macunköy hayvan barınağı - ankara



ankara macunköy barınağı olarak sadece isim itibariyle bilinen, ancak hem tam adresinin bilinmemesi, hem de merkeze biraz uzak olması sebebiyle çoğunlukla gönüllüler tarafından gidilmeyen, uğranılmayan rehabilite ve bakımevi. 
barınağın adresi: macunköy rehabilite ve bakımevi merkezi, istanbul yolu 7. km. (a city outlet avm arkası) macunköy girişi, macunköy/yenimahalle/ankara. 
bu avm-nin önüne varıldığında zaten kime sorsanız barınağın yerini tarif eder. barınakta çok sayıda sahiplenilmek üzere bekleyen yavru ve yetişkin köpek var. bir dost sahiplenmek isterseniz yada sadece barınak ziyareti yapıp kendi elinize mama dağıtmak isterseniz bu barınak da aklınızda bulunsun. ayrıca yenimahalle bölgesinde küpesiz yani kısırlaştırılmamış köpek görürseniz, trafik kazası geçirmiş veya başka bir nedenle yardıma muhtaç hasta sokak kedi ve köpeği ile karşılaşırsanız aşağıdaki telefondan arayarak açık adresi vermek suretiyle bu hayvancıkların belediye veterinerlik ekipleri tarafından alınarak barınakta tedavi ve rehabilitesinin ücretsiz olarak yapılmasını sağlayabilirsiniz. devamında sürekli arayarak hayvancıkların durumunun takip edilmesini öneririm. 
barınağın telefonu: 03123972474


ek: barınak ziyareti çok önemlidir. gönüllülerin sürekli gözetiminde bulunan barınaklarda rahatlıkla hayvan hakları ihlalleri ortaya çıkamaz zira canların takip edildiğini, gözetildiğini bilir barınak görevlileri. ayrıca, barınak ziyareti sürekli kapalı ortamda bulunan canların gezdirilmesi, oyunlar oynanarak mutlu olmalarının sağlanması, şefkat ve sevgi verilmesi, ilgilenilmesi, resimlerinin çekilerek çeşitli platformlarda yayınlanarak sahiplendirilmesi, kapalı alanlardan kurtularak sıcak eve kavuşmalarını sağlanması açısından da son derece büyük bir ehemiyeti haizdir. bu yüzden örneğin bu haftasonu, hemen şimdi, bu yazıyı okuduktan sonra bir kaç adet köpek maması alarak yada almadan doğrudan bir barınağı ziyarete gidilmesini önermekteyim hayvan haklarına duyarlı herkese. barınağa giren insanla çıkan insanın artık aynı kişi olmayacağından emin olunmalıdır. zira o canları o halde gördükten sonra haftasonunu başka aktivitelerle geçirip canları ziyaret etmemek imkansız hale gelecektir. barınak ziyareti sürekli hale gelip, her daim devam ettirilecektir bir kez barınağa gitmiş bulunan şahıs tarafından. 
ankara'da ikamet edenlere bu az bilinen ve az bilindiği için az gidilen barınağı ziyaret etmelerini önemine binaen bir kez daha vurgularım.
adres ve telefon bilgileri yukarıdadır.

10 Mayıs 2013 Cuma

kedi

daha önce ilanını duyurduğum annesiz bir yavrunun şu anda gayet iyi durumda olduğuna yönelik gelen bilgilerle mutlu olmamı sağlamış olan can.

bu can ölen annesini sokak ortasında emmeye devam eden, bırakıp gitmeyen bir candı. küçücük bir yavru. ilanını duyurmuştum, epey sarsılarak olaydan ve görüntüden. 
yeni ve güzel haberleri geldi bu canın. şu anda güvenli bir geçici yuvada, kalıcı olma ihtimali de varmış. kesin bilgi haftaiçinde gelecekmiş. canla ilgili güncel bilgileri edinmek ve yeni resimlerini görmek için: 














8 Mayıs 2013 Çarşamba

kedi

bu resmi hiç bir zaman unutmayacağım
her zaman şirinlikleri, sevimlilikleri ile değil, bu olaydaki gibi bir facianın süjesi olarak da gündeme gelebiliyorlar.
- linkteki can acil yuva aramaktadır. diğer sahiplendirme ilanlarından büyük bir farkla. bu can muhtemelen her zaman olduğu gibi araç çarpması sonucu hayatını kaybetmiş ve sokak ortasında hareketsiz yatan annesini emmektedir ilgili resimde. her zaman şöyle düşünüyordum. nasıl ki, veteriner hekimler, tıp doktorları kaybettikleri canların acısına alışıyorlar, zamanla üzülmeden bu yolda mücadele edebiliyorlar, ben de canlarla uğraşan biri olarak zamanla tüm gördüğüm, karşılaştığım, duyduğum bir şekilde haberdar olduğum vahşetlere, üzücü olaylara alışabileceğim. ama özellikle son dönemde sanki hayvan hakları ihlallerinin artmış olması ve/veya canlara yönelik vahşet dozunun tüm dünyada ağırlaşması hasebiyle bu öngörüm gerçekleşmiyor. hayvan haklarıyla uğraşan insanların tüm bu acılara alışması, üzülmeden mücadele etmesi pek mümkün görülmüyor.
linkteki cana yuva verebilecek olanlara, evindeki evcil hayvan limitini doldurmamış olanlara mutlaka sahiplenmelerini önermekteyim.



6 Mayıs 2013 Pazartesi

diktatör olunca yapılacak ufak şımarıklıklar

diktatörden ziyade, bir günlüğüne tüm dünya üzerinde yaptırım gücüne sahip olup, günün yarısında her bireyin earthlings belgeselini baştan sona izlemesini, diğer yarısında ise klasik müzik dinlemesini sağlamak suretiyle gerçekleşecek olan uygulamalar.

earthlings

klasik müzik olarak da mesela bu eseri dinletirdim muhtemelen:
 il vecchio castello


3 Mayıs 2013 Cuma

köpek

resim temsilidir, ilan resmi ilgili linkte
yaşlanınca onca uzun, mutlu bir yaşamı birarada yaşamamış gibi kolaylıkla candostları tarafından terk edilebilmeleri ile tarafımı son derece üzen canlar.
- bu can 10 yaşında bir cins can. cins olduğunu belirtme nedenim hem pet shop'lardan satın alınmasın, bu tür cins arayışında olanlar tarafından sahiplenilsin diye, hem de pet shop'lardan "cins olsun" saplantısı ile alınan canların ne kadar kolaylıkla terk edilebildiklerini göstermek amacıyla.

terk edilmiş canlara karşı yine hassasiyetim bulunmaktadır, zira bu canlar terk edilmenin acısıyla intihar edebiliyorlar çoğunlukla. bunun önlenmesi için, bu canın kurtarılmasına vesile olmak için evinde bu cana yer açabileceklere ivedilikle sahiplenmelerini önermekteyim.
ayrıca,

yavru kedi

resim temsilidir, ilan resmi ilgili linkte
son günlerde hem belediye, hem de hayvanseverlerin yükümlülüklerini yerine getirerek sahipsiz sokak kedilerini kısırlaştırmamasından kaynaklı, hemen her yerde insanın kalbini burkan, kısa zamanda acil müdahale edilmezse, mutlak ölümle sonuçlanacağından emin olunan süt anne aranıyor ilanlarının konusu olan zavallılar. şuradaki bir kaç günlük canlar acil süt anne arıyor. bilindiği üzere bu tür annesiz kalmış, süt anneye acil ihtiyaç duyan canlar ya annelerini doğumda yada yine insan kaynaklı nedenlerle (trafik kazası, bilerek isteyerek öldürme, doğum yapılan yerden alınıp çöpe atılma - bu tür canlar çoğunlukla çöp kovalarından bulunmaktadır, bu nedenle bu dönemlerde çöp kovalarına karşı bir hassasiyet oluşur tüm gerçek hayvanseverlerde, dikkatlice bakılır, özenle yaklaşılır buralara) kaybetmiş oluyorlar. bazen de sahipli kedicanların yavruları doğar doğmaz bakmamak, külfet oluşturmamak için alınıp çöpe atılıyor yine.

bu yüzden bu tür süt anne ilanlarına duyarlı yaklaşmak, öylesine göz atıp geçmemek, hafızayı zorlamak, mutlaka yeni doğum yapmış birilerine ulaşmak ve yönlendirmek önemlidir.

süt anne bulunmuş, yavrulardan ikisinin bacakları doğumda göbekbağına dolandığı için gangren olmuş, ameliyatla alınmış o bacaklar.
daha bir kaç günlük gözü açılmamış yavruların yaşadıkları bu korkunç olaylara bakınca kısırlaştırmanın ehemiyyeti çok daha iyi anlaşılmaktadır.

1 Mayıs 2013 Çarşamba

pınar altuğ

"iki köpeği olan, çoğu insanın aksine, bebeği doğunca köpeklerini terketmeyerek, tam tersine bir elinde bebeği, bir elinde köpeği yürüyüş yaparken çekilen fotoğrafı ile takdirimi kazanan insan."
demişim uzun süre önce hakkında yazdığım entry'de. halen aynı görüşte olmakla birlikte hayvan hakları için bilinirliğinden, mesleğinden yararlanarak daha aktif çalışmasını, hayvan sevgisini hayvan hakları duyarlılığına dönüştürmesini önermekteyim.
barınakları ziyaret ederek, buradaki aç susuz hasta canlarla görüntü vererek, daha da iyisi buralardan muhtaç, engelli, terk edilmiş bir can sahiplenerek topluma son derece olumlu örnek oluşturabilir hayvan hakları açısından.
bir diğer pek takdir ettiğim sanatçı gibi.





yuva arayan engelli hayvanlar



"son günlerde süt anne arama ilanları ve araç çarpma, motora sıkışma, tekme savurma, sopayla vurma v.s. gibi çoğunlukla insan kaynaklı eylemler nedeniyle engelli kalanlarına yönelik sahiplendirme ilanları ile karşılaştıkça kısırlaştırmanın önemini bir kez daha hatırlatan, kısırlaştırmaya ağırlık vermemizi sağlayan, sahipsiz olanları son derece çaresiz ve her daim tehlike içinde olan varlıklar.

her zaman belirttiğim gibi sağlıklı ve cins olan hayvanları herkes sahiplenir, asıl önemli ve erdemli olan çoğunluğun yeteri kadar bilinçli ve hayvan haklarına duyarlı olmaması hasebiyle uzak durup seçenek olarak dahi değerlendirmediği engelli, yaşlı, terk edildiği için intihar etme çabasında olan canlarla, tavşan, iguana, hamster, kaplumbağa gibi yine terk edildiklerinde çoğunluğun tercih etmediği için ölüme terk edilen canları sahiplenmek, yaşamı bu dezavantajlı grupta bulunan canlarla paylaşıp değerli kılmaktır.
 bu kedican da tam engelli kalmaktan son anda kurtulmuş bir can. şu anda ilgi ve sevgi neticesinde zar zor da olsa yürümekte olan bu kedican, doğal olarak sokaklarda yaşayamaz. zira koşamadığı için çoğunluğu insan kaynaklı tehlikelerden kendisini koruyamaz. bu nedenle bu canı sahiplenebileceklere sadece ilanı inceleyip geçmemelerini, sahiplenmelerini öneririm.
bilindiği üzere bizde de üçbacaklı bir şebelek var, motordan kurtarılmasına vesile olduğumuz ve akabinde elbette hemen sahiplendiğimiz. diğer canlardan hiç bir farkı olmadan mutlu mesut yaşıyor maşallah. belirgin özelliği uzun kuyruğu, yürürken, özellikle çok sevindiğinde kuyruğunu kıvırıp alnına değdiriyor şebelek.

bu nedenle gönül rahatlığıyla engelli canlara yer verebilirsiniz evinizde. hiçbir külfet oluşturmayacaklarından emin olun."

bu entry kedi başlığındaki entry'mden alıntıdır.

ilaveten, yukarıda bahsettiğim dezavantajlı grupta yer alan canlarla ilgili ilanları linkteki emaile ilan sayfasında üst kısımda bulunan ilan formunu doldurarak gönderebilirsiniz. çevrenizde gördüğünüz, sokaklarda baktığınız canları mutlaka sahiplendirmeye çalışın, özellikle sokakta yaşama olanağı bulunmayan canları ihmal etmemek, ivedilikle sahip çıkıp güvenli bölgeye almak, devamında sahiplendirme sitelerine sahiplendirme ilanlarını göndererek yuva bulmalarını sağlamak gerekmektedir.




günaydın steakhouse

marketlerde süt danası satılmaktadır, dikkat edin, bu ürünü asla satın almayın, gerekirse sorun bu süt danası mı diye? 

zincirle hareketsiz kalması sağlanan can

bu zincirlenen, kısıtlanan canın bakışlarındaki çaresizlik kalbinizi yakmıyorsa vicdanınızı bir daha gözden geçirin
"süt danası denen vahşet ürününe hem kasap, hem de restoran bölümlerinde yer vermekte olan yer. türkiye'de süt danası denen işkence ürününü satanların ağababası. genel olarak et tüketimini empoze eden, pazarlayan, arayış içinde olan tatminsiz insanların et tüketimini çeşitli isimler altında gerçekleştirince kendisini özel, farklı hissetmelerini sağlayan, böylece nüfusun büyük bölümünün cebini fethetmeyi amaç haline getirenlerin banisi.
http://www.gunaydinkasap.com/kasap_sutdanasi.php - bu yerin süt danası ürünlerini açık saçık, net, ortada satmakta olduğunu yeni farkettim. süt danası işkence ürünüdür, süt danası elde etme süreci canlara yönelik doğumdan ölüme, baştan sona işkence etmekten oluşmaktadır.
süt danasına hayır! süt danası tüketmeyin! süt danası ürünlerini hem bu steakhouse, hem de market ve diğer kasaplardan satın almayın. satın almazsanız üretilmez.
süt danası denen tahammülfersa işkence ürününün elde edilme süreci ve genel olarak süt danası ürünü ile ilgili detaylı bilgi edinmek için: http://www.turseng.com/...i-iskencesi-sut-danasi.html

ilgili linkte yer alan yazıyı okuyun, resimleri inceleyin, videoyu baştan sona izleyin. her zaman belirttiğim gibi insanların çoğunluğunun masumiyetine, bu tür endüstriyel işkence örneklerini tüketmelerinin bilgisizlikten kaynaklandığına, bilseler yapmayacak, satın almayacak, yemeyecek, giymeyecek olduklarına inanmakta ve hayvan hakları savunucusu olarak bilmeyenlere anlatma, bu bilmedikleri için vahşet ürünlerini tüketenleri bilgilendirmekle yükümlü olduğuma kanaat getirmekteyim. bilmeden tüketenler varsa bu benim sorumluluğum diye düşünürüm her zaman. onlara ulaşsam, yeteri kadar çaba göstersem, çok uğraşıp herkese duyursam yemezlerdi, yapmazlardı, tüketmezlerdi, böylece bu canlara daha fazla işkence edilmezdi, canlara yönelik tüm bu vahşetler sona ererdi diye inanırım. bu yüzden süt danasına yönelik ilgili çalışmayı detaylı şekilde, bilgilenmek, bilinçlenmek amacıyla inceleyin. zira bu konuda bilgi edinen normal, ortazekalı, makul olup, sadist, işkenceci ve şiddet eğilimli olmayan herkesin bu tür vahşet ürünlerini artık kullanmayacağından, tüketmeyeceğinden eminim."





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...