azerbaycan'da hayvan haklarına dair EYLEM DUYURUSU - İSTANBUL ÖNEMLİ / ÖNCELİKLİ


bir an önce tesis edilmesi için 7 ağustos 2014, saat 15:00 - 17: 00 arasında, akatlar azerbaycan cumhuriyeti istanbul başkonsolosluğu önünde eylem yapılacak olan temel ve vazgeçilmez haklar.
istanbul'da ikamet eden tüm hayvan hakları savunucuları ve genel olarak hayvan haklarına duyarlı herkese bu eyleme katılmasını önermekte ve böyle bir eylemin düzenlenmesinin önemine vurgu yapmaktayım.
 şu linkte eyleme dair etkinlik bilgileri yer almakta olup, eylemi düzenleyenlerle irtibat halinde kalınarak eyleme katkı sunulabilir.

not: eylemi vegan özgürlük hareketi diye bir grup düzenlemekte olup, ne kendileriyle, ne de başka herhangi bir grup/şahıs/parti v.s. ile bir bağlantım bulunmaktadır. sadece yoğun katılım olması için burada duyurmaktayım eylemi. 
zaten sözlük ve blog'um hariç hiçbir sosyal ağda hesabım yoktur. sosyal ağlar ve diğer sözlük/forum/sitelerde "earthlings" nick'ini, hatta bu sözlükte de tuhaf bir şekilde, gayet etikdışı olarak "earthling" nick'ini kullanan şahıs ve kurumlarla bağlantım/ilgim bulunmamaktadır.

ek: azerbaycan'da hayvan haklarının durumu için: 
(bkz: azerbaycan'da eurovision için hayvan katliamı)
(bkz: azerbaycan'da bir köpeğin dövülerek öldürülmesi)

TAVŞAN

yuva arayan tavşan ilanları için linke tıklayın: TAVŞAN İLANLARI
son yıllarda sokağa atılan evcil hayvanlar arasına katılmış olan, sokakta kedi/köpek gibi yaşamaları imkansız olduğundan, sabah 05:00 veya herhangi bir saatte sokak/park gibi yerlerde görüldüklerinde terk edilmiş olduklarını anlayarak, hemen güvenli bir bölgeye alınıp hakkında foto/video gibi görsellerle birlikte sahiplendirme ilanı yayınlanması ve çok dikkatli bir şekilde, çok iyi araştırarak iyiniyetli, gerçek hayvanseverlere sahiplendirilmesi gereken can. tavşan sahiplendirmede kedi köpek sahiplendirmesine nazaran çok daha dikkatli olunması gerekmektedir, zira tavşan eti bile yiyebilen kötüniyetli varlıklar tarafından "sahiplenme" çabası içine girilebilir.
sözüedilen sabahın nurunda sokakta görülen başıboş tavşancanların akibetini merak ettim. canların kontrol edilip hala görüldükleri yerdelerse hemen güvenli bir bölgeye alınıp yukarıda belirttiğim sahiplendirme prosedürünün takip edilmesini öneririm.
buna yönelik ilan şahsıma turseng @ gmail . com email adresinden blog'da yayınlamam için gönderilebileceği gibi, facebook hayvansever sayfaları ve twitter hayvansever hesaplarında da duyurulabilir.
özetle, "başıboş" tavşan gördüğünüz anda asla dönüp gitmeyin, zavallı tavşancanlar için sokak ve park gibi bilumum yerler mutlak ölüm anlamına geldiğinden mutlaka bir çözüm üretin, canların yaşam hakkını güvenceye alın, evinizde/balkonunuzda/bir odanızda sahiplendirene kadar geçici bir süreliğine yaşamasını sağlayın.

iguana

yuva arayan iguana
2 yaşında olup, yuva arayan can. - fotosu bu.
ilan da bu:
"rıfkı. o bir yakışıklı iguana. 2 yaşında. ona yuva arıyoruz. rıfkı ıstanbul'da. ıguana bakımında tecrübeli bir hayvansevere ulaşmaya calisiyorum. iletişim için : elifelcin3@gmail.com"

iguana bakımından anlayan, bilinçli, sorumluluklarının farkında gerçek hayvanseverler ilan sahibi ile email yoluyla iletişime geçebilir. ilan şahsıma ait olmayıp, duyurmak amacıyla buraya eklemekteyim.

ek: bu arada bir süredir iguanaları da araştırıyorum, haklarında bilgi edinmek için. vegan olduklarını bilmiyordum örn. epey şaşırdım. vegan olup, vegan felsefesi gereği diğer canları kendi evinde baktığı can dostu için feda etmek istemeyen, en azından bunu etik bulmayan şahıslara kedi ve köpek gibi canları hayvan haklarına aykırı olarak vegan beslemek yerine, zaten yaratılış gereği vegan olan tavşan, iguana gibi canları candostu olarak belirlemelerini öneririm.
konuyla ilgili olarak: (bkz: kedi ve köpeklerin vegan beslenmesi)


yaşlanan hayvanı terk etmek

 söz ettiğim 13 yaşındaki yaşlı ve engelli köpeğini terk etme çabası içindeki şahsa yazmış olduğum yanıtı burada da yayınlamaktayım bilgilendirme/bilinçlendirme amacıyla.

"merhaba. türkiye'de yalnızca sokak hayvanları için hayvan barınakları bir diğer adıyla ölüm kampları var.
tamamı bu koşullarda: http://www.turseng.com/…ksehir-hayvan-barinagi.html 
köpeği buralara bırakırsanız bir iki gün içinde bakımsızlıktan ölür.
pansiyonlar var - ücretli, buralara da bırakırsanız terk edilen hayvanların candostlarına duydukları özlem nedeniyle intihar ettiklerine dair realite gereği yine köpeğiniz kısa sürede ölür. http://www.turseng.com/…ni-kopek-terk-edildigi.html
özetle, engelli ve yaşlı köpeğinizi nereye olursa olsun, farketmez terk ederseniz kısa zamanda ölür.
bu yüzden koşullarınızı bir şekilde ayarlayarak köpeğinizi ölünceye kadar yanınızda tutmanızı önermekteyim bir hayvan hakları savunucusu olarak. nasıl ki, yaşlanan ve engelli duruma gelen insan yakınlarımızı terk etmiyoruz, terk etmemeliyiz, aynı şekilde hayvan dostlarımızı da terk etmememiz gerek vicdanlı insanlar olarak. 
hayvanını terk edenlere son derece karşı bir insan olarak, hele de yaşlı ve engelli gibi iki dezavantajı bulunan bir canı "engelli bakımevi" gibi türkiye koşulları için ütopik bir yaklaşımla terk etme çabanızdan rahatsız oldum.
bir daha şahsımla irtibata geçmezseniz sevinirim. 
allah (c.c.) yaşlı ve engelli köpeğinizin yardımcısı olsun."


yaşlanan hayvanı terk etmek


en tahammül edemediğim eylem, eylemi gerçekleştiren de en nefret ettiğim varlıktır.
az önce blog emailime şöyle bir mesaj gelip tüm sinirimi ve moralimi bozdu akşam akşam.
"merhabalar. 13 yaşındaki setter kopegimiz kireclenme sebebiyle engelli oldu neyazikki. arka bacaklari hic tutmuyor. ona omrunun sonuna kadar bakmak istiyoruz ancak annemin ameliyati ve benim is seyahatlerimden dolayi ona bakim evi tarzinda bir yer aramak zorunda kalmis durumdayiz. engelli hayvanlarin barindirildigi barinaklar bulunuyormu. yardımcı olursanız cok seviniriz." 

şimdiye kadar emailime gelen en rahatsızedici mesaj olma özelliğini kendisinde barındırıyor. çok kızgınım. 
yanıt versem epey ağır bir yanıt olacak, kendimi dizginleyemeyeceğim en hassas olduğum konulardan biri olduğu için - bir hayvanı terk etmek, üstüne üstlük yaşlı ve engelli bir canı terk etmek.
yanıt vermesem, alıp bir kaç gün içinde yaşamını kaybedeceği bir barınağa terk etse vebali benim üzerime olacak yavrucağın.
en iyisi sinirimin geçmesini bekleyip bu konuda bir entry yazarak şahsa link vermek, doğrudan kendisini muhatap almamak.

acaba sözlükten biri mi ki, diye de düşündüm. inşallah değildir. bunca zamandır bu konuda bilinçlendirme için uğraşmama rağmen sözlükten birisi böyle bir fıtrattaysa ve şahsıma böyle bir korkunç soru yönelttiyse epey üzülürüm, çabalarım bir işe yaramamış diye.


HAYVAN DENEYİ VAHŞETİ - Hayvan Deneylerinde Uygulanan Testler


uzun adı hayvanlar üzerinde gerçekleştirilen deneylerde yapilan testler şeklinde olan, tamamı ölümcül ve hayvanlara acı veren, ilerideki nesiller tarafından barbarlık olarak adlandırılacak olan işkence yöntemleri.
"
draize testi
bu testte tavşanın veya kemirgenlerin gözlerine test yapılacak madde (şampuan, ruj, çamaşır suyu, deterjan v.b.) sıkılmak veya damlatılmak suretiyle uygulanıyor. deney yapılan hayvanın gözünü kaşımaması için kafası bir kutuya sıkıştırılıyor. bu testler çoğu zaman bir kaç kez daha gerçekleştiriliyor. bazen testi yapanlar araştırma sonucunu etkilememesi koşuluyla anestezi uygulayabiliyorlar. bu deney sürecinde deney yapılan hayvanın çektiği acının hafifletilmesi için ise kesinlikle her hangi bir ağrıkesici verilmiyor. bu maddelerin ciddi hasarlara yol açması nedeniyle tavşanlar görme yeteneklerini kaybediyor. kozmetik sektörünün var olan ürünleri geliştirmek ve piyasaya yeni ürünler sürmek amacıyla her yıl yüz binlerce hayvan görme yeteneğinden yoksun bırakılmakta ve tarifi imkansız acılara maruz kalmaktadırlar. 
başları mengeneyle sıkıştırılarak bu testin uygulandığı tavşanların görüntüsünü görmek ve hayvan deneyleri uygulayan şirketlere tepki göstermek, deney hayvanlarının kurtarılmasına destek vermek için bilinçlenmek/bilinçlendirmek önemlidir.
                         


akut oral toksisite - ld 50 testi - (lethal dos – ağir doz) 
ağız yoluyla akut ld 50 deyiminden deney hayvanlarına ağız yolu ile bir defada verildiği zaman deney hayvanlarının %50 ini öldüren doz anlaşılır. 
besinlere katılacak katkı maddelerinin toksik değerlerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen bu deneylerde deney hayvanlarına öldürücü dozda (ld 50: lethal doz: deney hayvanlarının %50inin ölümüne neden olan doz) katkı maddesi verilir. doz kısmen azaltılarak cevap sonuç ilişkisi araştırılır. her dozda deneyde kullanılan hayvanların hücre, doku ve organları incelenerek, karsinojenik, mutajenik, teratojenik ve allerjik etkileri araştırılır. deney hayvanlarında kusma, kasılma, felç ve iç kanama gibi tipik zehirlenme belirtileri görülür. öldürücü dozda verilen bu maddeler hayvanların yarısının ölüm sonucunu doğurur ve hayvanlar ölünceye kadar şiddetli şekilde hastalanarak acı çekerler ve yine şiddetli acılar içinde kıvranarak ölürler. söz konusu bu deneyin tek amacı ne kadar doz miktarının hayvanların ölümü sonucunu doğuracağını öğrenmek olduğu için zehirlenen hayvanların acı çekmesini en azından azaltmak için ağrıkesici vermek veya acısına son vererek acısız bir şekilde öldürmek gibi eylemlere deney sonucunu etkileyeceği düşünülerek başvurulmamaktadır. 
abd kongresi teknoloji değerlendirme dairesinin (ota) yaptığı açıklamaya göre, sadece abd-de her yıl “bir kaç milyon” hayvan bu deneyler sonucunda büyük acılar içinde ölmektedirler. bu ld 50 testinin dışında da hayvanların acı çekerek ölmesine sebep olan akut oral toksisite testleri uygulanmaktadır."
not: bu entry hayvan haklarına yönelik hukuki çalışmamdan alıntıdır. tüm hakları tarafıma aittir. hiçbir şekilde alıntılanamaz, kopyalanamaz, başka bir yerde yayınlanamaz. bu testler hakkında bilgiler yazılırken www.peta.org verilerinden yararlanılmıştır.

(earthlings, 07.11.2011 13:10 ~ 03.04.2012 20:11)

*********
ek: bu yazı sözlük ve bu blog'da tarafımdan 2011 yılında yayınlandı. hayvan deneyi vahşetinin önemine binaen hayvan deneyleri hususunda bilinçlendirme sağlamak amacıyla tekrar yayınlamaktayım. HAYVAN DENEYLERİ konusu genel olarak hayvan deneylerinde uygulanan testler, hayvan deneylerinin alternatifleri, hayvan deneyi yapan/yapmayan markalar alt başlıklarını kapsamaktadır ve tarafımdan tüm bu hukuki makale ve yazılarım tekrar burada yayınlanacaktır. zira toplum halen bu önemli konuda bilinçli değildir. hayvanları koruma kanununda değişiklik yapılmasına dair taslakta sokak hayvanlarının da DENEY HAYVANI kapsamına alınmasına yönelik çabalara çıldırmışçasına karşı çıkan, bu maddenin tasarıdan çıkarılması üzerine zafer çığlıkları atan, tüm bunlar yaşanırken mevcut DENEY HAYVANI - tavşan, hamster, kobay faresi gibi canlara yapılmaya devam eden işkenceleri görmezden gelen, umursamayan "hayvansever" güruhun tipik ikiyüzlülüğü apaçık görülmektedir. işte sırf bu yüzden hayvansever ikiyüzlüğünü yakinen biliyor olmamdan ötürü hayvansever kelimesi şahsım için hakarettir. bunu bilmeyen bazı insanlar tarafından hayvansever olarak nitelendiğimde son derece rahatsız olmaktayım. çünkü sadece kedi köpeği seven, fetişist hayvansever değil, TÜM HAYVANLARI önemseyen bir hayvan hakları savunucusuyum. 

EARTHLİNGS NİCK'İYLE İLGİLİ DUYURU - ÖNEMLİDİR

ÖNEMLİ DUYURU: son dönemde facebook, twitter, instagram gibi sosyal ağlarda earthlings, turseng, dünyalı, dünyalılar, earthlings dünyalılar v.s. nick'lerle hesaplar açıldığından haberdar oldum. earthlings nick'i tarafımdan 2010 yılının ilk aylarından itibaren ekşisözlük'te ve 2012 yılından itibaren de açmış bulunduğum bu hayvan hakları blogumda kullanılan bir nick olup, sözkonusu sosyal ağlarda etikdışı şekilde kullanmaya başlamış olanlarla hiçbir bağlantım bulunmamaktadır. earthlings nick'ini 4 yıldır kullanan biri olarak ne bu nick'le, ne de başka bir nick veya gerçek adımla sosyal ağlarda herhangi bir hesabım yoktur. şahsen sosyal ağlara antipati duyan, bu yüzden kullanmayan biri olarak hiçbir zaman da olmayacaktır.
earthlings nick'ini uzun yıllardır kullanan hayvan hakları savunucusu bir hukukçu olarak sadece ekşisözlük ve bu blogda bulunduğumu, bundan sonra da bulunacağımı, başka hiçbir mecrada yazmadığımı ve yazmayacağımı bildirmekteyim. 
ayrıca bu nick'in tarafımdan yıllardır kullanılmasına, şahsımla bütünleşmiş, özdeşleşmiş olmasına ve toplum tarafından şahsıma ait olduğu bilinmesine rağmen son dönemde toplumu yanıltmak amacıyla bu nick'imi kullananları kınamakta olduğumu, hayvan haklarına duyarlı şahısların nick'imi kötüniyetli olarak kullanan bu şahıslara itibar etmemesi gerektiğini eklerim. zira bu şahısların toplumda sözkonusu hesapların sahibinin ben olduğuma dair intiba uyandırma çabası içinde olduğu, bu yönüyle kamuoyunu yanıltmaya çalıştığı apaçık ortadadır.

ayakları bağlanan eşeğin bataklığa terk edilmesi

  1. yaratılış defosu, hilkat garibesi insanoğlunun vahşet içerikli bir eylemi daha.
    "“ihbar ile birlikte biz de afad ekibi olarak olay yerine çıkış yaptık. fakat vardığımızda hayvanın orada 3-4 gün boyunca mahsur kaldığını tespit ettik. hayvan çok zayıflamıştı. sonrasında biz de onu orada ot ve su ile biraz besledik. daha sonra aracımızın vincine ip ile bağlayarak kurtardık. fakat çıkarttığımızda ayakları tamamen iple bağlanmıştı. bunu görünce bir insanın bunu nasıl yapabileceğini düşündük. üzüldük, hemen ayağındaki ipleri kestik. 3-4 gün boyunca suyun içinde kaldığı için ayakları, sinirleri tamamen zayıflamıştı. bu nedenle de hayvan kesinlikle ayağa kalkamıyordu ve bizde olay yerinden ayrılamıyorduk."
    olayda kendi hayvanına eziyet sözkonusu olduğundan bu dilekçeyle orman ve su işleri bölge müdürlüğüne şikayet başvurusunda bulunulacaktır: http://www.turseng.com/…na-eziyet-eden-sahslar.html

    başvuru üzerine bu yaptırımlar uygulanacaktır:
    1. idari para cezası verilmesi - h.k.k. madde 28/k gereği,
    2. bir daha hayvan sahiplenmesinin engellenmesi - h.k.k. madde 24 gereği,
    3. köpeğe el konulması, köpeğin rehabilite edilerek sahiplendirilmesi gerekmektedir. - h.k.k. madde 24 gereği.
    olaya uygulanacak olan hükümler: h.k.k. madde 14/a, h.k.k. m. 24 ve h.k.k. m. 28/k

    bu tür olaylara, yani bir yaratığına kendi hayvanına (inek, koyun, tavşan, kedi, köpek v.s.) eziyet etmesi hallerinde denk gelindiğinde takip edilecek hukuki yol bu şekildedir. bu ve diğer tüm dilekçeleri bir dosya içine tek tek kopyalayarak bulundurun, gerektiğinde kullanın.

    olayla ilgili iyi haber: eşek ankara'da korumaevine getirilmek üzere. halihazırda ankara merkezli bir dernek yetkilisi bu canı almak için ilgili bölgeye gitmiş. ankara'ya ulaştığında inşallah en kısa zamanda ilgili korumaevine giderek kendisini ziyaret edip ilgilenmeyi planlamaktayım.

karınca

an itibariyle bu aralar pek sevdiğim bademli kurabiyemi istila etmiş olan canlı kolonisi.

zaten sınırlı sayıda tatlı tüketebiliyorum malum nedenlerle, zar zor bulduğum pek güzel bademli kurabiyeyi de sizlerle paylaşamam a karıncalar. 
hayır, kurabiyeyi tak tak diye masaya vurunca da içinden koşup can havliyle kaçmak yerine "giderayak bir kaç parça daha koparalım, ne götürsek yanımızda kardır" diyerek halen içinde dışında koşuşturmaları iyice sinirlendiriyor beni. 
ne de olsa seçici de değilsiniz yiyecek konusunda. maşallah, ne bulsanız yiyorsunuz benden bir hayli farklı olarak, yiyebildiğim nadir yiyeceklerden de uzak durun zahmet olmazsa.
böcek, çer çöp, bir kaç kez şahit olup kurtardığım canlı solucan (bkz: karınca/@earthlings) gibi geniş bir menüye sahipsiniz, ayrıca daha büyük ve daha ürkütücü yiyecek deneyimleriniz olduğu da ifade ediliyor.
kaba kuvvet uygulamak istemeyen insanların vegan yiyeceklerini de rahat bırakın yahu.


TAVŞAN


başlığımın konusu.
evet, bu başlık görüldüğü üzere şahsıma ait zira entry'lerin neredeyse %90'ı benim.

bu da beni mutlu ediyor açıkçası, hassasiyetim ve zaafım bulunan tavşanlar hakkında bunca entry yazmış olmak.
her neyse...
çok küçük bir yavrucak daha yuva arıyor.

"iletişim: seckinkilic@windowslive.com yer: beylikdüzü/istanbul bunny henüz bebek bir tavşan.. annesinden ayırıp hevesle almışlar bakamayınca kliniğe terkedilmiş.. tavşan bakımında tecrübeli, tavşanı olan, çocugu için heves uğruna almak istemeyen kişiler lütfen mail ile iletişime geçsin."

tavşan sevgisine sahip, bilinçli, sorumluluklarının farkında, asla terk etmemesini sağlayacak asgari vicdanı bulunan gerçek inanlar bu canı sahiplensin. sahiplenemeyenler çevresine duyursun. 
not: tavşanlar asla kafeste bakılmamalı, aynen kedi ve köpekler gibi evde/bir odada/en kötü ihtimalle kapalı balkonda yaşamalı. bir tavşanı kafese hapsetmek asla kefareti ödenemeyecek çok büyük bir günahtır.

not 2: ilan şahsıma ait değil, burada ve blog'da yayınladığım hiçbir ilan bana ait değil. bu yüzden iletişime geçtiğiniz ilan sahiplerine "entrynizde gördük" demekten vazgeçin. bana haber veriyor sonradan bu durumu bazısı. anonimliğe bu kadar önem veren biri olarak sahiplendirme yapmam, iletişim bilgilerimi yazmam olası mı?
)

yavru köpeği canlı canlı yakan çocuklar

sözlükte hayvan haklarına yönelik yazmış olduğum entry'leri hayvan hakları blog'uma taşıdığım için, ilgili videoyu da eklemem gerektiğinden az önce video linkinin artık bulunmadığını farkettiğim vahim olayın pedofillere denk gelesice failleri. 
ilgili video'nun linki bu emaile gönderilirse iyi olur: turseng @ gmail . com 

ek: "çocuk" isimli mahlukatın benzer bir diğer vukuatı: (bkz: hamile köpeği döverek öldüren çocuklar)
(bkz: çocuk sevmemek)
(bkz: çocuk sevememek)

bir ek daha: bir süre önce hayvan sevgisine sahip çok sevimli bir çocuğun pedofil bir pislik tarafından feci şekilde öldürüldüğüne dair bir haber ortaya çıkmıştı. o zaman da, halen de konuyla ilgili düşüncem aynı. böyle hayvan sevgisine sahip, zavallı çocuklar yerine bu pedofiller hayvana eziyet eden, tecavüz ve işkence uygulayarak öldüren aşağılık çocuklara tecavüz edip öldürseydi çok iyi olurdu. 
(bkz: hamile köpeği döverek öldüren çocuklar)
(bkz: ankara'da tecavüz edilip öldürülen tavşan) - fail 13 yaşında aşağılık bir "çocuk". 
(bkz: yavru köpeği canlı canlı yakan çocuklar)
v.s. v.s. binlerce hayvan katili "çocuk" mevcut, fiilleri vahşet içerikli olup, yetişkin suçlarıyla aynı nitelikte olsa da, "çocuk" oldukları için hiç bir yaptırımın uygulanmadığı. 
tabii ki, yapılması gereken
(bkz: megan yasası)
(bkz: hayvanları koruma kanununun tck'ya alınması)
(bkz: hayvan haklarının anayasa'da yer alması)


en yakındaki kitabın 56. sayfasının 5. cümlesi

"yükleme, boşaltma sırasında hayvanlar başlarından, boynuzlarından veya bacaklarından kaldırılmamalıdır."

hayvan hakları mevzuatı - avrupa hayvanların uluslararası nakliyatı sözleşmesi bölümünden 8. madde.

not: normalde böyle abuk bir davranış ve başlık içine girmem ama hayvan hakları adına bilinçlendirme için yazmış oldum bu entry'yi.
belki bir kaç insan merak eder de alır bu mevzuatı okur, öğrenir, el altı kitabı yapar diye.

hayvan hakları mevzuatı - av. s. mutlu sözer - derleyen
her hayvan hakları savunucusunun mutlaka el altında bulundurması lazım gelen kapsamlı kanun metinleri.


megan kanunu




  1. daha önce türkiye'deki hayvan tecavüzcüleri başlığında bahsettiğim, tekrar hatırladığım, izlediğim bir filmde de bir annenin eşini, bilgisayar ekranındaki bir haritada yer alan 4-5 kırmızı işareti göstererek "çevremizde bu kadar tecavüzcünün olması seni rahatsız etmiyor mu? çocuklarımız tehlike altında!" diyerek azarlamasıyla iyice aklıma yatan ve türkiye'de de bir an önce yasalaşarak yürürlüğe girmesini istediğim hayvan ve bebelerin korunması için son derece elzem yasa.
    eski uygulamalarda amerika'da bu pedofil ve zoofillerin isimlerinin yer aldığı liste kamuoyuna açık bir şekilde sergilenir, böylece korunmasız canlar koruma altına alınırdı.
    yeni teknolojik gelişmeler sayesinde artık her birey kolayca ilgili internet uygulaması üzerinden kendi bölgesinde oturan bu tecavüzcüleri tespit edebiliyor.

    "en iyi ihtimalle binde birinin medyaya yansıdığı, milyonda birinin de hukuki takibinin yapıldığı makul, orta zekalı ve normal her insanın algılamakta zorlandığı, son derece yaygın olan ve yoğun olarak gerçekleşen dehşetengiz olayların failleri.
    bunlardan birisi de tülin palay elmasoğlu isimli gerçek insanın bakıp gözetmekte olduğu ayşacan'ı sürükleyerek götürüp arabası ile kaçıran ve çok sayıda hayvan haklarına duyarlı gerçek insanın çabaları ile harekete geçen polisin suçüstü yakaladığı ş.ş.dir.
    ilgili başlık altında da belirttiğim gibi bana göre en iyi ihtimalle 3 yıl hapis cezası alacak olan bu ş.ş. gibi sapık zihniyetlilerin şerrinden küçük çocuk ve sahipsiz sokak hayvanlarının korunması için isminin kısaltmaya gidilmeden tam olarak yazılması, duyurulması gerekmektedir. böylece hem toplum vicdanında yargılanmaya devam eder, hem de masum canlar bu şahıstan uzak tutulur.
    örneğin, abd'de ve ab ülkelerinde pedofillerin isimleri bölge sorumlularında bulunuyor, yani diyelim ki, x bölgesinde ev kiralayacak yada alacak olan kimse rahatlıkla o bölgede pedofil yaşayıp yaşamadığını öğrenebiliyor. böylece çocuklarını koruma altına alabiliyor. türkiye'de de benzer uygulamaya gidilmesi bu tür hayvan ve çocuklara yönelik cinsel saldırı suçu işleyenlere karşı toplumun gerekli önlemleri almasını sağlayabilir. aksi takdirde, örneğin yan komşusunun hayvana tecavüzden suçlu bulunduğunu bilmeyen komşunun hem can dostunu, hem de çocuğunu bu sapığın şerrinden koruyabilmesi mümkün değildir.
    benzer olay, türkiye'de, bir köyde hayvanlara tecavüz etmesi ile bilinen ve herhangi bir yaptırım uygulanmayan "dayı"nın 5 yaşındaki masum yavrucağa tecavüz etmesi şeklinde gerçekleşmişti.
    sadece hayvanseverlerin, hayvan haklarına duyarlı insanların ve hayvan hakları savunucularının değil, toplumun tamamının hayvana tecavüzü suç olarak algılaması ve insana yönelik tecavüz suçundan farklı olmadığını anlaması son derece önemlidir, hem hayvanların hem de insanların bu sapıkların zulmünden, saldırısından korunabilmesi bakımından.
    hayvana tecavüz suçu kesinleşmiş olan, hüküm giymiş bulunan tüm sapıkların isimlerinin deşifre edilerek listelenmesi yine amacauygun olacaktır.

    (bkz: tecavüz mağduru ayşa köpeğin ilk duruşması),
    (bkz: tecavüz mağduru ayşa köpeğin ikinci duruşması),
    söz konusu hayvan ve çocuk tecavüzcüsü "dayı" ile ilgili detaylı değerlendirme için"

KOYUN YÜNÜ VAHŞETİ - YÜN KULLANMA / SATIN ALMA / VEGAN OL


yünü, sütü, eti, derisi yüzünden türlü işkencelere maruz kalan bir diğer endüstriyel vahşetin öznesi.
zavallı canların yünleri nedeniyle kırkıma tabi tutulurken maruz kaldıkları işkenceler kaz tüyü için kazların, yünleri için angora tavşanlarının maruz kaldıklarından daha hafif değil.
tüm bu endüstriyel vahşetlerin sona ermesinin tek çözüm yolu mevcut, o da hayvanların endüstride kullanılmasından tamamen vazgeçmek,her türlü hayvansal üretimi ivedilikle sona erdirmek. başka bir çözüm yolu yok bu işkencelerin sona ermesi için. insani yöntemler de yok, insani yöntem bu alttaki 2 videoda görülenler işte. insanoğlunun yöntemi bunlar: işkence, eziyet.
videolardan da görüleceği üzere zavallı canlar yünleri kırkılırken dövülüyor, defalarca tekmeleniyor, yüzlerine, gözlerine, burun ve ağızlarına tekme ve yumruklarla saldırılıyor. havaya kaldırılıp acımasızca yere çarpılıyorlar. oradan oraya tekmelerle savruluyor, aynen kaz tüyü vahşetinde olduğu gibi yırtılan derileri uyuşturmadan adeta cansız bir nesne, bir cuvalmış gibi dikiyorlar. 
tüm bunlar sadece ilk videoda tahammül edebildiğim 1 dk'da gördüklerim. her iki videonun sonuna kadar izlenmesini önermekteyim hayvan hakları adına. 

"as first reported by nbc, disturbing peta eyewitness investigations—the first of their kind—reveal that workers killed, beat, stomped on, kicked, mutilated, and threw sheep around as they sheared them in australia, the world’s top wool exporter, and the u.s. please, won’t you help these animals?

as you can see in this groundbreaking video footage, sheep shearers in australia violently punched these gentle animals in the face and beat and jabbed them in the head with sharp metal clippers and even a hammer. these attacks often left the petrified sheep bleeding from their eyes, noses, and mouths."
                                    


uyarı: +18, kalp, ruh ve sinir hastaları ile reşit olmayan şahısların dikkatli olması önerilir. 

"ıt’s not better for sheep in the united states. one shearer repeatedly twisted and bent a sheep’s neck, breaking it. after the shearer kicked the sheep head-first down a chute, peta’s investigator found her dead. the shearer bent, twisted, and bounced his bodyweight on dozens of sheep’s necks and forelimbs and poked his fingers into sheep’s eyes. see for yourself:"
                            


ek: konuyla ilgili olarak:
(bkz: kaz tüyü vahşeti)
(bkz: angora tavşanı vahşeti)


sosyal medya orucu


 şu fotoğrafı görünce tekrar aklıma gelen disiplin. 
sözlük ve blogum dışında sosyal platform kullanmamaktayım. sözlükte de neredeyse yazarlığımın onaylandığı andan itibaren mesaj bölümümü kapalı tutarak zaman kaybını minimuma indirebiliyorum. 
blog'dan da çok önemli hayvan hakları ihlallerine yönelik ihbarlar ve önemli sahiplendirme ilanları dışında kimse bağlantıya geçmiyor benimle, bu açıdan buradan da fazla zaman kaybım olmuyor. 
ama özellikle son zamanlarda sosyal ağların ve akıllı telefonların artması/gelişmesi ile birlikte tam anlamıyla sanal dünyada yaşayan çok büyük bir kitle ortaya çıktı, bu yönüyle fotodaki gibi ciddi hayati tehlikeye sebebiyet vermeye başladı.
bunun çözümü de tabi ki, iradeli insanlar için gayet verimli olacağını düşündüğüm bu uygulamadır. 

öğrenciyken (asırlar önce) benim de bir kötü alışkanlığım vardı - mesajlaşma. daha doğrusu sadece ders çalışan, asla boş zamanı olmayan, 3 günde toplam 30 dk cenin pozisyonunda uyumayla idare eden biri olarak (sınavlardan sonra 48 saat aralıksız uyumuştum sadece arada gözümü açıp pencereden gökyüzüne bakıyor, "öğlen olmuş", "akşam olmuş" diyor, tekrar uyumaya devam ediyordum, arada "ders çalışmam lazım" diyerek sıçradığım, sınavların bittiğini hatırlayarak tekrar uykuya daldığım anlar dışında) özellikle aile ile iletişmek için zaman kaybı olarak değerlendirdiğim ulaşım anlarında haberleşmeyi seçiyordum, çünkü iletişmeye de ayıracak zamanım yoktu. her neyse...araçlardayken veya yürürken sürekli telefon elimde pıt pıt pıt mesajlaşıyordum. 
yine böyle bir gün okul dönüşü beğendik'e giden, tam da otopark çıkışı o aşırı hızla geçen araçların yoğun olduğu yolda elimdeki telefonla uğraşarak yürürken çok büyük bir tehlike atlatmış, aşırı hızla gelen aracın çarpmasından, karşı kaldırımda duran birisinin deli gibi bağırıp çağırıp beni uyarmak için uğraşması sonucunda kurtulmuş, rabbime o anda o şahsı orada bulundurduğu ve beni haberdar edebildiği için şükretmiştim. 
mutlak ölümden kurtulmama vesile olan o şahsa teşekkür de edememiştim o şokla. öyle şoklu şoklu yürüyüp beğendik'e girmiştim. 
şurada belirterek bu büyük iyiliğini tekrar anmış olayım. allah (c.c.) razı olsun.

velhasıl kelam, benzer ölümcül durumlarla karşılaşmamak için telefonu elden bir bırakmak gerek. bir sosyal medya orucuna girmek gerek. 
hayat çok kısa, yolun sonunda geriye baktığında yaşamın büyük bölümünü sanal dünyada geçirmiş olmaya üzülmemek, hayıflanmamak için bu çok gerekli. 
benim için en iyisi, en çok istediğim teknolojiden tamamen kurtulmak...
inşallah...
20)

yavru köpeği canlı canlı yakan çocuklar

(bkz: çocuk sevmemek/@earthlings)
(bkz: ankara'da tecavüz edilip öldürülen tavşan)
(bkz: hayvanlara insandan daha çok değer verenler/@earthlings)
(bkz: mühye hayvan barınağı/@earthlings)
ek: video'yu şimdilik izleyemedim, izleyebilmem için belli bir süre geçmesi, kendimi toplamam gerekiyor ancak mutlaka izlenmesi gerektiğini belirtirim. zira ancak bu tür vahşetlerle birebir gözgöze gelince, tamamını izleyip şahit olunca hayvan hakları için gerçek çaba ortaya çıkabilir. aksi halde videoyu izleyip tam anlamıyla dehşete kapılmadan, o acıyı iliklerinde hissetmeden verilen tepki anlık olmaktan öteye geçmez. 
nick'imi alma nedenim earthlings tüm insanlık tarafından izlenseydi, hayvan hakları ihlalleri yarı yarıya azalırdı. 
ama insanlık halen fazla üzülmekten, canını sıkmaktan korkup çekindiği için bu tür vahşetleri kendinden uzak tutuyor ancak gerçekleşmesini engelleyemiyor.
özetle, herkes mutlaka izlemeli bu ve benzer tüm vahşet videolarını, izlemeli ki, egoistlikten kurtularak hayvanlar için tam anlamıyla çaba gösterebilsin, uğraşabilsin.


azerbaycan'da hayvan hakları


sokaklarda halk ve idarenin el birliği ile sahipsiz köpekleri tüfeklerle avlamaya devam etmesi şeklinde ortaya çıkan hayvan hakları ihlalleriyle halen ve ısrarla bulunmadığını ve muhtemelen hiçbir zaman da bulunmayacağını anladığımız, dünya genelinde en önemlilerden olsa da, azerbaycan'da en değersiz temel haklar.
şu entry ile yeni katliam yaşandığını öğrendim, bu sefer sumgayıt şehrinde. 


http://oxu.az/...72237473&fb_action_types=og.comments - haber linki. dikkat: +18
buna göre, şehrin ortasında gerizekalı, aşağılık, fotolarından da görüleceği üzere mendebur suratlı, tez bir zamanda gebermesini rabbimden dilediğim bir "insan" köpekleri tüfekle avlıyor. 

"mane olmaq isteyen insanları ise onları da vuracağı ile hedeleyib."
engel olmak isteyenleri ise vurmakla tehdit etmiş. yani, köpeği vurmaması için uğraşanları, "bakın, geri çekilin, karışmayın, yoksa sizi de vurarım ha..." diyerek korkutmuş. 
maalesef azerbaycan'da da bu tür ihlaller için para cezası öngörülmekte, hapis cezası yerine.

izmir

hayvan hakları ihlallerinde anlam veremediğim şekilde başı çeken şehir.
en iyi koşullardaki hayvan barınaklarından birisinin diyarbakır'da, en aktif hayvan hakları derneğinin gaziantep'te olduğunu biliyor muydunuz?
bu da izmir'den bir detay: 
http://www.youtube.com/watch?v=wbbqqpbo8kk

izmir'e dair çoğu bizzat şahsi deneyimlerim ve gözlemlerimden oluşan, onlarca hayvan hakları ihlali sayabilirim hiç durmaksızın.
yukarıdaki dışında bir kaçı için:
(bkz: levent piriştina/@earthlings)
(bkz: aziz kocaoğlu/@earthlings)
v.s. v.s.
inşallah uygun bir zamanımda detaylıca yazacağım izmir hayvan hakları ihlallerine dair.


hayvanlara insanlardan daha çok değer verenler

esaslı nedenlere dayanmaktadırlar.

neden hayvana insandan daha çok değer veriyor veya neden insanoğlundan nefret ediyoruz.
işte bunun için a embesil, işte bunun için:
http://www.youtube.com/watch?v=wbbqqpbo8kk

TAVŞAN

yuva arayan ikisinin ilanına hassasiyet ve ilgiyle yaklaşılmasını önerdiğim yavrucak.
bilindiği üzere kendisini "hayvansever" olarak tanımlayan güruhun, sadece kedi ve köpeklere saplantılı olup, diğerlerinin plastikten oluştuklarını düşündüklerinden olsa gerek önemsemediği tavşan, hamster, kuş, balık, iguana gibi evcil hayvanların sahiplenme/tedavi/kurtarılma/beslenme v.s. durumlarına dair hassasiyetim mevcuttur. 
bu canlara yönelik ilan ve duyurulara da son derece önem vermekteyim, kedi ve köpekcanların (özellikle engelli, yaşlı ve terk edilmiş) ilanları ile birlikte.
diğer hayvanseverlere de kedi/köpek dışındaki evcil canları da önemsemelerini önermekteyim sahiplendirme, tedavi, kurtarılma ve beslenme bakımından. 

her neyse...
bu iki tavşancan yuva arıyor. bu yuva arayan canlara rağmen, halen ısrarla petshop'a giderek tavşan satın alacak olanlara başka nasıl ulaşılabileceğini bilmiyorum, burada duyuruyorum bana gelen ilanları, blogda yayınlıyorum. sosyal ağlarda yayınlanıyor görenler tarafından.
yine de terk edeceği halde petshop'tan satın alan "insan"a ulaşamıyor olmak çok üzücü ve endişe verici.
sahiplenemiyorsanız bile bu ve benzer ilanları duyurun, yayın ki, bu petshop garabetine engel olalım, satın alacak insanlara ulaşıp bu yuva arayan canları ücretsiz sahiplenmelerini sağlayalım.
 yavru tavşan, mersin'de yuva arıyor. iletişim bilgisi foto üzerinde. 
sahiplenilirse çok mutlu olacağım bu can, zira bir "çiftliğe bırakılma" durumu var. "çiftliğe bırakma"nın hayvan hakları jargonunda ne anlama geldiği her hayvanseverin malumu.
           


https://pbs.twimg.com/...ia/bredsmgieaaeqdr.jpg:large - bu can da yine yuva arayan yavru tavşan. cinsseverler ücretsiz sahiplensin, satın almasın, yüzlerce lira ödeyip. 
bu can bir otelin turist çekmek için saç boyası ile boyayıp maskot olarak kullandığı bir can olup yuva arıyor. tel: 05333018656 antalya 
bir yavru tavşanı sırf müşteri çekip gelir elde etmek için saç boyası gibi bir kimyasalla derisini yakarak boyayan zihniyetin bir an önce yok olmasını tüm kalbimle istiyorum. 
kıytırık kozmetik ürünleri için zavallı tavşancanların öldürücü deneylere tabi tutulması yetmiyormuş gibi bir de sahipleri tarafından keyfi deneye maruz bırakılmaları dehşetvericidir.

(bkz: hayvan deneylerinde uygulanan testler)

mersin

23 sokak köpeğinin zehirlenerek toplu katliama tabi tutulduğu iddia edilen şehir.
muhtar olay hakkında şunları belirtiyor:
"bahse konu alana gittiğimde kötü bir manzara ile karşılaştım. muhtemelen zehirlemek suretiyle onlarca köpeği öldürüp, damperli bir kamyonla getirip buraya çöp yığını gibi dökmüşler. aralarında can çekişenler ve sağ kurtulanlarda vardı. bu vahşeti yapanlardan mutlaka hesap sorulmalı. bu yüzden jandarma ve tarsus belediyesi ile ilgili olabileceğini düşündüğüm tüm kurumları durumdan haberdar ettim. yine bize gelen bilgiler arasında gülek mahallesi’nin nohutluk mevkiinde de 100 kadar köpeğin de telef edilmiş halde ormanlık alana atıldığını duyduk. ancak, oraya gitme imkanımız olamadı."
http://www.cumhuriyet.com.tr/...e_kopek_katliami.html - haber linki. +18 uyarı
hakkında başlık açılmış mı sözlükte bilmiyorum, zamanı olan duyarlı arkadaşlar açsın. 
şu linkteki belediyelerin gerçekleştirdiği itlaflara karşı yazdığım örnek dilekçe kullanılarak şikayet yoluna gidilmesi gerekmektedir. 
http://www.turseng.com/...ediyesinde-gerceklesen.html