ankara'da tecavüz edilen, beli kolu kırılıp öldürülen tavşan olayına dair güncel bilgiler

bu olay beni çok fazla etkiledi, bu kadar üzüldüğüm olay azdır, bir bu can, bir de azerbaycan'da bir köpeğin dövülerek öldürülmesi - bu iki olay beni mahvetti. rabb'imden en büyük dileğim bu canı bu hale getiren o aşağılık çocuğun bu candan bin kat beter duruma gelmesi, bunu tüm kalbimle diliyorum rabb'imden. inşallah, duam kabul olur allah (c.c.) katında. bu aşağılık çocuğun şerrinden kurtulması mümkün değil zira başka türlü, bu hayvanların. yaptırımsız kalmanın verdiği cesaret ve teşvikle, bu insanlık defosu çöplük çocuğun hayvana yönelik işkence, eziyet, tecavüz ve her türlü vahşetine devam ettiğinden kriminoloji uzmanı bir hukukçu olarak eminim. bu arada tekrar belirteyim hkk kabahatler değil, tck kapsamında olsa bu aşağılık çocuk yaptırımsız bırakılmazdı. 


  • hatırlanacağı üzere geçtiğimiz sene ankara'da böyle bir menfur olay yaşanmıştı: ANKARA'DA TECAVÜZ EDİLEN, BELİ VE KOLLARI KIRILARAK ÖLDÜRÜLEN TAVŞANA DAİR ŞİKAYET DİLEKÇESİ
  • ilk aşamada olayın tanığı medar hanım'ın orman ve su müdürlüğüne bizzat giderek yaptığı şikayet bu kurum tarafından değerlendirilmemiş, tipik memur zihniyeti ile baştan savma davranılmış, olayla ilgilenilmemişti bile.
  • olaydan haberdar olunca hemen linkteki şikayet dilekçesi tarafımdan hazırlanmış ve yoğun katılımla şikayet yoluna gidilmişti, bunun üzerine toplumda infial oluştuğu için bu kurum bir zahmet konuyla ilgilenmeye başlamıştı. şimdi sorun şurada, bir kanunun uygulanması, hele de bu kanun baştan sona bir canlının yaşam hakkını ilgilendiriyorsa, idari kurumlara-tipik memur zihniyetlilere verilmez. bu kanunun uygulanacağı yer mahkeme olmalı, adli kurumlar olmalı. çünkü bu memur zihniyetliler, sürekli bu kanunu uygulamaktan kaçınmakta, sorumluluk almamakta, memur oldukları için, bir an önce bilgisayar oynayarak, örgü örerek, sohbet ederek akşam 16:30 olsun de eve kaçayım, düşüncesizliği içindeler ve canların yaşam hakkı ihlalleri ile zerre ilgilenmemekteler, bir tavşanın tecavüz edilerek, beli ve kolları kırılarak öldürülmesi olayı ise, bunlar için "akşam ne yemek pişirsem" düşüncesi kadar bile önemli değil, bu varlıkların günlük yaşam akışında en son yerde bile değil. bu yüzden yıllardır belirttiğim üzere bir an önce yapılması gereken hkk'nun tck'ya alınması ve hayvan hakları ibaresinin anayasa'da yer alması. bu iki husus düzenlene kadar hayvan hakları ihlalleri artarak devam edecek, canlara yönelik ihlaller yaptırımsız kalacak.
  • şimdi bu olayla ilgili şikayet sonuca bağlanmadı. gerekçeleri aşağıda yer almakta, yukarıda belirtilen sorundan kaynaklı bir memur umursamazlığı yüzünden bu vahşet yaptırımsız kaldı. çünkü bu kadın ve oğlunun telefonuna ulaşamadılar, hat kapanmış (gsm şirketinden bu kapanmış olan hat sahibinin adres ve kişisel bilgilerini almak çok zormuş gibi) ve kadının tavşanın alınması için hayvanseverlere verdiği adres de yanlış çıkmış (kadın yanlış adres söylemiş tavşanı almak için gelecek olan hayvanseverlere, bir ceza almamaları korkusuyla, hayvanseverler eve doğru yoldayken, apar topar arayıp tavşanı taksi durağına bıraktığını belirtmiş bu pisliğin annesi çöplük kadın, hayvanseverler bu tavşanı taksi durağından alıp kliniğe götürmüşler, bu yüzden bu çöplük kadının verdiği adres yanlış, ancak yine belirttiğim gibi sanki bu aşağılık kadın ve geberesice oğlunun adreslerini karakol ve gsm şirketinden tespit etmek, bu çocuk özel öğrenim gördüğü için adı sanı belli olan bu pedofillere denk gelesicenin okuduğu özel okuldan bilgilerini (adres ve kişisel) almak çok zormuş gibi, sonuçta ankara'da en fazla 2 özel durumlular için eğitim veren okul vardır, 50 tane değil, bu 2 - 3 okuldan 12-13 yaşlarında y...p adlı bu pislik çocuğu bulmak muhtemelen bu dünyadaki en kolay iş, ama tembel yetkililer bunu yapmamakta, rahatlarını bozmamaktalar).
  • sonuç olarak aylar önce yoğun katılımla internet üzerinden ve ıslak imzalı olarak şahsen/bizzat/elden teslim ettiğimiz en üstteki şikayet dilekçemize hiçbir yanıt gelmeyince, altta ilk sıradaki görselde yer alan yeni şikayeti yaptık (hadi, artık bir zahmet şikayetimizi değerlendirin, şeklinde), yerel hayvan koruma görevlisi arkadaşımla. 
  • bu şikayete de alttaki abuk subuk, vicdan sahibi gerçek insanlar tarafından verilmeyecek yanıtlar geldi. bizler bu kadar çabalarken bu olaya yaptırım uygulansın, tavşanın hakkı aransın diye, yaptırım uygulamaya yetkili makamların bu saçma sapan yanıtları insanı gerçekten çok üzüyor, zira o kadar anlamsız, yalan, çabasız, sudan sebepler ki, insan dehşete kapılıyor. kolayca bu çocuk ve annesinin kişisel ve adres bilgileri bu kurumlar tarafından öğrenile/tespit edilebilecekken, bu yapılmıyor, bu canın tüm vebali görevini savsaklayan bu şahısların üzerindedir. olaya yaptırım uygulanmaması sizi de rahatsız ediyorsa, alttaki başvuru metnini siz de BİMER BAŞVURU şuradan gönderip, bu kurumları bir kez daha yaptırım uygulamaya, bu anne ve çocuğun adres ve kişisel bilgilerini tespit ettirmeye zorlayın.



BURSA YENİŞEHİR İLÇESİ/ÇAMÖNÜ KÖYÜNDE GERÇEKLEŞEN KÖPEK KATLİAMINA DAİR ŞİKAYET DİLEKÇESİ





                                                        Türkiye Cumhuriyeti
                                                             
Orman ve su işleri 2. bölge müdürlüğü
                                        Bursa Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğüne
Ben, .........................................................,  hayvan hakları ile ilgilenen, hayvan dostlarımızın beslenmesini/korunmasını/can güvenliğini gözeten hayvan korumacıyım.
                        (ad, soyadı)
OLAY: 25.02.15 (gün/ay/yıl) tarihinde sosyal ağlar ve ulusal basından resimleri ilişikte ekli olan 90 civarında sahipsiz köpeğin Bursa, Yenişehir ilçesine bağlı Çamönü köyüne 1 km. mesafede zehirlenip öldürülerek toplu katliama tabi tutulduğuna, bölgede zehirlendiği için baygın halde bulunan 13 köpeğin de tedavi altına alındığına, 90'ı zehirlenme sonucu ölen ve 13'ü ise can çekişmekte olan toplamda 100 civarında köpeğin hemen yanlarında çok sayıda şırıngalar bulunduğuna dair haberi öğrenmiş bulundum. Katliama dair haberde belirtildiği üzere  zehirlenerek öldürülen köpek sayısının çok fazla olması dikkate alınarak, bu kadar çok sayıda köpeğin birkaç şahıs tarafından mı zehirlenerek öldürüldüğü yoksa bu eylemin Türkiye’de yaygın şekilde yapıldığı üzere belediyeler tarafından gerçekleştirilen, artık mutat hale gelmiş İTLAF mı olduğu anlaşılmamıştır. Buna göre, resimleri ilişikte ekli olan bu sahipsiz köpeklerin kişisel bilgileri bilinmeyen şahıslar tarafından psikolojik ve fiziki saldırıya maruz bırakılmış, feci şekilde öldürülmüş – diğer adıyla itlaf edilmiş oldukları iddia edilenler arasındadır.
H.K.K. md.6 gereği sahipsiz hayvanların korunması görevi yerel yönetimlere – belediyelere ait olup, bu yükümlülüğe aykırı davranan belediyelere, bu ihlali gerçekleştirildiklerine dair idari kurumların hayvan hakları ihlali tutanağı düzenlenerek, H.K.K. md 28 gereği idari para cezası verilmektedir.
TALEP: 1. Olayın araştırılarak belediyenin söz konusu bu itlafı gerçekleştirdiğine dair iddiaların yerindeliğinin incelenmesini, söz konusu katliamın – itlafın belediye tarafından yapıldığının kesinleşmesi halinde, ezelden beri hayvan hakları ihlalleriyle bilinen belediyelerin bu bölgede ve ormanlık alanlarda bulunan diğer sahipsiz hayvanlara daha fazla eziyet etmesinin önlenmesini, bu hayvanların can güvenliğinin sağlanmasını ve onlarca köpeğe kötü muamelede bulunan, zehir içeren iğnelerle zehirleyerek itlaf edip, öldüren belediye yetkililerine idari para cezası verilmesini talep etmekteyim. H.K.K. md.6/1 sahipsiz hayvanların öldürülmesi kesin olarak yasaklanmış olup, H.K.K. md. 6/4 gereği sahipsiz hayvanların korunması görevi yerel yönetimlere – belediyelere ait olup, bu yükümlülüklere aykırı davranan belediyelere, bu ihlali gerçekleştirildiklerine dair idari kurumların hayvan hakları ihlali tutanağı düzenlenerek, H.K.K. md 28 gereği idari para cezası verilmektedir. Ayrıca, söz konusu itlafın belediye tarafından gerçekleştiği iddiasının doğruluğunun tespit edilmesi halinde, belediye çalışanları, personeli, veterinerlik işleri müdürlüğü veteriner hekim, müdür ve diğer tüm çalışanları, olayda doğrudan sorumluluğunun bulunması hasebiyle belediye başkanı ve yardımcılarına, özetle olayda sorumluluğu bulunan herkese idari/cezai/hukuki yaptırım uygulanması için hayvanların korunmasına yönelik yükümlülüğü bulunan kurum olarak müdürlüğünüz tarafından gerekli yaptırım mekanizmalarının harekete geçmesi için ilgili tüm başvuruların yapılması da taleplerimiz arasındadır. 
2. Olayın araştırılması sonucunda yapılan katliamın belediye tarafından değil, bir/birkaç şahıs tarafından gerçekleştirilmiş olduğu sonucuna varılması halinde ise olayda sahipsiz hayvanlara çeşitli şahıslar tarafından eziyet edilmesi söz konusu olacağından, bu şahısların   açık adresi ve kimlik bilgilerinin emniyet yetkilileriyle mobese, ihbar v.s. gibi hususlarda işbirliğine gidilerek tespit edilmesini,onlarca sahipsiz köpeğe h.k.k. madde 14/a bendine aykırı davranılması hasebiyle, h.k.k. madde 28/k hükümlerinin uygulanması ve bu madde gereği idari para cezası verilmesini talep etmekteyim. İlaveten, itlafı gerçekleştiren kurum belediye değilse, bu durumda itlafı gerçekleştiren kurumun tespit edilerek belirttiğim yaptırımların ilgili kuruma hayvan hakları ihlali tutanağı düzenlenerek uygulanmasını, herhangi bir itlaf söz konusu değilse, bu katliamı gerçekleştirenler kurum değil, birkaç şahıs ise bu durumda yine belediyenin H.K.K. md. 6/4 ile belediyeler için öngörülen bölgelerinde bulunan sahipsiz hayvanları korumak yükümlülüğünü yerine getirmediği, bölgesindeki sahipsiz hayvanlara yönelik böyle bir katliamı engelleyemediği için yine H.K.K. md. 28/c uyarınca idari para cezasına tabi tutulmasını talep etmekteyim.
YAPTIRIM:
Olaya uygulanacak olan hükümler:  1. Araştırmanın sonucuna göre itlafı gerçekleştiren belediye ise Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması MADDE 6/1 - Sahipsiz ya da güçten düşmüş hayvanların, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı Zabıtası Kanununda öngörülen durumlar dışında öldürülmeleri yasaktır.
Cezalar MADDE 28. - Bu Kanun hükümlerine aykırı davrananlara aşağıdaki cezalar verilir: c)   6 ncı maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere hayvan başına beşyüzmilyon lira idarî para cezası.
2. Araştırmanın sonucuna göre, bu katliamı gerçekleştiren Belediye değil de,  bir/birkaç şahıs ise h.k.k. madde 14/a, h.k.k. m. 28/k hükümleri uygulanır.
Onlarca sahipsiz köpeği zehirli etlerle öldüren şahısların adresleri kurumunuzca tespit edilir.
Sahipsiz köpekleri öldüren şahsın/şahısların adı, soyadı, iletişim bilgileri kurumunuzca tespit edilir.
Dilekçemin olayın vehameti gereği bir an önce işleme konularak, sonuçları hakkında bilgilendirilmek istediğimi belirtir, gereğinin yapılmasını arz ederim.
Başvuru sahibinin adı, soyadı, iletişim bilgileri:
Tarih:
İmza:
İLİŞİK:
Kimliği belirli/belirsiz şahıs/şahıslar tarafından eziyet edilerek öldürülen sahipsiz köpeklerin resimleri.

Olaya uygulanacak hayvanları koruma kanunu maddeleri: 
I. İtlafı gerçekleştiren belediye ise;
Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması MADDE 6/1 - Sahipsiz ya da güçten düşmüş hayvanların, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı Zabıtası Kanununda öngörülen durumlar dışında öldürülmeleri yasaktır.
H.K.K. md. 6/4 Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı  şekilde yerel yönetimlerce  kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları ortama  bırakılmaları esastır. 
 H.K.K. md. 28/ c) 6 ncı maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere hayvan başına beşyüzmilyon lira idarî para cezası.

II. Katliamı gerçekleştiren belediye değil de, bir/birkaç şahıs ise:
H.K.K. MADDE 14/a) Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek.
H.K.K. MADDE 28/ k: 14 üncü maddenin (a) bentlerine aykırı davrananlara ikiyüzellimilyon lira idarî para cezası verilir.



ölü köpeklerin yanında bulunduğu iddia edilen çok sayıda şırıngadan bir örnek 
zehirlenerek öldürülen toplam 90 civarında köpek bu şekilde köy çöplüğüne gömüldü






DİLEKÇE İLE İLGİLİ AÇIKLAMA: 

yukarıdaki dilekçeyi resimlerle birlikte tamamen kopyalayarak emailin içine veya ayrı bir word sayfasına yapıştırarak bu emaillere gönderiniz: bursa@ormansu.gov.tr, bolge2@ormansu.gov.tr, dkmp@ormansu.gov.tr
  Dilekçeyi göndererek şikayete katılımın yanısıra, olaya yaptırım uygulama yetkisi bulunan bu kurumun adresine bizzat giderek, telefon açarak, faks çekerek ek tepkiler göstermek gerektiğini de belirtirim. Bu dilekçenin yaptırım gücünü artıracak, olaya yetkili ve ilgililerin daha fazla önem vererek, talep edilen yaptırımları ivedilikle uygulamalarını sağlayacaktır.

FATİH SULTAN MEHMET BULVARI
NO:133              NİLÜFER/BURSA

Tel: (0224) 241 72 00

Santral Faks: (0224) 241 72 02

 DAĞITIM: Yukarıdaki emaillere ek olarak, BİMER ve tüm resmi kurumlar ve basın/yayın organlarının emaillerine gönderilebilir.

TURSENG.COM DİĞER DİLLERDE - AZE /RU /AR

bilindiği üzere hayvan haklarına yönelik bilinçlendirici yazılar ve hayvan hakları ihlalleriyle ilgili şikayet dilekçeleri yazıp yayınladığım, aynı zamanda hayvanlara ilişkin hukuki ihlallerle ilgili somut olaylara dair ücretsiz hukuki danışmanlık yapmakta olduğum, bu hayvan hakları blogunun dili türkçe. 
hayvan haklarının tüm dünyada iyileştirilmesi/geliştirilmesi/sağlanması amacıyla daha geniş kesime ulaşmak için ilk aşamada aşağıdaki 5 yazım AZERİCE / RUSÇA / ARAPÇA'ya çevrilecek ve burada yayınlanacaktır. özellikle Azerbaycan gibi her açıdan gelişmiş modern bir ülke olmasına rağmen, "bir ülkenin medeniyet seviyesi onun hayvanlara yaklaşımı ile ölçülür" şeklindeki bilinen önermeyi çürütecek kadar, medeniyet seviyesi hayvan sevgisi ve hayvan haklarına yaklaşımı ile ters orantı oluşturan bir ülke halkının, özetle dünyada Azerice konuşan toplam 50 milyon insanın bu sitedeki yazılara ulaşıp bilinçlenmesini amaçlamaktayım. bu yüzden ilk aşamada bu siteyi türkçenin yanısıra bütünlükte azerice de yayınlamam amacauygun olacağından, azericeye çevrilmesini ön planda tutmakta ve son derece önemsemekteyim. 
altta azericeye çevrilmiş ilk yazım yer almaktadır. diğer 5 yazım ve devamında hemen hemen tüm yazılarım azericeye kazandırılacak, site azericeye çevrilecek, azericeye yerelleştirilecektir. devamında on milyonlarca insan tarafından konuşulan rusça ve yine aynı şekilde arapçaya da çevrilecektir.
not: ilk çevrilmiş yazım olması hasebiyle ((iznim, rızam ve istemim üzerine) iznim, rızam ve haberim olmadan çok sayıda yazımın farklı dillere çevrildiğini ve farklı mecralarda yayınlandığını biliyorum ki, onlarla ve doğrudan alıp kullananlarla uygun bir zamanda hukuki zeminde uğraşacağım inşallah), anasayfada yer almaktadır bu yazım, bundan sonra azerice, rusça ve arapçaya çevrilecek olan yazılarım bu özel bölümde yayınlanacaktır:
DİĞER DİLLERDE - AZE / RU / AR

1. ANGORKA DOVŞANI İŞGƏNCƏSİ - ANGORKA MƏHSULLAR ALMAYIN! 

YAZIMIN TÜRKÇESİ (ASLI): ANGORA TAVŞANI VAHŞETİ - ANGORA ÜRÜNLERİNİ SATIN ALMAYIN
Əhəmiyyətlidir: Vizual + 18 olub, ürək, əsəb və ruh xəstələri ilə az yaşlı şəxslərin diqqətli olması məsləhət görülür.
 Qaz tükü vəhşiliyinin bir bənzəri də bu gün bloqa göndərilməsi ilə diqqətimi cəlb edən videoda göstərilən, anqorka dovşanı vəhşiliyidir.
Youtube videosu da buraya əlavə olunur. Heyvan hüquqları müdafiəçiləri olaraq bu vəhşilik məzmunlu videonu izləməkdə çətinlik çəksək də, axıra qədər izləməliyik, bu vəhşilik haqqında şüurlanmalıyıq ki, cəmiyyəti də məlumatlandıraq. Həmişə qeyd etdiyim kimi, bu yazıq canların bizdən başqa heç kimləri yoxdur, bu canların çəkdikləri əzab və işgəncələrə ancaq biz heyvan hüquqları müdafiəçiləri əhəmiyyət veririk və dayandırmaq üçün səy göstəririk. Bu səbəblə tamamilə işgəncəni dərk etmək, dəhşətin böyüklüyünü başa düşmək üçün mütləq əvvəldən axıra qədər videonu izləyin. İzlətdirin. Hamını xəbərdar edin.


 Videonun hamısını izləməyə əsəbim tab gətirmədi, dayandıra dayandıra bir neçə hissəsinə baxmağım, yazıq, gözəlim, məsum, səssiz və ancaq bədəni çox incidəndə və həyatını itirmə əsnasında fəryad edən dovşancanların səslərini eşitməyim, vəhşiliyin böyüklüyünü başa düşməyimə kifayət etdi. Göründüyü kimi təkcə qazlar deyil, yunundan tekstil sektorunda ətraflıca istifadə edilən anqorka dovşanları da canlı canlı yolunur, kofta, jaket, jilet, beret kimi hər cür "geyim" üçün yazıq dovşancanlara əziyyət və işgəncə edilir.
 Not: Videonun hamısını bir az əsəblərim sakitləşəndə, özümə gəlincə izləyəcəyəm, mütləq. Hər kəs də belə etməlidir. Mütləq əvvəldən axıra qədər izləməlidir. Heç vaxt bir az baxıb buraxmayın, sizlərin izləyərkən belə pis olduğu, bu ağrını, bu işgəncəni bu canların yaşadığını yadınızdan çıxartmayın.
Dovşanlar haqqında çox az məlumatı olanlar belə son dərəcə səssiz canlar olduqlarını, əsla və qətiyyən səslərinin çıxmadığını bilir. Canlı canlı yolunmalarına dair videodan göründüyü kimi bu səssiz canlıların canı o qədər ağrıyır ki, Allah (c.c) -ın səssiz yaratmış olduğu bu canlılar iztirabdan, işgəncədən fəryad edir, ağlayırlar.

Anqorka yunu anqorka dovşanının canlı yolunması nəticəsində əldə edilir. Canlara əzaba, işgəncəyə dur de! Anqorka yunu məhsulları vəhşilik məhsuludur. Almayın, geyinməyin, hər kəsə izah edin.


Bütün bu məhsullar anqorka dovşanların yunlarının canlı canlı yolunması ilə istehsal edilib. Bu canlı yolma əsnasında dovşanlar yaralanıb, bir qismi əzab və işgəncə altında ölüb. Anqorka yunu vəhşilikdir - vəhşiliyə xeyr!
 Heç vaxt anqorka yunundan istehsal edilmiş məhsullar satın almayın, geyinməyin. Vəhşiliyə xidmət etməyin. Almasanız istehsal edilməz. Tələb istehsalatı ortaya çıxardır, tələb edilməzsə istehsal dayanar! Anqorka dovşanlarına əziyyət və işgəncəyə dur de!


 Anqorka dovşanı yunu eynilə qaz tükü kimi xüsusilə çin, macarıstan kimi ölkələrdən idxal edilməkdə olub, münasib qiymət, ucuz/köle əməyinin sayəsində bu ölkələr tərəfindən dünyanın hər yerinə ixrac edildiyindən, bütün ölkələrdə bu vəhşilik məhsulu satılır, istifadə edilir və bu yundan istifadə edilərək məhsullar istehsal edilir.
 Bu səbəblə heyvan hüquqları müdafiəçiləri olaraq eynilə qaz tükü, süd danası (veal) və bütün vəhşiliklər kimi anqorka yunu vəhşiliyini də cəmiyyətlərə çatdırmaqla öhdəçilikliyik. Sənaye heyvan vəhşiliklərinin hamısı ilə mübarizə aparmaq bütün heyvan hüquqları müdafiəçilərinin məsuliyyətindədir.


 Çevirisi Yapılacak Diğer Yayınlarım

HAYVANLARDA PİRE SORUNUNA HOMEOPATİK ÇÖZÜM - BİTKİLERLE TEDAVİ


Kedi, köpek, tavşan, kuş, guinea pig (cavia), hamster gibi evcil dostlarımızda zaman zaman pire sorunu ortaya çıkmaktadır. Bu dostlarımızda ortaya çıkan pire sorunu çoğunlukla zehirli pire ilaçları ile giderilmeye çalışılmaktadır. Halbuki, bu çok yanlış bir yoldur. Çünkü, zehirli pire ilaçları son derece tehlikeli toksik maddeler içerir. Bu nedenle evcil dostlarımızın üzerindeki pireleri öldürse de, zehirli içeriği nedeniyle evcil dostlarımıza da zarar vermektedir. Bu yüzden, üzerinde pire bulunan kedi, köpek, kuş ve tavşanlarımızın tüylerine zehirli pire ilacı - toz veya damla şeklinde, dökmeyelim. Peki, bu pire sorununa nasıl çözüm bulacağız? Şu şekilde:
Lavanta şifalı bitkiler arasında çok önemli bir yere sahiptir. Lavanta bitkisinden hem gıda, hem de kozmetik alanda geniş şekilde yararlanılmaktadır. Lavanta bitkisinden yararlanarak hem organik, hem de vegan ürünler üretmek mümkün. Örn. pire ilacı.
Şöyle ki, lavanta yağını alıyoruz, bir cam şişenin veya bardağın içine birkaç damla ekliyoruz. Üzerine sıcak su koyuyoruz. Biraz karıştırıp bekliyoruz. Hafif ılıklaşınca sık dişli bir tarak alarak, bu yağlı karışıma batırıp evcil dostumuzun her tarafını tarıyoruz. Taradıktan sonra hafifçe kurulanabilir hayvan, bir peçete yardımıyla, üşütmesin diye. Bu işlemi 4-5 gün günde bir - iki kez olmak üzere tekrarlıyoruz. Bu sürenin sonunda evcil dostumuzun üzerinde pireden eser alamet kalmayacağı görülecektir.
Bu yöntem hem vegan olması sebebiyle son derece uygun, hem de evcil dostumuzun sağlığı için son derece faydalı.
not: tavşanlar yeryüzündeki açık ara en temiz canlar olup, çok kötü koşullarda barındırılmadıkları sürece bit, pire, kene gibi zararlıları vücut ve tüylerinde bulundurmazlar. belirttiğim gibi pire sorunu yaşamaları oldukça nadirdir. en son kurtarılmış ve yakınımca sahiplenilmiş bir tavşancanın üzerinde, son derece kötü koşullarda barındırılmış olması ve eziyet görmüş olması hasebiyle çok sayıda pire vardı, ki bu da gerçekten ne kadar berbat koşullarda tutulmuş olduğuna en önemli delillerdendi. o can da bu lavanta yağı yöntemiyle homeopatik olarak bu pirelerden kısa sürede kurtarılmıştı. 




ANTALYA KÖPEK KATLİAMI ŞİKAYETİNE YANIT ve ZEHİR RAPORU

ANTALYA VARSAK'TA GERÇEKLEŞEN KÖPEK KATLİAMINA DAİR ŞİKAYET DİLEKÇESİ - şu şikayet dilekçesine bugün itibariyle ilgili şikayet merciinden yanıt geldi. biz yerel hayvan koruma görevlisi arkadaşımızın adıyla başvurmuştuk. şikayet konusu olan 40 civarı köpek, kuş ve tilkinin zehirli etlerle zehirlenerek öldürüldüğü bu yanıtla kesinleşmiş oluyor zira ekteki raporda da görüleceği üzere bu canlar gerçekten zehirli etlerle öldürülmüştür.
tüm itlaf iddialarında yukarıdaki linkte yer alan şikayet dilekçesini kullanabilirsiniz, bu tür olaylarla karşılaştığınızda üzülmekle kalmayın, şikayet yoluna gidin, ayrıca birilerinin yazmış olduğu dilekçeleri de zahmet gerektirmeyen 2 dk.lık bir kopyala yapıştır yöntemiyle göndererek şikayete katılımdan da kaçınmayın, söz konusu vahşetle ilgili sadece 10 kişinin şikayet yoluna gittiği görülmekte zira aşağıdaki bilgilerden. geri kalan sözde hayvanseverlere yazıklar olsun. hayır, bir de bu dilekçeler azami ölçüde paylaşılıyor sosyal ağlarda çeşitli şahıslar, kurumlar v.s. tarafından, paylaşıp göndermemek, başkalarından beklemek ne büyük bir ikiyüzlülük, ne berbat bir samimiyetsizliktir. samimiyetsiz ve yapmacıklar yığını.



samsun ve "tavşanlara eziyet ediliyor" anahtar kelimelerine dair


 bugün google'da yapılan, bu şekilde bir aramayla bu siteye ulaşıldığını farkettim. bu aramayı yapan duyarlı şahıs altta belirtilen kendi hayvanına eziyet edenlere karşı şikayet dilekçesini kullanarak tavşanların kurtarılmasına vesile olabilir. 
http://www.turseng.com/2012/08/kendi-hayvanna-eziyet-eden-sahslar.html 
http://www.turseng.com/2014/06/ankarada-tecavuz-edilen-bel-ve-kollari.html?m=1 - bu dilekçeyi de sözkonusu somut olaya uyarlayabilir. bu dilekçe doğrudan eziyet gören tavşanla ilgili, geçen sene yaşanmıştı bu dehşetverici olay.
kendisi şikayet yoluna gitmek istemezse, sözkonusu olaya dair tüm detayları ve görsel gibi delil niteliğindeki materyalleri emailden iletirse ben hemen şikayet yoluna giderim.
emailim: turseng@gmail.com bu aramayı yapan şahıs lütfen bir an önce benimle iletişime geçsin.



NİĞDE HAYVAN BARINAĞINDAKİ TAVŞANLARIN BİLİNMEYEN AKİBETİ

geçen sene eylül ayında niğde hayvan barınağındaki vahşet ülke çapında dikkat çekti, ilgi gördü v.s.
maalesef her zaman ve her hayvan hakları ihlalinde olduğu gibi bu barınak vahşetinde de sadece kedi köpeğe odaklı "hayvansever" gözler bu barınaktaki köpeklerin durumunu gördü, yalnızca köpeklerle ilgili olumsuz koşullar konuşuldu, bu canların hakkı dört bir koldan arandı v.s. 
mesele şu ki, o barınakta 30-40 civarında TAVŞAN da vardı. epey ilginç olan bu durum az sayıdaki, çoğu benim çevremden oluşan gerçek hayvanseverler tarafından farkedildi ve şahsıma iletildi. soruna yönelik çözüm yolları arandı. 
özetle, durum şundan ibaret: 23.09.14 tarihinde sosyal ağlarda bir yakın arkadaşım barınak vahşetiyle ilgili fotolardan oluşan albümü incelerken, onlarca fotonun içinde bir adet foto farkediyor, çok sayıda tavşanın bu vahşet barınağında bir padokta beklerken görüntülendiği. bu tavşanlarla ilgili araştırma yapıyor, barınak yetkilileri tarafından bu canların niğde kent ormanından geldiği, daha sonra tekrar buraya bırakılacağı, ekim ayında ise bu tavşanların niğde kent ormanına bırakıldığı bildiriliyor, devamında eğlence merkezi niteliğinde işletilmekte olan bu niğde kent ormanı isimli mesire alanına giden arkadaşlar bir tavşana bile rastlamıyor bu kent ormanında. bu durumda sorulan soru şu: bu tavşanlar nerede? 
altta yerel hayvan koruma görevlisi arkadaşımın bimer aracılığıyla bu zavallı tavşanların meçhul akibetinin öğrenilmesi ve bilgi verilmesi için başvuruda bulunduğuna ve kendisine bugün itibariyle iletilen yanıta ilişkin görüntüler ve arkadaşımın isteği üzerine hayvansever arkadaşlar tarafından, tavşanların barınaktayken çekilen çok sayıda fotosu yer almakta. 

1. tavşancanların eylül ayında, niğde barınağı vahşetinin ortaya çıktığı sırada bu barınakta olduğunu gösterir çok sayıda foto eylül 2014 tarihinde çekilmiştir:






2. yerel hayvan koruma görevlisi arkadaşımın bimer aracılığıyla bu tavşanların akibetini öğrenmek için yaptığı şikayet başvurusu:



3. bu da belediye tarafından bimer aracılığıyla sözkonusu bu başvuruya yanıt olarak, bugün itibariyle gönderilmiş olan, başvurunun içeriği ile alakasız, anlamsız, bu canların akibeti ile ilgili endişelerimizin artmasına sebep olan bir tuhaf açıklaması: 



4. bu da arkadaşın bimer başvurusuna yönelik sürece dair bilgiler:



5. Niğde Orman ve Su İşleri Şube Müdürlüğünden gelen yanıt da yayına eklenmiştir.


sonuç itibariyle, belediyeden gelen yanıttan da anlaşılacağı üzere eylül 2014 civarında bu barınakta bulunduğu farkedilen, 30-40 adet tavşan ortada yok, belediye tarafından hayvanseverlere sözlü olarak, ekim ayında kent ormanına bırakıldığı belirtilmekte ancak ocak ayı itibariyle bu kent ormanı ismi altında işletilen parka gidip kontrol eden hayvanseverler tarafından bir adet bile tavşana denk gelinmemektedir. 

kedi/köpektaparlardan olmayan, tüm hayvanların hakkını savunan gerçek hayvanseverlere, bimer aracılığıyla yukarıda yer alan şikayet metninin gönderilmesini ve bu tavşanların akibetinin herkes tarafından takip edilmesini önermekteyim. biz de yarın itibariyle niğde orman ve su işleri müdürlüğünü aramak suretiyle bu canların akibetini araştırmaya devam edeceğiz.

BİMER'E ŞİKAYET siteye gidin, yukarıda yer alan şikayet metninden yararlanarak bu konuya yönelik bireysel şikayetinizi yapın.