Öne Çıkan Yayın

`Uğurlu` Tavşan Bacağı Vahşeti

TAVŞAN BACAĞI VAHŞETİ İnsanoğlunun hayvanların tüyünden, yününden, özelliklerinden, sütünden, etinden vs. vs. yüzlerce işkence yöntemi...

karınca

        gözlem yapıp sürekli içli dışlı oldukça karınca mütehassısı olmamızı sağlamış şebelek.

bizim evde sürekli karınca bulunur. her çeşidi, kırmızı, siyah, büyük, küçük, uçan, kaçan v.s.
bu şebeleklere doğal olarak zarar vermiyoruz. bundan yüz buluyorlar, koloni koloni geliyorlar ve yerleşiyorlar evimizin her tarafına.
bazen parkelerin arasından adeta volkan gibi dışarıya akıyorlar, taşıyorlar. bir biri ardına yüzlercesi geliyor. bazen evi istila edeceklerini, mahsur kalacağımızı düşünüyorum. evin ortasında büyükçe bir alanda yüzlercesi bekleşiyorlar. bu durumlarda şunu yapıyor ve öneriyoruz: büyükçe gazete parçası alınır, sert bir kağıtla bu şebelekler bu gazetenin içine itelenir. hepsi gazete kağıdına alındıktan sonra bahçeye çıkılıp yere bırakılır. devamında volkanik patlamanın olduğu deliğe nane yaprakları konur, bir süre sonra o bölüm bir kapatıcı ile kapatılır.

arada da kendi aralarında yaptıkları isyana şahit oluyoruz. bazen fark ediyorduk, bir/bir kaç karınca birisini köşeye kıstırıp kavga ediyorlar, ciddi ciddi ya yaralıyor yada öldürüyorlar. - istila korkum boşuna değil - zavallım kıvrım kıvrım kıvranıyor, bunlar artık ellerinde ağızlarında ne silah varsa bu kıvranan, imdat dileyen karıncaya saplıyorlar. bu tür durumları gördüğümüzde saldırıya uğrayanı azat ediyoruz. mazlumdan yanayız.
öte taraftan durumu da epey ilginç buluyoruz, neden durup durup birine saldırdıklarını merak ediyoruz.
bir gün kardeşim sebebini buldu. meğer karınca dünyasında kölelik sistemi varmış. bir süre sonra köle karıncalar istismarcıya isyan ediyor, özgürlüklerini arıyor, bu sahip karıncayı öldürüyorlarmış. bizim acıyarak kurtardığımız zavallı karınca meğer köle çalıştıran bir sömürücüymüş.
karıncalar gibi uslu, emir komuta zincirinden çıkmayan, boyun eğerek sadece ve sadece çalışan karınca kolonilerinde bile isyan olduğunu, kölelerin sahiplerine isyan ederek, özgürlüklerine kavuştuklarını öğrenince aklıma benzer koloniler geldi.
umarım özellikle azerbaycan gibi totaliter sistemle yönetilen, aliyev`ler hanedanlığının zulmü altında ezilen azeri halkına örnek olur bu karınca isyanları. bir gün o halk da köle karıncalar gibi silkinip uyanır, kendine gelir ve gerçek özgürlük için isyan bayrağını çeker.

https://www.turseng.com/2013/08/karnca.html - tekrar yayındır, lüzumu üzerine.

Azerbaycan ve Hayvan Hakları Mevzuatı

azerbaycan`da yavru köpeğin canlı canlı gömülmesi
azərbaycanda bala itin canlı canlı basdırılması

Azerbaycan`da diplomamı tanıtmış (nostrifikasiya) ve o ülkede de hukuk alanında çalışma ve akademik eğitime devam etme hakkı elde etmiş olduğum için Azerbaycan hukukuna da hakimim. Hem Türkiye, hem Azerbaycan`a yönelik mesleki ve sosyal sorumluluk çalışmalarımı yürütüyorum uzun süredir.

Hem Azerbaycan sekmesine, hem de buraya Azerbaycan Mevzuatında hayvan haklarına ilişkin düzenlemeleri ekleyeceğim, Azerbaycan`da hayvanları koruma kanunu yok, daha önce de belirttiğim üzere. Azerbaycan`da hayvan hakları mevzuatına dair bir kitap derlemek de yine uzun vadeli planların arasında yer almaktadır.

Azerbaycan Respublikası İnzibati Xətalar Məcəlləsi (Azerbaycan Cumhuriyeti Kabahatler Kanunu)

Maddə 230. Heyvanlar aləmi obyektlərindən özbaşına istifadə edilməsi

“Heyvanlar aləmi haqqında” Azərbaycan Respublikasının Qanununda nəzərdə tutulan icazə olmadan heyvanlar aləmi obyektlərinin təbii mühitdən götürülməsinə və ya onlardan istifadə edilməsinə görə-

fiziki şəxslər iki yüz manatdan beş yüz manatadək məbləğdə, vəzifəli şəxslər iki min manatdan iki min beş yüz manatadək məbləğdə, hüquqi şəxslər beş min manatdan yeddi min beş yüz manatadək məbləğdə cərimə edilir.

Maddə 273. Heyvanlar aləmi obyektlərindən istifadə qaydalarının pozulması

273.0. Heyvanlar aləmi obyektlərindən istifadə qaydalarının pozulmasına, yəni:

273.0.1. heyvanlar aləmi obyektlərindən istifadənin limitləri barədə tələblərin pozulmasına;

273.0.2. dövlət ekoloji ekspertizasının tələblərinin yerinə yetirilməməsinə;

273.0.3. heyvanların yaşayış mühitinin, çoxalma şəraitinin və miqrasiya yollarının mühafizəsi üzrə tələblərin yerinə yetirilməməsinə;

273.0.4. qurumuş bitkilərin və ya onların qalıqlarının heyvanlar aləminin məskunlaşdığı yerlərdə özbaşına yandırılmasına;

273.0.5. bitki mühafizəsi vasitələrinin, onların boy stimulyatorlarının, mineral gübrələrin və başqa maddələrin (preparatların) saxlanması, daşınması və tətbiq edilməsi qaydalarının pozulmasına;

273.0.6. heyvanlar aləmi obyektlərinin vəziyyəti, sayı, onların istifadəsi haqqında məlumatların gizlədilməsinə və ya təhrif edilməsinə görə-

fiziki şəxslər beş yüz manatdan səkkiz yüz manatadək məbləğdə, vəzifəli şəxslər iki min manatdan üç min manatadək məbləğdə, hüquqi şəxslər beş min beş yüz manatdan yeddi min manatadək məbləğdə cərimə edilir. 

Maddə 274. Heyvanlarla rəhmsiz rəftar edilməsi

Heyvanlarla rəhmsiz davranmaqla onların şikəst və ya tələf edilməsinə görə-

beş yüz manat məbləğində cərimə edilir.

 

bu can, azerbaycanlı hayvanseverler grubunda bir varlığın paylaştığı bir gönderiden alınmıştı.
gruba gönderdiği `benim de tavşanım var, her yeri kemiriyor, iştebu şekilde kafeste tutuyorum` mealli bir gönderiydi.
bir hayvan hakları savunucusu olarak zaten insan sevgim minimumda, mizantropiye yöneldim yöneleceğim, ancak özellikle azeriler bu insan nefretimi körüklüyor. yaş ilerledikçe hoşgörünün azalmasının da etkisiyle özellikle bu ülkede hayvanlara yönelik kötü muamelenin bu derece yaygın ve kabuledilir olması - bir hayvan hakları grubuna eziyet ettiği tavşan fotosunu gönderme cesaretini gösterecek kadar ve daha niceleri - şahsım için son derece haklı bir dayanak oluyor.

veteriner sağlık bölümü

 

bu çalışma sisteminin ben öğrenciyken ankara hukuk`ta olmasını çok isterdim.
mükemmel bir sistem.

bu dönem aldığım son 6 ders. laboratuvar hayvanlarını yetiştirme ve sağlık dersi şimdiye kadar almış olduğum en berbat ders. sınavlar 10 nisan`da başlıyor, sırf dehşet duygusu nedeniyle daha okumaya başlamadım bile bu dersi.
çok acı verici.

bilindiği üzere hayvanlara, özellikle egzotik hayvanlara (tavşan, iguana, hamster, kuş, kapluş vs) daha fazla yardım edebilmek için (türkiye`de küçük hayvanlara yönelik bilgili/ ilgili veteriner hekim neredeyse yok) sınavsız ikinci üniversite eğitimi kapsamında, sadece kaydolarak veteriner sağlık bölümünde eğitim almaktayım, açıköğretim olarak. çok faydasını gördüm, tüm hayvan hakları savunucularına öneririm bu bölümde eğitim almayı.
6 ders ve bir aylık staj sonrasında diplomayı alıyorum inş. planım haftaiçi kendi alanımda çalışma, haftasonu ise açacağım veteriner sağlık kabininde hayvanlara yönelik veteriner sağlık hizmeti sunmak.
iki yıllık veteriner sağlık bölümü mezunları veteriner kliniği değil, veteriner sağlık kabini denilen bir tür sağlık kurumu açabiliyorlar. en önemlisi ise artık tüm veteriner medikal ürünlerini şahsen alabileceğim, eskiden her türlü ilacı sadece veterinerlikle ilgili uzmanlara satış yapabileceğini belirten medikaller yüzünden epey bir zorluk çekmiştik, özellikle pek bulunmayan, nadir veteriner ilaçlarını almaya çalışırken. 
veteriner sağlık alanında ciddi bir temelim mevcut, zira daha önce de belirttiğim üzere 2007 - 2016 arası tavşancanlarım vardı, ömürleri 8 - 10 yıl, türkiye gibi tavşan sağlığı alanında zerre kadar bilgisi olmayan ve bunu da ifade etmekten çekinmeyen veteriner hekimlerin olduğu bir ülkede 8 yıl civarı ömür tavşanlar için çok iyi bir süre.


bu ilaç epileptik hastalıklar için. yenizelanda tavşanıma 4 aylıkken yakalandığı epilepsi hastalığının tedavisinde tam 8 yaşa kadar bu ilacı uyguladım. bugün görünce çok duygulandım ve kardeşime de gönderdim fotoyu. her sabah ve akşam aynı saatte verilmesi gerekiyordu, çoğunlukla kontrol altına alınmıştı nöbetleri, ancak birkaç ayda bir, bazen daha sık, kriz geçiriyordu tüm hayatımdan çok sevdiğim tavşanım. çok zor bir durum bu hayvan dostları için, o krizin yaklaştığını hissetmek/ farketmek, belirtilere yönelik uzman olmak, nöbet süreci, nöbet sonrası ciddi şekilde yıpratıcı ve üzücüydü hepimiz için. insanın o anlarda kalbi ağrıyor, candostunla birlikte acı çekiyorsun.
bu tür hastalıkta özellikle dikkatli olmak gerekiyor, candostunun bulunduğu ortamda aniden/ yalnızken nöbet geçirmesi halinde zarar verebilecek eşyanın/ cismin bulunmaması çok önemli. çünkü bilinçsiz oluyor bu anlarda kriz geçiren can.
tavşanlara dair yazmakta olduğum kitapta tavşan hastalıkları bölümü de bulunacak ve tüm tavşan hastalıkları, bebeklik, gençlik ve yaşlılıkta tavşan bakımı/ beslenmesi/ korunması gibi hususlar detaylı olarak yer alacak inş. özellikle türkiye`de kedi köpek harici canlarla ilgili uzman bulunmadığından ve küçük/ egzotik hayvanların tedavisi oldukça zor olduğundan, tedaviden ziyade korunmaya odaklanmak gerekmektedir, canların sağlıklı ve uzun ömürlü olabilmesi için. 
kitap tavşanlarımın anısına olacak ve ressam kardeşim tarafından çizilen tüm tavşanlarımın resimleri kitapta yer alacak. bu şekilde hem özel hayata önem veren, internette özel hayata dair paylaşımdan özenle kaçınan bir insan olarak, şimdiye kadar bir kez bile görselleri ve bilgilerini paylaşmadığım hayatımın anlamı, mutluluk sebebim olan tavşanlarım tavşanlara faydalı bir kitapta resim olarak yer alarak ölümsüzleşecek. kardeşimle böyle bir karar aldık, tavşanlarımı onore etmek etmek, yüceltmek, kalıcı kılmak için. bana hayvan sevgisini aşılayan da tavşancanlarımdı. ilk onlarla sevdim hayvanları, bu üyzden zerre kadar bile hayvan haklarına yönelik bir faydam olmuşsa/ olacaksa bunu tavşancanlarıma borçluyuz.

Azerbaycan - Sistematik Sokak Hayvanı Katliamı

bu videodaki katliam xaçmaz valiliği marifeti





bu videolar da yine önceki yayında yer alan zerdab valiliğinin gerçekleştirdiği sokak hayvanı katliamı mağdurlarını içermektedir.

azerbaycan`da sokak hayvanlarına yönelik devlet politikası `kısırlaştır/ aşılat/ yaşat` değil `işkence et/ öldür` olduğu için gelişmiş ülkelerde yapıldığı şekilde ilgili suçlara karşı takip edilecek bir hukuki yol bulunmamaktadır. bu yüzden her zaman belirttiğim gibi tek çözüm azerbaycan devletine yönelik uluslararası baskı. bu da benim kullanmaktan zerre kadar haz etmeyip fersah fersah uzak durduğum, hatta tiksindiğim sosyal ağlardan baskı yapmakla mümkün. internet bataklığında  bulunmayı tercih ediyorsanız bari anlamlı bir işe yarasın, sosyal ağ hesaplarınızdan azeri yetkililere tepki gösterin. hayvanları koruma kanununun yasalaşmasını ve sokak hayvanı katliamına son vermelerini talep edin. 


24 saat çoğu zaman yetersiz geliyor bana, zira oldukça fazla sorumluluğum, yapmam gereken işler ve çalışmalar mevcut. 36 saat olmasını tercih ederdim bir günün yada hiç uyumamayı.
ilk olarak gün içinde hukuk danışmanı olarak mesleğimi sürdürüyorum, yine hukuk alanında yüksek lisansa hazırlanıyorum, hayvanlara daha fazla yardım edebilmek için 2. üniversite olarak okumakta olduğum veteriner sağlık bölümünün son 6 dersinin sınavlarına çalışıyorum - nisanda yapılacak olan, tavşanlar hakkında yazmakta olduğum kitabı toparlıyorum, kitap okuyorum - günlük rutin olarak, çocukluktan beri sürdürmekte olduğum; yine mesleki açıdan kendimi geliştirmeye devam etmek amacıyla alan kitaplarını okuyorum, bu siteye ve sitenin youtube kanalına yayın yüklemeye çalışıyorum, hem mesleki açıdan, hem de fiili olarak hayvanlarla ilgili çalışmalar yapıyorum. vs. vs. onlarca sorumluluk, gerçekten zaman yetmiyor tüm bu işleri yapmaya, olağanüstü bir çaba harcamak gerekiyor, bu yüzden zaman zaman gecikebilir siteyle ilgili çalışmalar. 
azerbaycan`la ilgili hayvan hakları ihlallerine dair görsel göndermek (video/ foto) ve hayvan hakları ihlallerine yönelik ücretsiz hukuki danışmanlık hizmeti almak için her zaman iletişime geçebilirsiniz: turseng @ gmail. com

Azerbaycan - Zerdab Şehrinde Sokak Hayvanı Katliamı

 

önceki yazılarda da belirttiğim üzere azerbaycan`da üç erk tarafından sistematik sokak hayvanı katliamı gerçekleştirilmektedir. bu görseller bu sefer zerdab şehrinden.
görselleri gönderen hayvanseverin söylemine göre bu yavrucak idarenin resmi çalışanları tarafından kurşunlandıktan sonra parçalanan akciğerinden burnuna dolan kanları silerek hayatını kaybetmiş.
ağır travmatik olaylar tabi ki, tüm bu yaşananlar, tüm hayvan hakları savunucuları için.








azerbaycan`la ilgili hukuki çalışmalarım devam etmektedir, hem devlet nezdinde -  hayvanları koruma kanununun düzenlenmesi talebine yönelik, hem de meydana gelen hayvan hakları ihlallerine yaptırım uygulanmasına yönelik. daha önce de belirttiğim üzere kardeşim ig hesabı açmıştı site adına, ben ilgili görsel ve yazıyı kendisine iletiyordum, kardeşim de yayınlıyordu sitenin hesabında. ancak ben de arada girip bakıyordum, yalnız zaten sosyal ağlar başta olmak üzere internetten nefret eden bir internet/ teknoloji karşıtı olarak giriş yaptığımda karşılaştığım haller genel olarak insanlığa, özel olarak azerilere yönelik antipatimi arttırıp şiddetlendirmekten başka bir işe yaramıyordu.

özellikle azerilerin bir kısmının son derece düşük seviyeli/ düşük kültürlü/ basit karakter yapılı, bayağı, boş, sosyal ağlarda yaşayan, gerçek hayattan kopuk, düşük zevk sahibi, entelektüalite ve genel kültürden uzak saçma sapan tipler olması antipatimi nefrete dönüştürmeye başladı ki, bu da hoş bir durum değildi tabi ki. zira bir insanın mensubu olduğu halktan nefret etmesi makul bir davranış değil, ne olursa olsun. bu yüzden kardeşimden ilgili hesabı kapatmasını istedim ve kapattı. azerilerle aramda uçurumlar mevcut, bu hususu bir kez daha gözlemleyip emin oldum.

toplumların büyük bir kısmını aptal bulan bir insan olarak çareyi sosyal ağlar başta olmak üzere internetten uzak durmakta buluyorum. farkındalığı ve zekası yüksek, analiz/ tespit/ gözlem/ muhakeme yeteneği fazla gelişmiş, her şeyi ama her şeyi anında anlayan bir insan olarak toplumun geri kalanına  tahammül etmek çok zor olmaktadır şahsım için.

yaş ilerledikçe hoşgörü ve anlayışlı olmak maalesef zorlaşıyor benim için.

azeriler başta olmak üzere toplumların cahil kesimi ayrı sorun, genel kültürü gelişmiş, kısmen entelektüel kesimi apayrı bir sorun.

özellikle azerilerde bunu çok iyi gözlemledim, cahil, boş, yüzeysel olan güruhu bir tarafa, genel kültürü internetten edinen, internette var olmaya çalışan, internette yaşayan, internet olmasa cahil kesimden bir farkı olmayacak, kısmen kültürlü kısmı iyice dehşete düşürüyor şahsımı. bunlar diğerlerinden de beter zira internetten öğrendikleri birkaç yüzeysel siyasi/ kültürel bilgiyi mal bulmuş mağribi gibi benimsiyor, asla bireysel düşünemiyorlar. kendi muhakeme yetenekleri yok zira. political correctness tamamen bu internet şebeleklerine hakim olmuş durumda.

özetle, interneti sevmiyorum, internet üzerindeki hiçbir ağı da sevmiyorum, internet karşıtı bir insan olarak şimdiye kadar yaptığım gibi toplumları hayvan haklarına yönelik bilinçlendirme/ bilgilendirme çalışmalarımı herhangi bir insanlar muhatap olmadan, iletişime geçmeden site ve youtube kanalı üzerinden devam ettireceğim.

bu site internet üzerinde yıllardır sabit şekilde istikrar göstererek devam ettirdiğim tek çalışma olup, bu yönüyle şahsım için çok önemli.

bu kadar uzun süre devam edebilmesinin tek nedeni düşük zekalı/ seviyeli/ kültürlü internet güruhu ile birebir iletişime geçmemiş olmamdır. 

bu yüzden mutluyum, sitemi bu şekilde devam ettirebildiğim için.

son olarak, azerileri sevmiyorum... :) 


azerbaycan`da `hayvansever`lerin hayvan barınağında yılanlara işkence etmesi



bu, azerbaycan`da `hayvansever`lerin sokak köpeklerini mutlak ölümden korumak amacıyla açmış olduklarını beyan ettikleri barınakta, yine aynı pek `hayvanseverler` tarafından işkence edilerek öldürülen, can çekiştirilen, her gün en az üçünün bu şekilde lime lime edildiği belirtilen can.
sadece doğası gereği yiyecek aramak için etrafta gezdiği için `hayvansever`lerce pinçik pinçik edilmiş ve bu vahşet gayet normal bir davranışmış gibi ilgili barınağın ig hesabında yayınlanmış.
azerbaycan`ın hayvanseverleri böyleyse, hayvan düşmanlarının nasıl olduğunu artık apaçık biliyoruz.
azerileri sevmiyorum, öyle bir sevmiyorum ki, bu hususu sürekli dile getirmekten haz duyuyorum, hatta çok az beyan ettiğimi düşünüyor, defalarca defalarca ifade etmek istiyorum.
bu görüntüden sonra `it`s not my fault` diyen serra yılmaz`ı anladım diyebilirim.
insan bu noktaya gelebiliyor farklı gerekçelerle/ sebeplerle.
onlarca sebebimden birisi de bu - hayvan düşmanlığı, en büyüğü bu hatta.
yılanların barınaktaki köpeklere zarar vermemesini sağlamak için onlarca yöntem varken, bu pek garip hayvanseverler bu yöntemlere başvurmayı, hayvan haklarına saygı duymayı değil, zavallı güzelim canları lime lime edip kıvranmalarını büyük bir hazla izlerken, aynı anda görüntüleyip dünyaya duyurmayı seçiyor.
azeri olarak doğduğum için çok üzgün değilim, bana bu kimliğin olumlu katkıları oldu, çok iyi bir eğitim aldım - liseye kadar, kitap okuma alışkanlığı kazandım - okul öncesi kitap okumaya başlayarak, kadın erkek eşitliğini tam olarak benimsedim, kadın erkek dostluğunu öğrendim, kadın hakları bir çok ülkeden fersah fersah ileride, ancak diğer onlarca olumsuz yön nedeniyle umutsuzum bu halktan. 






Yeni Anayasa ve Hayvan Hakları

bu metin 2013 tarihli yazım olup - https://www.turseng.com/2013/08/yeni-anayasa.html - güncel anayasa değişikliği tartışmaları nedeniyle gereği üzerine tekrar eklenmiştir. yazı yeni anayasa'da "hayvanları koruma" ifadesinin yer alması gerektiğine dair hukuki görüşümü içermektedir. 


 2007-de prof.dr. ergun özbudun başkanlığındaki heyete hazırlatılmış olan, daha sonra yeterli destek alamayınca rafa ve bilumum tozlu mekanlara kaldırılan anayasa taslağının ilk açıklanan halinin 129. maddesinde türkiye'de ilk kez çevre ve hayvan haklarının korunması ibaresinin yer almasını sağlayan, bunu da o dönemde kıyıya çıkmak isteyen yavru ayının köylüler tarafından çivili sopalarla vura vura geri itilmesi ve neticede boğularak ve aldığı yaralar sonucunda ölmesi olayının etkisiyle yapan, bu ibarenin konulmasına itiraz edenleri, söz konusu bu olayı anlatarak ikna eden, kendisi de hayvan hakları savunucusu olup, evinde 2 kedicikle yaşayan hayvan dostu nimet çubukçu gibi hayvan haklarını savunabilecek, anayasa'da hayvan hakları savunucularının uzun zamandan beri mücadele ettiği üzere "hayvan hakları" ifadesine yer verilmesini sağlayacak olan bir kaç üyenin de bulunacağı bir komisyon tarafından tartışılmasını dilediğim temel kanun.


2007-de hazırlanmış olan söz konusu anayasa taslağının açıklanan ilk halinde "çevre ve hayvan haklarının korunması" ibaresi yer alsa da, taslağın açıklanan 2. halinin 131. maddesinde "çevrenin korunması" ibaresinin yer almasına rağmen, muhtemelen bir takım bilinçsiz insanın etkisi ile "hayvan hakları" ibaresi taslaktan çıkarılmıştı.

anayasa taslağının ilk haliyle yasalaşması durumunda türkiye'de ilk kez hayvan hakları ibaresi anayasaya girmiş olacak, böylece can dostlarımız için çok büyük bir adım atılmış olacaktı. anayasasında hayvan hakları hususuna yer veren ülke sayısı beşi geçmemektedir. türkiye'nin hayvan haklarına anayasasında yer veren bir ülke olması hem ülke prestiji açısından son derece ileri bir adım olur, hem de belirttiğim gibi can dostlarımızın haklarının sağlanmasında çok fazla yararı olurdu. 

şöyle ki, halihazırda herkesçe bilindiği üzere sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik her türlü işkence, yaralama, tecavüz, öldürme v.b. suçlar t.c.k. değil, kabahatler kanunu kapsamındadır. bu nedenle samsun'da sokak köpeğini döverek öldüren adam gibi yaratıklara sadece idari para cezası verilmekte, bu yaptırım da adli siciline işlenmemektedir. halbuki, sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik işlenen suçların kabahatler kanununun kapsamından çıkarılarak t.c.k. kapsamına alınması halinde bu canlara yönelik işlenen suçlara adli para cezası, hapis cezası gibi yaptırımlar uygulanabilecek, canlara karşı işlediği suçlar da adli siciline işlenebilecektir. bu yönüyle söz konusu anayasa taslağının ilk haliyle yasalaşmış olması durumunda buna yönelik işlemlerin yolu açılmış olacaktı.

bu nedenle hayvan hakları savunucuları, hayvanseverler ve genel olarak hayvan haklarına duyarlı herkesin, hazırlanacak olan yeni anayasa'da "hayvan hakları" ifadesinin de yer alması için çaba göstermesi, demokrasinin temel ilkelerinden olan çoğulculuk ve katılımcılık gereği, söz konusu anayasanın hazırlanmasına katılması, hayvan haklarına yönelik sorunların çözülebilmesi açısından en önemli adım olacaktır.

Azərbaycanda Qanunsuz Qəssabxanalara Qarşı Mübarizə - Şikayət Yolu

 

go vegan - vegan ol - veqan ol - vahşete son ver!

Azərbaycanda çox təəssüf ki, küçələrdə, binaların arasında, həyətlərdə heyvan kəsilməkdədir, demək olar ki, hər addımda qanunsuz qəssabxanalara rast gəlmək olur. Bu şəxslər yenə çox təəssüf ki, polislərə/ müfəttişlərə rüşvət verərək bu əməllərinə davam edirlər. Bu qadağandır, heyvansevərlər olaraq bunlara rast gəldiyinizdə mütləq şikayət edin! Ötüb keçməyin! 


`İ.X.M maddə 289.0.1. baytarlıq baxışından keçirilməyən, baytarlıq (baytarlıq-sanitariya) tələblərinə cavab verməyən və ticarət üçün xüsusi ayrılmış yerlərdən kənarda heyvanların kəsilməsinə; görə

 fiziki şəxslər iki yüz manatdan üç yüz manatadək məbləğdə, vəzifəli şəxslər beş yüz manatdan altı yüz manatadək məbləğdə, hüquqi şəxslər min beş yüz manatdan iki min manatadək məbləğdə cərimə edilir.`

Buna göre, Azərbaycanda qanunsuz heyvan kəsən şəxsi/ müəssisəni və bu cinayətə göz yuman, bu cinayəti ört bas edən, müvafiq cəzanı tətbiq etməkdən imtina edən səlahiyyətliləri şikayət etmək və bu şikayəti təqib etmək yoluyla inzibati pul ştrafı tətbiq etdirmək mümkündür.

Şikayət orqanı DİN olmaqla, həm saytından onlayn olaraq, həm də 102-yə zəng vuraraq şikayət edə bilərsiniz. 

Şərh: Heç kəsilməməlidir heyvanlar ancaq mütləq kəsiləcəksə, qanuni yerlərdə bu edilməlidir, küçələrdə, nəzarətdən uzaq bir qaydada daha çox əziyyət edərək, işgəncəylə edilməməlidir.

GO VEGAN
                                               earthlings - sənədli filmə mütləq baxın

Animals are not ours to experiment on, eat, wear, use for entertainment, or abuse in any other way.

Azerbaycan ve Hayvan Sevgisi ve diğer konular

bu ünlü bir şarkıcı azerbaycan`da. adı aygün kazımova ve fotodan da görüleceği üzere donmaktan son anda kurtulmuş, bir hayvanın kürkünü koparıp giyinerek. bakü malum sibirya ile boy ölçüşecek soğuklukta bir şehir. tabi kar yağmıyor pek, ben nadiren denk geldim ancak `her ihtimale karşı tedbirli olup kürk giyinmek lazım` diye düşünüyor bu saygıdeğer halk. elbette, sibirya`da dahi giyilmemeli kürk, yalnız yersizliği kıyaslamak için örnek verdim. 

azerbaycan asıllı türkiyeli hayvan hakları savunucusu olarak, uzun yıllardır hem azerbaycan, hem de türkiye`ye yönelik hayvan hakları uğruna mücadele içindeyim.

her iki ülkedeki hayvan hakları ve ihlalleriyle uğraşmak, her iki ülkedeki hayvanlara maddi / manevi olarak yetişmeye çalışmak zorlayıcı olabiliyor.

azerbaycanlı olmam hasebiyle bu halkı ve hayvanlara yönelik anlaşılamaz sevgi, şefkat ve merhametsizliklerini iyi bildiğim için bu ülkedeki hayvanlara karşı çok daha büyük bir sorumluluk ve dinmek bilmeyen bir vicdan azabı hissediyorum, hep daha fazlasını yapmam gerekiyor hissi mevcut içimde. 

azerbaycan`dan çok küçük yaşta ayrılarak eğitim için türkiye`ye gelmiş, sonrasında da yerleşmiş olmam hasebiyle azerbaycanlılarla aramda hemen hemen hiçbir bağ hissetmiyorum. hatta hayvan sevgisinden yoksun olmalarından ötürü iyice uzaklaşıyor ve soğuyorum bu halktan. 

azerbaycan`ı bir ülke olarak beğeniyorum. çok güzel bir ülke, coğrafyası, doğup büyüdüğüm bakü şehrinin mimarisi, ferah huzurlu geniş yeşil caddeleri muhteşem. halk değiş tokuşu bu ülke için iyi olurdu diye düşünürüm her daim. herhangi bir halkla, belki ugandalılarla... :)

ortak coşku, ortak üzüntü hissetmiyorum, onları aşırı mutlu eden, etkileyen olayları dışarıdan bir insan gibi izliyorum ilgisizce. bir insan mensubu olduğu halka karşı nasıl herhangi bir aidiyet hissetmez, bu hususu ve etkilerini somut olarak kendi üzerimde hissediyorum. sadece çok çok zayıf, koptu kopacak, belli belirsiz ipince bir tel var gibi hissediyorum kalbimle bu ülke arasında. nadiren, bir azerice şarkı, azerice kitaptan bir cümle, bir filmden bir sahne, bu ülkeden bir anı, gördüğüm bir rüya aklıma geldiğinde o ipince tel hafiften çekiliyor gibi oluyor. o zaman çok çok zayıf bir hüzün hissedebiliyorum. sadece o anlarda. bu telin hala mevcut olmasına üzülerek biraz. şaşırarak aynı zamanda.

azeriler kültürlü, eğitimli, modern, kadın haklarına değer veren bir halk ancak olumsuz yönleri o kadar fazla ki, tüm olumlu özelliklerini bastırıyor, silip geçiyor nezdimde. lüks düşkünü olmaları minimalist olan şahsımı çok fazla rahatsız ediyor. less is more zira. genel olarak, lüks için yaşayan bir halk. lüks yemek, lüks giysi, lüks eğlence, lüks seyahat/ tatil, özetle lüks yaşam tek amaçları şu hayatta, çoğunluğun bir ideali, yaşam amacı, sosyal sorumluluğu yok, çok bencil bir halk. ki, hayvan sevgisizliğini bu lüks düşkünlüğüne ve bencilliklerine bağlıyorum. o kadar kendileriyle ve lüks yaşamlarıyla ilgililer ki, başka canlılara gösterebilecekleri bir ilgi kalmıyor geriye. ılıman iklimde donuyormuşçasına kürk giyen bir halk bu, her iki cinsiyle. gösteriş için yaşıyorlar.

yüzlerinde asırlardı yerleşik. o şahsımı son derece rahatsız eden ifadeyi tanımlamak için, lisede mantık/ felsefe/ psikoloji, üniversitede felsefe, sosyoloji, kriminoloji gibi aldığım dersler, üstün muhakeme/ tespit/ gözlem/ analiz yeteneğim, mesleki ve karakteristik özelliklerim yetmiyor.

sadece cahil tekebbürü diye tanımlayabiliyorum şimdilik, en iyi ifade eden tabir bu zira. ancak tek kelimeye indirme planı içindeyim, bulunca. cahil burada boş insan anlamında, boş tekebbür de diyebiliriz. dayandıkları bir neden yok yüzlerine yerleşmiş bunca tekebbür için, sebepsiz tekebbür bu. boş, bomboş, yüzeysel oldukları halde tekebbürlü olmaları şaşırtmıştır hep şahsımı. böyle olduklarının, gerçekte ne olduklarının zerre kadar farkında değiller üstelik.

tevazu, samimiyet, iyiniyet, başkalarının iyiliğini istemek, yardımseverlik gibi olumlu kavramları tespit edemedim maalesef bu halkta - büyük bir kısmında en azından. belki nadir de olsa vardır ancak ben şimdiye kadar rastlamadım. 

belki bir yüz yıl sonra düzelirler diye umut etmekteyim şimdilik naçizane.


ara ara bu tür yardım talepleri de geliyor, hayvansever bir topluluk var, birkaç kişiden oluşan.

Azerbaycan`da Sokak Hayvanı Katliamı Bir Devlet Politikasıdır!

başlıkta da belirttiğim üzere azerbaycan`da sokak hayvanlarını öldürmek devlet politikası gereğidir. linkte aralık ayında zagatala şehrinde gerçekleştirilen katliamın görüntüleri ve bilgileri yer almaktadır.

https://www.turseng.com/2021/01/zagatala.html maalesef azerbaycanda sokak hayvanları sahipsiz hayvanlarla MÜCADELE kurumu tarafından düzenli olarak öldürülüyor. 

en altta yer almakta olan fotoda ücret mukabilinde kurum işçileri tarafından katliamın gerçekleştirildiği açıkça görülüyor.

 bu katliamlara son verilmesi, zavallı güzelim hayvanların katledilmesinin karşısının alınması için sosyal ağlarda azerbaycanlı yetkililere ulaşarak tepki gösterin! tek çözüm yolu bu - uluslararası baskı! 

https://twitter.com/presidentaz 

https://twitter.com/azerbaijanpa 

https://twitter.com/azpresident


görüntüyü kaydeden hayvansever bu şekilde yazmış azerice foto altına: `soğukta ölen hayvanlar. suçlusu kim... büyük köpek galiba hastalanıp ölmüş. yavru köpek de donarak ölmüş`. azerbaycan`da türkiye seviyesinde bile barınak yok, tek bir resmi barınak var, toplan diye, bu kurum sokak hayvanlarını toplayıp öldürüyor. bu vahşetlere karşı şikayet makamı, şikayet yolu da bulunmamaktadır. devlet politikası bu yönde zira her üç erkiyle - hayvan düşmanı bir ülke.


azerbaycan`da donarak ölen yavru köpek

 

azərbaycan`da heyvana laqeydliyin səbəbi - sosiolojik təhlil

azerbaycan bakü`de sokağa terk edilen felçli tavşan


 Azərbaycanda heyvan hüquqlarının xülasəsidir bu şəkil mənim üçün.

Hər ölkənin uyğunlaşdığı bir şəkil var heyvan hüquqlarıyla əlaqədar zehnimdə, bu şəkil də Azərbaycanın heyvan hüquqlarına qarşı münasibətini xülasələyən konkret bir şəkildir.
Belə ki, bu iflic dovşanı yaxın günlərdə bir nəfər görür Bakıda, parkın ortasına tərk edilmiş vəziyyətdə. Ayaqlarında çubuqlar və pampers bağlanmış. Dərhal aparıb etimadlı bir eyrdə saxlayıb ondan sonra elan vermək yerinə - kim kömək edə bilər- deyə, bunu etmir, parkın ortasında öz halına buraxıb çıxıb gedir evinə və bir heyvan sevər qrupta şəkildəki elanı verir. 
Mən bu hadisədən çox tsirləndim öyrənincə çünki üçlü vicdansızlıq nümunəsiydi bu. 

1. Dovşanını iflic vəziyyətdə parka itlərin, soyuq havanın təhlükəsinə tərk edib gedən sahibi olan şəxs.

2. Dovşanı - yer üzündə köməyə ən möhtac olan, ən küçədə yaşaya bilməyəcək olan bir canlını parkda öz halına burxıb gedən şəxs.

3. Qrupta bu hadisəni öyrənincə dərhal gedib heyvanı xilas etmək yerinə çərənçilik edən, hadisəyə müdaxilə etməyən bir yığın `heyvan sevər` insan.
Bu üç qorxunc davranışı da etməmək üçün, bir dovşanı ölümə əl birliyiylə tərk etməmək üçün minimum vicdan, şəfqət və heyvan sevgisi kifayət olardı, hansı ki, bu üçlüdə yox idi. Nəticə olaraq, dovşan bu etinasızlıq səbəbiylə həyatını itirdi. Bu hadisəni heç vaxt yaddan çıxartmayacağam. Heyvan hüquqları müdafiəçiliyi həyatımda rast gəldiyim ən dəhşətverici, mənə ən dərindən təsir edən hadisələrdən birisiydi bu.

Azərbaycanlıların heyvan sevgisinin yox deyilə biləcək qədər az olması, heyvan hüquqları müdafiəçiliyinin və veqanizmin yenə eyni şəkildə həddən artıq az olması - digər eyni səviyyədəki m\dəni ölkələrlə müqayisədə - başa düşülür kimi deyil, bunun səbəbini təhlil edib tapa bilmirəm. 
Səbəbini tam olaraq başa düşmədiyim nadir olqulardan birisidir bu, hətta ən başlıcası belə deyə bilərəm. Litseydə psixologiya, fəlsəfə, məntiq, universitetdə isə hüquq fəlsəfəsi, hüquq sosiologiyası, kriminologiya kimi insan/ ictimaiyyət davranışlarını izah edən dərslər aldım, halhazırda bir hüquqşünas olaraq davranış elmləriylə əlaqədar oxumağa, özümü təkmilləşdirməyə davam edirəm, ancaq bir azərbaycanlı olaraq digər azərbaycanlıların heyvan sevgisi yoxsunluğunu dərk edə bilmirəm. səbəbini qismi olaraq azərbaycanlıların lüks düşkünlüyünə bağlayıram. buna görə, azərbaycan xalqı həddən artıq lüks düşükün olduğu üçün təkcə öz lüksünü fikirləşir, öz lüks yeməyinə/ geyinməyinə/ gəzməyinə/ yaşamağına əhəmiyyət verir. eqoism üst səviyyədədir bu səbəblə bu insanlarda, buna görə də, özlərindən başqa bir canlını - insan/ heyvan - fikirləşmək istəmirlər/ əhəmiyyət vermirlər. ictimai məsuliyyətləri azdır/ yoxdur demək olar ki, tam da bu səbəbdən ötəri.

Azerbaycan`da Yasadışı Kesimi Şikayet Yolu

azerbaycan`da yasadışı kesimi şikayet yolu

Azerbaycan`da ikamet etmekte olan Elkhan Mirzoev isimli hayvan hakları savunucusu Bakü`nün merkezinde farkettiği kaçak mezbahayı şikayet yoluyla kapattırmayı başarıyor. Azerbaycan`da rüşvet ve yolsuzluk sıradan bir olay olduğu için bu tür hayvan hakları ihlallerine yaptırım uygulatmak Türkiye`ye göre çok daha zor.

Metinde de zaten kaçak mezbaha sahipleri polislere rüşvet verme karşılığında bu ihlaller silsilesini gerçekleştirdiklerini itiraf ediyorlar. Azerbaycan`da hayvan hakları ihlalleri, hayvana yönelik vahşet maalesef birçok ülkeye göre çok daha yaygın, yoğun ve rüşvet nedeniyle bu ihlallerle mücadele etmek oldukça zor. İlgili kanun maddeleri ve şikayet yolunu belirtmekteyim. Bu tür yasadışı hayvan kesimi ile karşılaşan diğer hayvan hakları savunucusu Azeriler bu yolu takip ederek şikayet edebilir.

`Maddə 289. Baytarlıq haqqında qanunvericiliyin pozulması

 

289.0. Baytarlıq haqqında qanunvericiliyin pozulmasına, yəni:

289.0.1. baytarlıq baxışından keçirilməyən, baytarlıq (baytarlıq-sanitariya) tələblərinə cavab verməyən və ticarət üçün xüsusi ayrılmış yerlərdən kənarda heyvanların kəsilməsinə;

289.0.2. heyvan mənşəli məhsulların baytarlıq (baytarlıq-sanitariya) ekspertizası aparılmadan satışına və istehsalına; görə

 fiziki şəxslər iki yüz manatdan üç yüz manatadək məbləğdə, vəzifəli şəxslər beş yüz manatdan altı yüz manatadək məbləğdə, hüquqi şəxslər min beş yüz manatdan iki min


 manatadək məbləğdə cərimə edilir.`


Buna göre, Azerbaycan`da yasadışı kesim yapan şahıs/ kurum ve bu kurumlara göz 


yuman, suçlarını ört bas eden, gerekli yaptırımı uygulamaktan kaçınan yetkililere, 


şikayet etmek ve şikayeti takip etmek yoluyla idari para cezası uygulatmak mümkün.



Şikayet makamı DİN olup, hem sitesinden online olarak, hem de 102

 numaralı telefonu arayarak şikayet edebilirsiniz.

 `Qanunsuz qəssabxananın bağlanması

Qanunsuz qəssabxananın bağlanması.

Xətai rayonu, Sadıqcan küçəsində (11-nömrəli avtobusun son dayanacağı) qanunsuz qəssabxana fəaliyyət göstərirdi, düz 257-nömrəli orta məktəbin önündə - giriş qapısına 20 metr aralı. Əks tərəfdən SOS uşaq mərkəzi yerləşir – düz qarşısında. Qəssabxanada daima heyvanları və hətta bala danaları kəsirlərdi.
Bunu - yola fıskıran qanı, boğazın kəsilmə zamanı çıxan səsləri – məktəbə gedən uşaqlar görürlərdi. Çox gözəl mərhəmətlik, başqasının ağrısına acılık nümunəsidir! Əsil tolerant cəmiyyət bizim məmurların fikrincə belə formalaşır?
Nəsə. Bir neçə ay vuruşdum, bu qəssabxananı bağlanmasına nail oldum. Oranı işlədənlər deirdilər ki, "dolyanı" Xətai Rayon Polis İdarəsinin rəhbərliyinə verirlər, polis tərəfindən təzyiq çox oıdu, amma nail oldum. İndi həmin yerdə meyvə-tərəvəz dükanı işləyir. Bir neçə ay həmin yerdə heç bir fəalliyyat olmurdu - kommentdəki videonu o zaman çəkmişəm.`

Azerbaycan"da Tecavüz Edilen Köpek (Şikayet Yolu)



 İXM maddə 274. Heyvanlarla rəhmsiz rəftar edilməsi

Heyvanlarla rəhmsiz davranmaqla onların şikəst və ya tələf edilməsinə görə beş yüz manat məbləğində cərimə edilir. Azərbaycan"da bu cür heyvana əziyyət hallarına rast gəldikdə ya 102 nömrəli telefona zəng edərək yada Daxili İşlər Nazirliyinə online olaraq https://mia.gov.az/ müraciət edərək şikayət edin. Hər cür heyvana əziyyət halı şikayət ediləbilər. Küçədə dovşan, pişik, it vs heyvan satışı edənlər, küçə və ya öz heyvanlarına əziyyət edənlər vs hərcür rəhmsiz rəftar halı şikayətə bağlıdır. Görməzlikdən gəlməyin, bəlkə də o halı görən və o heyvanın xilas olmasına səbəb olacaq olan yada öldürülmüşsə hüququnu axtaracaqolan sizsiniz. MÜTLƏQ ŞİKAYƏT EDİN! ŞİKAYƏTİNİZİ TƏQİB EDİN! NƏTİLƏCƏLƏNDİRİN!
heyvan hüquqları müdafiəçisi bir hüquqşünas olaraq malik olduğum heyvan hüquqlarına dair saytımdakı https://www.turseng.com/p/azerbaycan.html - azərbaycan`da heyvan hüquqları pozuntularına dair hər cür vizual və ya yazılı məlumatın yer aldığı bölmə.
#azerbaycan #earthlings #turseng #hüquq #peta #heyvan #heyvanaəziyyət #azərbaycan

Ağzı Telle Bağlanan Eşeğin Kurtarılması

 

Ağzı Telle Bağlanan Eşeğin Kurtarılması (hayvana eziyeti şikayet yolları)

1. videoda hayvana sahibi tarafından eziyet edilmesi söz konusu, zavallı güzelim eşeğin ağzı bağlanmış sahibi tarafından, bu şekilde ölüme terk edilmiş. https://www.turseng.com/2012/08/kendi... - KENDİ HAYVANINA EZİYET EDEN ŞAHISLARI ŞİKAYET DİLEKÇESİ

2. https://www.turseng.com/2012/08/sahip... - SAHİPSİZ HAYVANLARA EZİYET EDENLERİ ŞİKAYET DİLEKÇESİ

3. https://www.turseng.com/2015/01/hayva... - Sahipli hayvana 3. kişinin eziyet etmesi TCK 151/1-2 uyarınca ceza davası açılır, bu hukuka aykırılıkta başvuru yapacak olan sadece hayvanın sahibidir. Ceza Mahkemeleri Savcılık Ceza davası açılır

ermenilerin karabağ`dan ayrılırken hayvanları öldürmesi



ermenilerin 30 yıl sonra kurtarılan karabağ`dan giderken canlı cansız tüm varlıkları yakıp yıkması, yok etmesi...
bu halk gelmiş geçmiş en barbar halk olabilir. 
canlı cansız her türlü varlığa düşmanlar. 
bu bitmek bilmeyen düşmanlık ve hırs kendi kendilerini yok edip bitiriyor öte yandan.
nefret dolular, sebebi anlaşılamaz biçimde.
binlerce arı kovanını yakmış oldukları da görülüyor ilgili videodan.

bu fotoda domuzları öldürdükleri görülüyor
domuzun ölüm anında anlam veremeyen bakışlarla bakıp sebebini soruyor gibi olması kalbimi sızlattı.
bir canlının gözlerinin içine bakarak ve de gülerek ateş edip öldürebilecek kadar nefret dolu olmak dehşetverici...
ermenilerin hayvanlara yönelik vahşeti

bu tür uluslararası vahşet içerikli görsel ve bilgilerle karşılaştığınızda peta vahşet ihbar hattı - şu linkten ihbar edin.
bu tür vahşetlere sadece üzülmek ve ah vah etmekle yetinmeyin, harekete geçin, şikayet edin, takip edin, yaptırım uygulatın.

Azerbaycan - Zagatala Şehrinde Belediyelerin Sokak Hayvanlarını Katletmesi

 azərbaycan`la əlaqədar sosial şəbəkələrdə və ya realda rast gəldiyiniz heyvan hüquqları pozuntularını bu epoçta göndərə bilərsiniz: turseng @ gmail. com

azerbaycan zagatala şehrinde belediyeler sokak hayvanlarını uluorta kurşunlayarak öldürüyor. azerbaycan hayvan hakları ihlallerinin merkezidir. bu tür ihlallere karşı şikayet mercii de bulunmamaktadır zira belediyelerin sokak hayvanlarını öldürmesi yasaldır. kısırlaştır aşılat yaşat ilkesi bu ülkede geçerli değildir. aslolan öldürmektir yaşatmak değil.

Azerbaycan Zagatala`da Belediyelerin Sokak Hayvanı Katliamı - 1


azerbaycan"da belediyelerin sokak hayvanlarını yasal bir şekilde öldürdüğüne dair belge.
azerbaycan`da sokak hayvanlarını öldürmek bir hükümet politikasıdır, yürütmenin utancıdır, yüz kızartıcı rezaletidir. 
sahibsiz itleri mehv eden fehle - sahipsiz köpekleri öldüren işçi demek, sokak köpeği öldürme karşılığında 93 manat yevmiye almışlar.
1950`lerin türkiye`sini hatırlatmaktadır bu hayvan hakları ihlali, zira o dönemde türkiye`de de kuyruk hesabı yevmiye verilirdi. her kuyruk için belirli bir tutar öngörülmüştü. 

Azerbaycan Zagatala`da Belediyelerin Sokak Hayvanı Katliamı - 2


Azerbaycan Zagatala`da Belediyelerin Sokak Hayvanı Katliamı - 3

azerbaycanlı yetkililerin sosyal ağ hesaplarına yazarak sözkonusu bu katliamlara son verilmesinin talep edilmesi gerekmektedir.

azerbaycanlı yetkililere yönelik uluslararası baskı dışında birçözüm yolu maalesef mevcut değildir zira yukarıda da belirttiğim üzere azerbaycan`da bu tür sokak hayvanı katliamları yasaldır, merkezi idarenin bilgisi dahilinde gerçekleştirilmektedir.


Azerbaycan Hayvan Hakları İhlalleri - ek

 

facebook`ta tavşan eti reklamı 
daha önce de defalarca vurguladığım gibi azerbaycanlılar kadar hayvan sevgisinden yoksun, hayvanata karşı merhametiz, şefkatsiz başka bir halk mevcut değil.
bu hususu tam algılayabilmek için en az bir ay azerbaycan`da bulunmanız gerekmektedir.
örn. favorit diye bir markette alışveriş yaparken izlenmek üzere tavukların canlı kesim videoları yayınlanıyordu. bunun dışında büyükçe bir akvaryumda lağım gibi bir suyun içinde bakımsız, oksijensizlikten zerre kadar nefes alamayan, tek bir soluk için çaresizce kıvranan, vücudunun çeşitli bölgelerini akvaryum içindeki bilumum ıvır zıvıra takarak yaralayan zavallı çaresiz balıklar bir tek benim vicdanımı sızlatıyordu. müşteri birini seçiyor ve satıcı bir saniye önce nefes alan/ yaşayan canlıyı oradaca canlı canlı kesip biçip teslim ediyordu. 
tüm bunlar vahşetti. dayanılmaz bir vahşet.
karşı çıkmanın oldukça zor olduğu bir vahşet. 
uyarıp daha iyi koşullarda bakılması gerektiğini beyan ettiğinizde ise yüzlerinde o tiksindirici yılışık sırıtışla dinleyip bön bön bakmakla yetiniyorlardı. tek ifade edebildikleri oldukça az maaş aldıkları, aç sefil süründükleri oluyordu, alakasız bir şekilde, zaten azerbaycan`da duyacağınız iki laftan birisi budur - para/ maddiyat/ manat/ geçinememe. diğeri `ben türkiye`ye gelsem çalışabilir miyim, türkiye`ye gelmeme yardımcı olur musunuz?` niye? öyle! kullanılmaya çalışılıyormuş gibi hissettirmekte üstlerine yok bu halkın. 
hayvanlara kötü davranmayı parasızlıkla ilişkilendiren, `biz neler çekiyoruz, insan gibi yaşayamıyoruz, sen hayvanlardan bahsediyorsun` diye tepki gösteren bu güruhun, sefil, çaresiz, yoksul olmalarının asıl sebebinin sırf hayvanlara yönelik kötü muamelede bulunmalarına, merhametsiz, şefkatsiz, bencil, açgözlü, paragöz, sevgisiz olmalarına bağlamaktan bile aciz olduklarını belirtmek gerek. bu kadar kötü oldukları için bu halde olduklarını idrak bile etmiyorlar. 

yine sosyal ağlarda yapılan duyurulardan birisi - zagatala şehrinde idare tarafından öldürülen canlar

idea - sokak hayvanları ücretsiz tedavi/ kısırlaştırma/ aşılama işleminden geçiren kurum. hayvanseverler bu kuruma götürebilir sokak hayvanlarını.

yasadışı bir şekilde sincap satan bir petshop

yasadışı hayvan satışı
azerbaycan`da hayvan hakları ihlallerini 102 numaralı telefonu arayarak ihbar edebilir, yaptırım uygulanmasını sağlayabilirsiniz. 
ayrıca, iç işleri bakanlığının kendi sitesinden online başvuruda bulunmak da mümkün.