azerbaycan`da `hayvansever`lerin hayvan barınağında yılanlara işkence etmesi



bu, azerbaycan`da `hayvansever`lerin sokak köpeklerini mutlak ölümden korumak amacıyla açmış olduklarını beyan ettikleri barınakta, yine aynı pek `hayvanseverler` tarafından işkence edilerek öldürülen, can çekiştirilen, her gün en az üçünün bu şekilde lime lime edildiği belirtilen can.
sadece doğası gereği yiyecek aramak için etrafta gezdiği için `hayvansever`lerce pinçik pinçik edilmiş ve bu vahşet gayet normal bir davranışmış gibi ilgili barınağın ig hesabında yayınlanmış.
azerbaycan`ın hayvanseverleri böyleyse, hayvan düşmanlarının nasıl olduğunu artık apaçık biliyoruz.
azerileri sevmiyorum, öyle bir sevmiyorum ki, bu hususu sürekli dile getirmekten haz duyuyorum, hatta çok az beyan ettiğimi düşünüyor, defalarca defalarca ifade etmek istiyorum.
bu görüntüden sonra `it`s not my fault` diyen serra yılmaz`ı anladım diyebilirim.
insan bu noktaya gelebiliyor farklı gerekçelerle/ sebeplerle.
onlarca sebebimden birisi de bu - hayvan düşmanlığı, en büyüğü bu hatta.
yılanların barınaktaki köpeklere zarar vermemesini sağlamak için onlarca yöntem varken, bu pek garip hayvanseverler bu yöntemlere başvurmayı, hayvan haklarına saygı duymayı değil, zavallı güzelim canları lime lime edip kıvranmalarını büyük bir hazla izlerken, aynı anda görüntüleyip dünyaya duyurmayı seçiyor.
azeri olarak doğduğum için çok üzgün değilim, bana bu kimliğin olumlu katkıları oldu, çok iyi bir eğitim aldım - liseye kadar, kitap okuma alışkanlığı kazandım - okul öncesi kitap okumaya başlayarak, kadın erkek eşitliğini tam olarak benimsedim, kadın erkek dostluğunu öğrendim, kadın hakları bir çok ülkeden fersah fersah ileride, ancak diğer onlarca olumsuz yön nedeniyle umutsuzum bu halktan. 






Yeni Anayasa ve Hayvan Hakları

bu metin 2013 tarihli yazım olup - https://www.turseng.com/2013/08/yeni-anayasa.html - güncel anayasa değişikliği tartışmaları nedeniyle gereği üzerine tekrar eklenmiştir. yazı yeni anayasa'da "hayvanları koruma" ifadesinin yer alması gerektiğine dair hukuki görüşümü içermektedir. 


 2007-de prof.dr. ergun özbudun başkanlığındaki heyete hazırlatılmış olan, daha sonra yeterli destek alamayınca rafa ve bilumum tozlu mekanlara kaldırılan anayasa taslağının ilk açıklanan halinin 129. maddesinde türkiye'de ilk kez çevre ve hayvan haklarının korunması ibaresinin yer almasını sağlayan, bunu da o dönemde kıyıya çıkmak isteyen yavru ayının köylüler tarafından çivili sopalarla vura vura geri itilmesi ve neticede boğularak ve aldığı yaralar sonucunda ölmesi olayının etkisiyle yapan, bu ibarenin konulmasına itiraz edenleri, söz konusu bu olayı anlatarak ikna eden, kendisi de hayvan hakları savunucusu olup, evinde 2 kedicikle yaşayan hayvan dostu nimet çubukçu gibi hayvan haklarını savunabilecek, anayasa'da hayvan hakları savunucularının uzun zamandan beri mücadele ettiği üzere "hayvan hakları" ifadesine yer verilmesini sağlayacak olan bir kaç üyenin de bulunacağı bir komisyon tarafından tartışılmasını dilediğim temel kanun.


2007-de hazırlanmış olan söz konusu anayasa taslağının açıklanan ilk halinde "çevre ve hayvan haklarının korunması" ibaresi yer alsa da, taslağın açıklanan 2. halinin 131. maddesinde "çevrenin korunması" ibaresinin yer almasına rağmen, muhtemelen bir takım bilinçsiz insanın etkisi ile "hayvan hakları" ibaresi taslaktan çıkarılmıştı.

anayasa taslağının ilk haliyle yasalaşması durumunda türkiye'de ilk kez hayvan hakları ibaresi anayasaya girmiş olacak, böylece can dostlarımız için çok büyük bir adım atılmış olacaktı. anayasasında hayvan hakları hususuna yer veren ülke sayısı beşi geçmemektedir. türkiye'nin hayvan haklarına anayasasında yer veren bir ülke olması hem ülke prestiji açısından son derece ileri bir adım olur, hem de belirttiğim gibi can dostlarımızın haklarının sağlanmasında çok fazla yararı olurdu. 

şöyle ki, halihazırda herkesçe bilindiği üzere sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik her türlü işkence, yaralama, tecavüz, öldürme v.b. suçlar t.c.k. değil, kabahatler kanunu kapsamındadır. bu nedenle samsun'da sokak köpeğini döverek öldüren adam gibi yaratıklara sadece idari para cezası verilmekte, bu yaptırım da adli siciline işlenmemektedir. halbuki, sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik işlenen suçların kabahatler kanununun kapsamından çıkarılarak t.c.k. kapsamına alınması halinde bu canlara yönelik işlenen suçlara adli para cezası, hapis cezası gibi yaptırımlar uygulanabilecek, canlara karşı işlediği suçlar da adli siciline işlenebilecektir. bu yönüyle söz konusu anayasa taslağının ilk haliyle yasalaşmış olması durumunda buna yönelik işlemlerin yolu açılmış olacaktı.

bu nedenle hayvan hakları savunucuları, hayvanseverler ve genel olarak hayvan haklarına duyarlı herkesin, hazırlanacak olan yeni anayasa'da "hayvan hakları" ifadesinin de yer alması için çaba göstermesi, demokrasinin temel ilkelerinden olan çoğulculuk ve katılımcılık gereği, söz konusu anayasanın hazırlanmasına katılması, hayvan haklarına yönelik sorunların çözülebilmesi açısından en önemli adım olacaktır.