Öne Çıkan Yayın

`Uğurlu` Tavşan Bacağı Vahşeti

TAVŞAN BACAĞI VAHŞETİ İnsanoğlunun hayvanların tüyünden, yününden, özelliklerinden, sütünden, etinden vs. vs. yüzlerce işkence yöntemi...

kürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Rus Kürk Endüstrisi Vahşeti - Çığlık atan Çinçillalar, Başı Testereyle Kesilen Tavşanlar ve diğerleri

https://www.turseng.com/search?q=k%C3%BCrk
kürk vahşeti ile ilgili sitede mevcut olan onlarca yazı ve görsele ulamak için linke tıklayın.
peta bu kez rus kürk endüstrisi vahşetini görüntülemiş, yukarıdaki youtube linki de bu görüntüye ait.
bu tür hayvan hakları ihlalleriyle ilgili vahşet içerikli görsellerin izlenmesi, yazıların oknuması elzemdir, hayvan hakları savunucuları olarak gözümüzün/ zihnimizin açılması ve hayvan haklarına yönelik daha fazla/ yoğun şekilde çalışmamızın sağlanması için. günlük yaşantımıza devam ederken bazen bu vahşetleri unutabiliyoruz, şu anda ben şu cümleleri yazarken bile yüz binlerce çaresiz can zulme uğruyor, şiddete maruz kalıyor ve milyarlarca insan sanki böyle bir vahşet yokmuş gibi günlük yaşamına mutlu mesut devam edebiliyor.
bu yüzden bu tür görsel ve yazıları izleyip okumak gerekmektedir, mücadele azmimizi bir an bile düşürmemek/ arttırmak için.


yabancılaşma


yabancılaşma - daha önce de hem sitede, hem de kanalda birkaç kez belirttiğim üzere her kesimden insanda görülen bir davanış şeklidir. insanoğlu kah kendisine, kah çevresine, kah da belirli olaylara karşı bir anda yabancılaşır, kendini kendinden/çevresinden/olaylardan soyutlar. 
yukarıda yer verdiğim ekran görüntüsündeki diyalog da bu olguya bir örnek teşkil etmektedir. 
şahıslar özellikle bu mezbaha vahşeti gibi olaylar karşısında dehşete kapılıp kendilerini/dinlerini/inançlarını soyutlayarak belli başlı/klişe/bilindik bahanelere sığınıyor/arkasına saklanıyor, böylece yine bir başka rahatsızedici davranış olan vicdan rahatlatmaya başvuruyorlar. yukarıdaki örnekte bilumum hayvanı katlederek canını alan bir insan - tam anlamıyla - kendini olaydan soyutluyor, koşer kesimi vahşetengiz bulurken, kendi kesimini savunuyor/aklıyor/paklıyor.
halbuki koşer kesim = helal kesim. yok birbirinden farkı.
go vegan, go cruelty free. 
koşer kesim - yahudilikte kesim

                                                   helal kesim - islam`da kesim
bir başka yabancılaşma örneği de osmanlı`da padişahların erkek, bazen de kadın, bilumum yakınlarını zalimce/gaddarca öldür(t)mesinde de ortaya çıkar. uzun yıllar önce bir kitap okumuştum kralların (hristyanların) yakınlarını öldür(t)mesini yeren bir islami yazara ait.
yine benzer yabancılaşma olgusu sözkonusuydu.. tipik ybancılaşma örneğiydi. kendi dininin hükümlerine göre yönetilen bir devlette işlenen cinayetler bu şahsa göre gayet normaldi/olması gerekendi/devletin selameti için zaruriydi. aslında aklına bile gelmemişti eminim o saçma kitabı yazarken bu kıyaslama, o kadar normaldi bu zata göre bu vahşetler.
halbuki, her iki dine de dayanılarak işlenen bu cinayetler eşitti, cinayet cinayetti, birbirinden zerre farkı bulunmamaktaydı. bir eylemin hukuka/vicdana/etik değerlere uygun olup olmadığı dayndığı dine göre/dini hükümlere göre deyişmez/ayrıcalık sözkonusu olmaz.

TAVŞAN - YERYÜZÜNDE YARDIMA EN FAZLA MUHTAÇ OLAN CAN



mezbaha - ölümü farkeden tavşancanın acı ve korku dolu bakışları. ölmek istemiyorlar, yaşama isteğine sahipler, öleceklerini hissedince tiz bir çığlık atıyor bu zavallı güzelim sessiz canlar.
tavşanlar - her zaman belirttiğim gibi maruz kaldığı onlarca vahşet nedeniyle diğer hayvanlardan daha fazla yardıma ihtiyaç duyan canlar olup, bizzat benim de 10 yıl boyunca candostlarımdı. bu sebeplerden ötürü, bu canlara yönelik özel bir sevgim/ilgim/hassasiyetim/zaafım mevcut.

TAVŞANLAR BU ŞEKİLDE SÖMÜRÜLÜRLER:

1. Et amaçlı - MEZBAHA VAHŞETİ, doğumdan son ana kadar şiddet/işkence/eziyete tabi tutulur ve en nihayet mezbahalarda acı dolu ölüme maruz bırakılırlar. 
                                                       
tavşan - acı/korku/ölüm bu zulmü reva gören/yaptıran  ve yapanların birebir aynı akibeti yaşamaları en büyük dileklerimden birisidir.

solda korku ve sağda ölüm -  tavşan mezbahası
10 yıl boyunca tavşanlarıyla adeta onları kutsallaştırarak, kendisinden bile daha fazla değer verip, tüm yaşamını bu canların üzerine kurup, her anını bu kıymetli canlara endeksleyerek yaşamış bir tavşansever olarak bu fotonun şahsıma yaşattığı acıyı kelimelerle ifade etmemin mümkünatı yok.
tavşan eti - vahşettir/katliamdır, bu vahşete/katliama dur de! tavşan eti tüketme/tüketenlere engel ol, gerçeği anlat! vahşete karşı çık!
tavşan yünü işkencesi - bir diğer işkencedir zavallım güzelim hayatımın anlamı tavşanlara yönelik! tavşan yünü - angora giyme! satın alma/aldırma! angora yününe hayır! satan firmaları boykot et! email at, satmamalarını, bu vahşete son vermelerini talep et!
DEVAM EDECEK...


diğer önemli hususlar: av, kürk, sirk, üretim v.s. bu hususlara yönelik ayrıca eklemeler yapacağım inş. bu yazıya. 

bir de türkiye'ye yönelik bir husus mevcut ki, onu da ekleyeyim: türkiye'de hayvansever olarak isimlendirilen güruhun aslında hayvansever değil, kedi köpeksever - hatta fetişisti olması, sırf bu nedenle tavşan gibi diğer canların yaşam hakkını önemsememesi, bu uğurda mücadele etmemesi. örn. petshop'larda hayvan satışı yasaklansın! şeklinde bir cümle kurmaktan bile aciz bu güruhun hatırı sayılır ölçüde büyük bir kısmı. 

                                                     *****

bu kısım şu şekilde iletir taleplerini: "petshop'larda kedi köpek satılmasın!". hatta bir kısmı bu amaçla petshop sahipleriyle görüşüp ikna eder ve bu petshop'larda kedi köpek satılmaz, ama tavşan, hamster, ördek, balık, iguana v.s. satışı tüm hızıyla devam eder. dükkanlarının dışına da "kedi köpek satışımız yoktur" diye yazarlar, zira kendilerine "hayvansever"lerden bu şekilde bir talep yöneltilmiştir - kedi, köpek satma. bunun meali şudur: diğer hayvanları sat. çünkü onlar umrumuzda değil. ölseler de, işkence görseler de, yaşam hakları ellerinden alınsa da, sağ kalsalar da bizim için bir. kedi - köpeklerimize bir zarar gelmesin de, diğerlerine ne olursa olsun. 

                                                    *****
hayvansever kisvesi altında "çaba" göstermeleri, bu yönüyle hayvanlara daha fazla zarar veriyor olmaları nedeniyle bu güruha hayvan düşmanlarından daha fazla antipati duymaktayım. ek bilgi, bu güruh kedi köpekleri için tavşan/kuzu/av hayvanı içerikli mama ve aksesuar almaktan da çekinmez. kedi köpek sahiplendirir, diğer yanda bahçesinde beslediği hindi ve tavukları kesip yer, yumurtalarını satar. böyle de embesildirler. 
yukarıdaki linkte tavşan kesimhanesinden fotolar mevcut. videoları da ekleyeceğim inş.

SİTENİN YOUTUBE KANALI

sitenin youtube kanalı mevcut, artık yayınlarda bulunan tüm videoları bu kanala yüklemekteyim. hem derli toplu, kolay ulaşılabilir bir kaynak oluşturması, hem de farklı kaynaklardan yüklediğim/link verdiğim videoların bir süre sonra kalkmış/kaldırılmış olması hasebiyle ortaya çıkan sorunların önlenmesi amacıyla: EARTHLİNGS- YOUTUBE KANALI 
ilaveten, sitenin sayfalar bölümüne hayvan haklarına yönelik güncel haber, eylem ve dilekçelerin kolaylıkla takip edilebileceği bir de GÜNCEL sayfası ekledim. 
son eklenenler: 
UYARI: Görsel + 18 olup, kalp, sinir ve ruh hastaları ile reşit olmayan şahısların dikkatli olması önerilir.

                                          FOK VAHŞETİ

                                              SATIN ALMA SAHİPLEN!

                                             ANGORA TAVŞANI YÜNÜ İLE İLGİLİ KISA BİR VİDEO DAHA!

                                           HAYVAN DENEYİ VAHŞETİ!

                                   tom cruise ve scientology ve hayvan hakları ihlali. bu yaratık tam bir idiot!

ÇİN KÜRK TİCARETİNDE TAVŞANLAR - İMZA ATIN!

bu fotodaki yüzlerce can işkence ile öldürülmeyi bekliyor, kürkleri için. 

tavşanlara yönelik hassasiyetim, azami sevgim, zaafım, bana ızdırap veren düşkünlüğüm biliniyor. bir süredir yeni yazı yazamamaktayım bazı özel nedenlerle. bir tek böyle çok önemli ve acil durumlarda yazmak zorunda kalıyorum. 
bu vahşet hakkında detaylı bilgi edinmek, peta'nın bu vahşete karşı başlatmış olduğu imza kampanyasına katılmak için linke gidin: Rabbits Hit, Hung Up, and Skinned Alive in the Chinese Fur Trade 
Bu konuya dair bilinçlendirme çalışmaları yapmak ve yoğun katılım sağlamak elzemdir, çevrenize duyurun, herkese anlatın, ilgili peta linkini her yerde paylaşın! 


BAŞLIKSIZ YAZI - BEN BU YAZIYI KENDİME YAZDIM


üniversite hayatım epey zor geçmişti, okul çok zordu, sürekli ders çalışıyordum. bazen final dönemlerinde üç günde sadece yarım saat, o da onlarca not, kitap ve kanunun serili olduğu kanepenin ancak yarısına kıvrılarak, cenin pozisyonunda olmak üzere uyuduğum vakiydi. 
her neyse, epey az uyuyor, hayatım her anını ders çalışarak geçiriyordum. özellikle bir hayli verimli olan geceler çok değerliydi benim için. çok geç saatlere kadar çalışıp geç uyuduğum için sabah namazlarına kalkamadığım günler oluyordu. yine sabah namazına kalkamadığımız bir günde çok yakın bir arkadaşım (ki, kendisi aynı zamanda liseden arkadaşımdı, üniversite döneminde de farklı okullarda olsak da aynı yurtta kalıyorduk) durup dururken şöyle dedi: "ya biz acaba gerçekten inanmıyor muyuz namazı kaçırdığımız için cehennemde yanacağımıza, yani düşünsene, kesin olarak böyle ateşlerde cayır cayır yanacağız. buna gerçekten inansak mutlaka ne olursa olsun sabah kalkmaz mıydık namaza? nasıl ki, örn. sınavımız olduğunda mutlaka hemen kalkıyoruz, hiçbir şekilde uyuduğumuz için sınavı kaçırmıyoruz, çünkü sınava gitmezsek dersten kalacağımızı biliyoruz, o zaman nasıl oluyor da namazı kaçırırsak yanacağımızı bildiğimiz halde sabah kalkmıyoruz?".
ben de açıkçası epey bir sinirli ve zor bir insanım. hele de üniversite döneminde ders stresinden iyice ruh gibi dolaşıyorum ortalıklarda, aklımda sadece okul var. bu arkadaş böyle söyleyince, doğal olarak çok kızdım, "yaaaa ne diyorsun, saçma saçma konuşuyorsun. yok, inanmıyor muyuz gerçekten acaba, bilmem ne. saçmalama ya, öf, tabi ki, inanıyoruz, ne alakası var inançla, kalkmak istiyoruz ama geç uyuduğumuz için kalkamıyoruz, olabilir. zaten kazasını kılıyoruz" diye bayağı bir kızdım, bağırdım.
okul bitti tabi, iş hayatı başladı. yıllar geçti, ben hayvan hakları savunucusu bir hukukçu oldum. hayvanların dertlerini dert edindim, hayvan hakları için hem mesleki, hem de sosyal sorumluluk anlamında uğraşmaya başladım. ancak sıklıkla bu arkadaşın bu beni zamanında bir hayli sinirlendiren lafları aklıma geliyor. şöyle ki, tüm dünyada her çeşit hayvana yapılan binlerce eziyet, işkence, zulüm, ölüm varken ben bir hayvan hakları savunucusu olduğum halde nasıl üzüntüden kahrolmuyorum, nasıl canlar için uğraşsam da bir taraftan normal yaşamıma devam edebiliyorum? canlar bu dehşetengiz işkencelere tabi kalırken ben nasıl yiyip içip gezip dolaşabiliyor, mutlu olabiliyor, gülüp konuşabiliyorum? şu anda bile binlerce can mezbahalarda, kürk endüstrisinde, deney, av, sirk, v.s. gibi onlarca alanda kelimenin tam anlamıyla işkence görürken ben nasıl günlük yaşamımı sürdürebiliyorum. yoksa gerçekten çok üzülmüyor muyum? yani, bu normal değil ki...
milyonlarca can halihazırda eziyet görmeye devam ederken mutlu olabilmem, eğlenebilmem, özetle yaşamımı normal bir şekilde devam ettirebiliyor olmam normal değil. yani, eğer çok çok üzülüyor, gerçekten tam anlamıyla o canların çektiği acıları kendi bedenimdeymiş gibi hissedebiliyor olsam, şu anda oturup bunu yazmak yerine eziyet görmelerini fiili anlamda engellemem gerekmez miydi? örn. onlara eziyet edilen yerleri yıkmam, canlara eziyet edenleri bertaraf etmem, canları hukuki veya bilinçlendirme çalışmaları yaparak değil, doğrudan fiili olarak, eylemde bulunmak suretiyle kurtarmam gerekmez miydi? yoksa gerçekten o kadar üzülmüyor muyum? 
son zamanlarda o bir zamanlar kızdığım arkadaşımın cümleleri kulağımda yankılanıp duruyor, bu sefer farklı bir konuya uyarlanmış olarak: hayvan haklarına...
gerçekten bir canlının ellerine ayaklarına kaynar katran dökülüp canlı canlı kaynar suda haşlandığı, bir canlının insan refahı için zehirlenerek öldürülmek suretiyle deneylere tabi tutulduğu, bir diğerinin başına sivri aletlerle vurularak kürkü için öldürüldüğü vs. binlerce işkencenin yapıldığı veya yapılmaya devam edeceği bir dünyada normal yaşantıma hiçbir olay olmamış gibi devam edebiliyor olmam hiç normal değil.
ankara'da 4 aylık yavru tavşana tecavüz edip, belini ve iki kolunu kırarak öldüren 13 yaşlarında bir geberik pislik "çocuk" ve aynı geberiklikte annesi sırf hayvanları koruma kanununun tck kapsamında değil, kabahatler kanunu kapsamında olması hasebiyle yaptırımsız kaldı. bu durumda eziyetle öldürülen o zavallı gözümün bebeği yavru tavşancanın kanının yerde kalmasına nasıl göz yumabildim, nasıl bu iki pisliğe fiili yaptırım uygulamadan durabildim. o kadar üzülmemiş miydim yoksa?! hakkında sadece şikayet dilekçesi yazıp hukuki yaptırım uygulatmak için uğraşacak kadar mı üzülmüştüm sadece? kanını yerde koymayacak kadar değil yani, öyle mi?! 
mesele şu ki, hayvan hakları ihlallerine çok fazla üzülüyor olsak da, canımızdan can gitmediği, o eziyetler doğrudan bize yapılmadığı için "O KADAR" çok üzülmüyoruz. sadece şikayet edip hukuki yaptırım uygulatmaya çalışacak ve bilinçlendirme çalışması yapacak kadar üzülüyoruz, öcünü alacak kadar, fiili yaptırım uygulayacak kadar değil. harekete geçip canları fiili olarak kurtaracak kadar değil. çünkü o acıyı yaşayan bizim bedenimiz değil.

                                        6:21'e dikkat. beni etkileyen bir an o an. 













harvey nichols

tavşan, rakun ve mink kürkü satmakta olan ticarethane.
+18 http://features.peta.org.uk/origin-assured-fur/ +18
linkte peta'nın kürk karşıtı kampanyası mevcut. peta kampanyaları etkindir, bu yüzden bu markaya karşı başlatılmış olan kampanyaya destek verilmesini önermekteyim herkese. 
linkteki çalışmayı oku, video'yu izle, paylaş ve harekete geç! diyor peta. gerçek hayvanseverlerin de bunları yapması gerek bir an önce.

TAVŞAN - TÜM HAYVANLAR İÇİNDE EN FAZLA YARDIMA MUHTAÇ CAN

her zaman belirttiğim gibi maruz kaldığı onlarca vahşet nedeniyle diğer hayvanlardan daha fazla yardıma ihtiyaç duyan can.

http://www.peta.org/...eta%20twitter&utm_medium=promo linkte peta görsellerle belirtmiş bu hususlardan bir kısmını. bir çok husus eksik, örn. av, kürk, sirk, üretim v.s. bir de türkiye'ye yönelik bir husus mevcut ki, onu da ekleyeyim: türkiye'de hayvansever olarak isimlendirilen güruhun aslında hayvansever değil, kedi köpeksever - hatta fetişisti olması, sırf bu nedenle tavşan gibi diğer canların yaşam hakkını önemsememesi, bu uğurda mücadele etmemesi. örn. petshop'larda hayvan satışı yasaklansın! şeklinde bir cümle kurmaktan bile aciz bu güruhun hatırı sayılır ölçüde büyük bir kısmı. 

                                                     *****
bu kısım şu şekilde iletir taleplerini: "petshop'larda kedi köpek satılmasın!". hatta bir kısmı bu amaçla petshop sahipleriyle görüşüp ikna eder ve bu petshop'larda kedi köpek satılmaz, ama tavşan, hamster, ördek, balık, iguana v.s. satışı tüm hızıyla devam eder. dükkanlarının dışına da "kedi köpek satışımız yoktur" diye yazarlar, zira kendilerine "hayvansever"lerden bu şekilde bir talep yöneltilmiştir - kedi, köpek satma. bunun meali şudur: diğer hayvanları sat. çünkü onlar umrumuzda değil. ölseler de, işkence görseler de, yaşam hakları ellerinden alınsa da, sağ kalsalar da bizim için bir. kedi - köpeklerimize bir zarar gelmesin de, diğerlerine ne olursa olsun. 
                                                    *****
hayvansever kisvesi altında "çaba" göstermeleri, bu yönüyle hayvanlara daha fazla zarar veriyor olmaları nedeniyle bu güruha hayvan düşmanlarından daha fazla antipati duymaktayım. ek bilgi, bu güruh kedi köpekleri için tavşan/kuzu/av hayvanı içerikli mama ve aksesuar almaktan da çekinmez. kedi köpek sahiplendirir, diğer yanda bahçesinde beslediği hindi ve tavukları kesip yer, yumurtalarını satar. böyle de embesildirler. 
yukarıdaki linkte tavşan kesimhanesinden fotolar mevcut. ben bunun videosunu izlemiştim, ancak daha sonra eklemek için bulamadım. bu videoya herhangi bir yerde denk gelen olursa burada paylaşsın veya bana iletsin. bu vahşeti cümlelerle açıklamak mümkün değil zira, ancak o video izlenerek tam gerçeğe varılabilir.

kürk kullanan ve/veya satan firmalar

kürk vahşetine karşı yeterince mücadele ediliyor mu?
bence hayır, zira halen kürk üretilmekte, görgüsüzler tarafından giyilmekte, canlar işkencelerle öldürülmektedir. yeterince çaba göstermiş, yeterince çalışmış olsak bunlar şu anda gerçekleşmeye devam etmez, vahşet sona ermiş olurdu. bu durumda, çalışmaya devam! sol frame'deki kürk vahşetini baştan sona izlemeye de tamam! üzülürüm, kötü olurum demeden, diyemeden! izlenmeli ki, vahşet algılanmalı, izlenmeli ki, yeterince azimle çalışılmalı, izlenmeli ki, bu vahşet kararlılıkla durdurulmalı!
kelimenin tam anlamıyla kanlı para çarkının dönmesine sebep olan, söz konusu kanlı para çarkını bizzat döndüren, ürünlerinde kürk kullanarak ve/veya mağazalarında kürk ve kürk ürünleri satarak, her yıl yüz binlerce canlının elektrik verilmek, suda boğulmak, canlı canlı derisi yüzülmek, başına sert darbeler indirilmek suretiyle, bin bir türlü işkence uygulanarak öldürülmelerini sağlayan, canlıların sırtından para kazanan ticari mekanlar. 
kürk kullanan markalara bir kaç örnek: jean paul gaultier, karl lagerfeld, giorgio armani gibi marka tasarımcılar.
türkiye'de kürk satan firmalardan birisi de, ebru şallı ve eşinin sahibi olduğu ykm mağazaları.
vitrinler kansız olsun diyenlerdenseniz, girdiğiniz bir mağazada gerçek kürk satıldığını gördüğünüzde hemen bir şikayet formu talep ederek "söz konusu mağazada kürk satıldığı sürece bir daha alış veriş yapmayacağınızı, hayvana zulme ve işkenceye karşı olduğunuzu" yazarak şikayetinizi yetkililere iletiniz. bu eylemi kürk sattığını bildiğiniz mağazaların email, faks, telefon biglilerini kullanarak da müşteri temsilcileri veya halkla ilişkiler yetkilisine iletmeniz durumunda hayvan haklarına yönelik çok büyük katkı sağlayacağınızdan emin olabilirisiniz.
(bkz: kürk giyen ünlüler),
(bkz: kürk karşıtı ünlüler),

kürke hayır platfomuna destek vermek ve kürk vahşeti hakkında bilgi edinmek.
----------------------------------------------------------------------------------------------------
kürk dehşeti

oscar de la renta modaevi'nin de bu seneki paltolarda kürk detayları kullanarak içlerine dahil olduğu, kapitalizmin kanlı para çarklarından kürk vahşetinin devam ettirilmesine neden olan kan içen işletmeler.

unutmayalım, kürk giysi değil, %100 canlı.

kürk işkencesi - elektrikle acı çektirerek bir yaşam sonlandırılıyor

-------------------------------------------------------------------------------------------------
ek: sol frame'de 2. video kürk vahşeti + 18 başlıklı olup, kürk vahşetini yakinen inceleyip anlayabilmek için evleviyetle izlenmesini öneririm. "ben dayanamam, üzülürüm, çok kötü olurum" demeden, sizin bakmaktan kötü olduğunuzu, o canların yaşadığını, bunları yaşarken çektikleri acıyı unutmadan, bu acıyı/vahşeti/işkenceyi açıkça algılayabilmek, iliklerinizde hissedebilmek ve bununla yeterince ve azimle/istekle mücadele edebilmek için mutlaka baştan sona videoyu izleyin. 

KÜRKE HAYIR ve Ebru Şallı

"sevgili nefesseverler, hoşgeldiniz!" şeklinde başlayan cümleler kurma yeteneğine sahip insan.
dün akşam kardeşim tv'de zap yaparken, ben de kitap okurken, develer tellal iken, pireler berber iken v.s. aniden bir kanalda dönen tanıtımda on parmağında yetmiş marifet sunucunun kullandığı bu cümle ile irkilip hemen tv'ye baktım. devamında silikonlu dudaklarını büze büze tv'den yüzümüze doğru "füfüfüfüfü" şeklinde sesler çıkaran bu bayanı görünce kardeşimle şok geçirmiş gibi tv'ye bakakaldık, baktık baktık, sonra kontrol edilemeyen bir gülme durumuna geldik. tanıtıma bakıp bakıp güldük.
dilimize kazandırdığı bu "anlamlı" kelime için kendisini "tebrik" ediyorum.
"nefessever" ne kadar ilginç ve estetik bir kelime... işte, kitapsever, hayvansever gibi "nefessever"...
zaten hangi kelimenin arkasına "sever" eklense çok anlamlı bir kelime ortaya çıkar. öyle bir kelimecik işte bu "sever"...
zaten hem kürk giydiği, hem de eşinin sahibi olduğu ykm-de tüm kürk karşıtlarının haklı ve yerinde tepkisine rağmen halen ve ısrarla kürk ürünleri sattıkları için bu bayan ve eşine büyük bir tepkim var.
kürk karşıtlarına ve eylemlerine destek için: kurke hayır platformu.
çok aktif ve etkili bir site ve grup olmamasına rağmen türkiye'de ilk ve tek kürk karşıtı çalışma bu olduğundan, destek verilmesi gerektiğini düşünmekteyim.
kürke hayır! ebru ve eşi!
garip garip sesler çıkarıp, on parmağında bin marifet insan rolünü oynamak yerine, kendinden başkasını, yaşamını, acılarını, maruz kaldığı işkenceleri de düşünmenizi, özetle hayvan hakları konusuna da önem vermenizi, öncelikle mağazalarınızda işkence ile elde edilen kürk ürünlerini satmamanızı beklemekteyiz hayvan hakları savunucuları olarak.
kürk dehşetiyle ilgili detaylı bilgi için, nickimi alma sebebim olan earthlings izlenmesini öneririm.
unutmayalım, kürk giysi değil, %100 canlı

VİCDAN

fok katliamı

fok katliamı lisansı alttaki resimde görülen hatem yavuz'da

ivana sert isimli türkçe bilmediği halde bölüm başı 35 bin tl'den türk tv'lerinde türkçe program yapan - işte ironi diye buna denir - kürk mağazası olan, kürk giyen ve yanda görülen hatem yavuz adlı fok katliam sertifikasına sahip olan, yabancı hayvan hakları derneklerinin, gelirinin ödenmesi karşılığında (20 milyon dolar civarı) fokları öldürmekten vazgeçirmeye çalıştığı şahısla ortak bu varlıkta bulunur mu bu vicdan denen önemli unsur? ya hatem yavuz'un kendisinde? sanmıyorum... 
şu varlıklarda var mıdır bu vicdan denen olgu? sanmıyorum...
hayvanlar sözkonusu olduğunda herkeste olmadığını farkettiğim gerçek insan olmada belirleyici unsur.

bugün blog'dan bir yayına "keçiören belediyesi köpek ihbar" şeklinde anahtar kelimelerle ulaşılmış olması dikkatimi çekti. ulaşılan yayın da bu: http://www.turseng.com/...am-eden-itlaflara-dair.html
belli ki, keçiören'de sokaklarda belediyelerin hayvan hakları mevzuatı ile kendilerine verilen kısırlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmeyerek, bu konu için kendisine ayrılan hatırı sayılır tutarları buharlaştırma mucizesi göstermelerinden kaynaklı olarak, kontrolsüz üremeye devam eden, aç susuz yaşama tutunmaya çalışan köpeklerden, kerameti kendinden menkul, vicdani muhakeme yoksunu olduğunu tahmin ettiğim bir şahıs rahatsız olmuş ve internette bu köpekleri belediyeye toplattırmanın yollarını aramış. bu da kendisini getirip benim bu yayınıma çıkarmış. bu durumu farkedince şunu düşündüm: acaba bu yayına denk gelince amacından vazgeçmiş midir, keçiören belediyesinin canları itlaf ettiğine dair bu şikayet dilekçemi okuyup, itlaf edilen canların resimlerine, özellikle son karedeki insanı üşütecek kadar somut ve acı ve de soğuk gerçeğe bakınca köpekcanları şikayet edip toplattırmadan imtina mı etmiştir, üzülmüş müdür canların bu hallerine, yoksa "aman, bu değil aradığım, tekrar bakayım" diye belediyenin numarasını aramaya devam etmiş midir google'da büyük rahatlıkla. inşallah ilki geçerlidir, canların bu hallerini, belediyenin katliamını görünce, şikayet ederse o rahatsız olduğu canların akıbetinin de çok büyük ihtimalle resimlerde gördüğü ve yazıda okuduğu şekilde olacağını anlamıştır. bu durumda bu şahısta vicdan mevcut, ama uyuyormuş uyanmış diyebilir, mutlu olabiliriz canlar adına bir kişiyi kazandığımız, hayvan haklarına yönelik ihlalden vazgeçirdiğimiz için.

bazen de "kaliteli köpek dövüşü videosu", "toplu köpek dövüşü" şeklinde anahtar kelimelere denk geliyorum blog'da. bunları aratarak benim http://www.turseng.com/2012/05/kopek-dovusu.html - bu yayınıma ulaşmış oluyorlar. bu tür vahşet içerikli kelimelerle arama yapıp blog'uma ulaşanlar olduğunu görmek, bu tür şahısların blog'umda dolaşmış olduğunu düşünmek, bu kelimeleri okumak ilk anda şahsımı son derece rahatsız etse, huzursuz kılsa da, devamında aslında yazılarımın hedef kitlesinin bu şahıslar olduğunu kendime hatırlatıyor, bu tür hayvan hakları ihlalcilerinin yazılarıma ve görsellerime ulaşmış olmasının daha anlamlı olduğunu farkediyorum. inşallah etkili oluyordur. inşallah...
ya bir oturuşta nusr-et denen et empozesi mekanı, şişirtme kasaptan bozma lokantada 2,5 kilo et yiyen, 250 civarında çinçilanın işkence edilerek öldürülmesiyle elde edilen bu kürkü giymekte ısrar eden, hayvan haklarından "banane hayvan haklarından, pöh..." şeklinde söz eden, baştan sona varlığı ile hayvan haklarını ihlal eden varlık vicdana sahip midir?

KAZ TÜYÜ VE KÜRK TİCARETİNİN YASAKLANMASI

türkiye ve dünyada yasal olan bu ve kürk vahşetinin hayvan hakları ihlali oluşturması hasebiyle gerekli yasal düzenlemeler yapılmak suretiyle tamamen ortadan kaldırılması. kaz tüyü ve kürk ticaretinin yasaklanması amacıyla hakkında imza kampanyası düzenlenmiş olan şiddettir kaz tüyü ve kürk.
hayvana yönelik şiddetin dini, dili, ırkı yoktur.
kaz tüyü ve kürk ticareti yasaklansın talepli imza kampanyası: linke tıklayarak ilgili imza sitesine gidebilir, 2 dk.da kolayca imza verebilir, bu kaz tüyü ve kürk dehşetine duyarsız kalmayabilir, sadece üzülmekle yetinmeyip, eylemde bulunabilirsiniz.
tüm dinlere mensup, tüm ırklara ait, farklı dilleri konuşan herkes tarafından uygulanmaktadır bu zulüm bu canlara. üreterek, kullanarak, satın alarak herkes bu şiddete katılmaktadır.
ama, artık bu vahşetlere dur demenin zamanı geldi de geçiyor.
bu tür vahşet ve işkenceler sonucunda elde edilmesine rağmen, hayvan haklarına aykırı olmasına rağmen mevzuatta hayvan hakları ihlali olarak görülmemesi sebebiyle tamamen yasal çerçevede gerçekleştirilen, yasal işkence dediğim, devletlerin izin vermiş olduğu, endüstriyel hayvanlara yönelik tüm bu vahşet ürünü kaz tüyü ve kürk ürünlerine yönelik her türlü ticaretin gerekli yasal düzenlemeler yapılmak suretiyle tamamen yasaklanması için imza kampanyasi düzenlenmiştir. kampanyayı düzenleyen resmi hayvan korumacı ve hayvan hakları savunucusu arkadaşım olup, kendisine hem bu çabası için teşekkür etmekte, hem de destek vermekteyim.

bu kaz tüyü ve kürk vahşetine üzülen, videolarını ve ilgili yazıları defalarca paylaşarak duyarlılık gösteren herkese bu imza kampanyasına katılarak sadece ad, soyad ve email ekleyerek imza vermesini ve devamında çevresine duyurmasını önermekteyim. bu şekilde atılan imzalar kampanya düzenlenirken eklenmiş bulunan bu kaz tüyü ve kürk ticaretini yasaklama yetkisine sahip ilgili makamların email adreslerine anında gönderilmekteymiş. hedef - bu yolda 100.000 imza.
100.000 imza kararverici mevkiinde bulunan bu insanlara toplumun kaz tüyü ve kürk vahşetine tepkisini gösterecek ve toplum duyarliliğini dikkate alarak kaz tüyü ve kürk ticaretinin yasaklanmasina yönelik gerekli düzenlemeleri yapmaya zorlayacaktir.
bu nedenle bu kampanya önemlidir. hayvan haklarına duyarlı herkese mutlaka katılınmasını önermekteyim.





KAZ TÜYÜ VE KÜRK TİCARETİNİN YASAKLANMASI TALEPLİ İMZA KAMPANYASI

08.02.13 tarihinde gece yarısı, hayvanlara şiddet içerikli görsellere bakamıyor/izleyemiyor olmama rağmen, ilginç bir şekilde tamamen tevafuk eseri izlemiş olduğum KAZ TÜYÜ İŞKENCESİ - KAZ TÜYÜ ÜRÜNLERİ SATIN ALMAYIN (yazı için linke tıklayın) başlıklı yazımı gece yarısı oturup blog'da yazmama, devamında yine gece vakti yazarı olduğum ekşisözlük'e eklememe sebep olacak kadar yoğun bir şekilde üzülmeme sebep olan ilgili video: + 18

bu da kürk vahşetini anlatan, kürk vahşeti hususunda bilgi edinmemizi, devamında çevremizi bilinçlendirmemizi sağlayan videolardan birisi:
+ 18 



Türkiye'de de bu vahşetler söz konusu. Kaz tüyü İşkencesi başlıklı makalemin altına yapılan ve hukuka aykırı içerik nedeniyle yayınlamadığım yorumlardan birisinde bu vahşetin sadece diğer dinlere mensup halklar tarafından, diğer ülkelerde yapıldığı, islam dinini geçerli olduğu ülkelerde yapılmadığı gibi yanlış bir söylem vardı. bu elbette ki, doğru bir söylem değil, zira hem Türkiye'de, hem de diğer müslüman halkların yaşamakta olduğu ülkelerde, yine bizzat müslümanlar tarafından gerçekleştirilmekte ve gerçekleştirilmeye devam etmektedir hem kaz tüyü, hem kürk, hem de hayvan deneyleri denen vahşetler. 
özetle, hayvana yönelik şiddetin dini, dili, ırkı yoktur. 
tüm dinlere mensup, tüm ırklara ait, farklı dilleri konuşan herkes tarafından uygulanmaktadır bu zulüm bu canlara. üreterek, kullanarak, satın alarak herkes bu şiddete katılmaktadır.
ama, artık bu vahşetlere dur demenin zamanı geldi de geçiyor.
bu tür vahşet ve işkenceler sonucunda elde edilmesine rağmen, hayvan haklarına aykırı olmasına rağmen mevzuatta hayvan hakları ihlali olarak görülmemesi sebebiyle tamamen yasal çerçevede gerçekleştirilen, yasal işkence dediğim, devletlerin izin vermiş olduğu, endüstriyel hayvanlara yönelik tüm bu vahşet ürünü kaz tüyü ve kürk ürünlerine yönelik her türlü ticaretin gerekli yasal düzenlemeler yapılmak suretiyle tamamen yasaklanması için İMZA KAMPANYASI düzenlenmiştir. kampanyayı düzenleyen resmi hayvan korumacı ve hayvan hakları savunucusu arkadaşım olup, kendisine hem bu çabası için teşekkür etmekte, hem de destek vermekteyim.
bu kaz tüyü ve kürk vahşetine üzülen, videolarını ve ilgili yazıları defalarca paylaşarak duyarlılık gösteren herkese bu imza kampanyasına katılarak sadece ad, soyad ve email ekleyerek imza vermesini ve devamında çevresine duyurmasını önermekteyim. bu şekilde atılan imzalar kampanya düzenlenirken eklenmiş bulunan bu kaz tüyü ve kürk ticaretini yasaklama yetkisine sahip ilgili makamların email adreslerine anında gönderilmekteymiş. HEDEF - BU YOLDA 100.000 İMZA.
100.000 İMZA KARARVERİCİ MEVKİİNDE BULUNAN BU İNSANLARA TOPLUMUN KAZ TÜYÜ VE KÜRK VAHŞETİNE TEPKİSİNİ GÖSTERECEK VE TOPLUM DUYARLILIĞINI DİKKATE ALARAK KAZ TÜYÜ VE KÜRK TİCARETİNİN YASAKLANMASINA YÖNELİK GEREKLİ DÜZENLEMELERİ YAPMAYA ZORLAYACAKTIR.
BU NEDENLE BU KAMPANYA ÖNEMLİDİR! HAYVAN HAKLARINA DUYARLI HERKES MUTLAKA KATILSIN!

kürk giyen ünlüler - yeni

gözlerde yapmacık bir ifade, el bilekten "tüh, yakalandım" sahteciliğiyle kıvrılmış, vücut diliyle tam bir yapmacıklık abidesi olan adını sanını bilmediğim, anlaşılan reklam amaçlı kürk giymekten çekinmeyecek kadar alt düşünceye sahip bir şahıs olan ebru polat! mış...

bu başlık altında bir utanç listesinde bulunduklarının farkında olmayan, bilakis kürk giymekle övünecek kadar bilinçsiz ve bilgisiz ve de görgüsüz şahıslar.

ilaveten, kürk giyen ve bu yönüyle topluma kürk giymeyi empoze etmeye çalışan/eden bu yönüyle büyük bir vebalin altına giren ünlülerin yanısıra daha önce de belirttiğim üzere asıl sorumlular kürk kullanan ve/veya satan firmalar'a da tepki gösterilmesi, yapay kürke yönlendirilmeleri amacıyla yoğun şekilde tepki emaili gönderilmesi gerekmektedir. bu tür kürk firmalarının listesi zamanı olan bir hayvan haklarına duyarlı şahıs tarafından google'da aratılarak bulunmak suretiyle oluşturulabilir, bu tür bir liste yayınlanarak herkesin bu firmalara tepki göstermesi sağlanabilir.
(bkz: kürk/@earthlings)

aynı liste kaz tüyü kullanan ve/veya satan firmalar için de oluşturularak kaz tüyü vahşetine yönelik tepki gösterilebilir, kaz tüyü ürün üretmekten vazgeçmeleri yönünde baskı yapılabilir.

-----------------

bir diğeri iclal aydın diye çağrılan bir fert
bunda da ilginç bir şekilde "ah yakalandık, tüh, görüyor musun" sahteciliği yerine gayet açık seçik ve net bir "ne güzel, çektiler beni, iyi oldu, iyi" şeklinde bariz bir ifadenin gelip yüzüne oturduğu görülüyor. çok mutlu kürkle görüldüğü için, mazaallah ya kimse görmeseydi, gördüler/çektiler, herkes de görecek işte. sınıf atladı! kürk giyerek.
kendi gibilerin gözünde. masum canlardan yana olanların gözünde sahip olduğu azıcık değeri de kaybettiğinin farkında bile değil.
bu şahıslaı boykot edelim, ürünleri almayalım, siz buşahısların ürünlerini satın almaya devam ettikçe bu da o gelirlerle kürk almaya, canları işkenceye tabi tutturmaya devam edecek.


yalan dünya dizisindeki absürtlük veya ivana sert



izlediğim/izleyeceğim tek türk dizisi olan avrupa yakası gibi kaliteli bir yapımın senaristinin elinden çıkmasına rağmen, kalitesiz ve yapay bulmam hasebiyle izlemediğim/izlemeyeceğim dizi.
vurgulamak istediğim başka bir nokta hasebiyle izlemediğim/izlemeyeceğim dizinin başlığında bulunmaktayım. bu nokta da şudur: bir badi sayesinde bu dizinin önce kürk reklamı yaptığını/kürkü empoze ettiğini, gelen tepkiler üzerine karakterlere kürkü yerici ifadeler kullandırtarak kürk giyilmesini eleştirdiğini öğrenmiştim. şimdi ise bambaşka bir durum söz konusu olmuş bu sözünü edeceğim olayda. şöyle ki, son bölümlerinden birinde, hakkında şu şekilde düşündüğüm, böyle tanımladığım şahsa - "hem kürk giymesine, hem de kürk üretip satmasına, türkçe tek bir kelimeyi bile doğru düzgün söyleyememesine, çetnik selamları çakmasına, kanada'da fok katliamının baş kahramanı olan hatem yavuz'la ortaklığına, sansasyonlarına, kısaca her yönüne antipati duyduğum bu şahsın da listeye ilk sıradan girdiği kan kokulu şahıs" - ivana serte rol vermiş ve yine aynı absürt moda programı formatını uygulamış, yine absürtötesi kıytırık jüri! - ivana'ya şu replikleri sarf ettirmiştir, kürk giyen bir yarışmacıya:
ivana: - gerçek kürk mü o üzerindeki?
yarışmacı: yok, hayır, değil.
ivana: ha, iyi o zaman. biliyorsun biz gerçek kürk kullanmıyoruz, gerçek kürke karşıyız. (tabi bu şekilde değil, türkçe bilmediği için muhtemelen sadece kendisinin anlayabileceği şekilde bir cümle sarf etmiştir).

şimdi bu diziyi ve bu bölümü izlemedim, izleyenler, takip edenlere önerim, böyle absürt bir diyalogun yer aldığı bölümü hatırlıyorlarsa, buraya eklemeleri. hangi bölüm olduğunu bilmediğim için bu kısmı arayıp bulmam epey zor olur. izleyenler için zor olmaz, zira hangi bölüm/kısım olduğunu bilirler ve o kısmı kolayca buraya ekleyebilirler.
bu repliklerin hangi amaçla diziye konduğunu bilmiyorum, iyiniyetle mi eklemiş senarist, dalga geçmek için mi, nedir anlamadım.
yukarıdaki tanımından da anlaşılacağı üzere bu ivana adlı şahıs tam bir hayvan düşmanı. hem kürk giyiyor, hem kürk üretiyor, hem de satıyor. üstelik fok katliamı lisansına sahip, hayvan koruma derneklerinin fok katliamı yapmaması için kazanacağı tutarı ödemeyi teklif ettiği ve yoğun bir şekilde bu oldukça yüksek tutarı toplamaya çalıştığı bir fok katili - hatem yavuzla ortak birisinden söz etmekteyiz.
şimdi böyle bir profile sahip birine, dizide bile olsa, gerçek kimliği ile, ivana olarak, "gerçek kürk kullanmıyoruz" dedirtmekten amaç nedir? bana göre, bu absürtlüğün nedeni bu kan kokulu şahsı halkın gözünde sempatik göstermek, tüm kanlı kürk geçmişine/geleceğine rağmen, kürk kullanmayan, hatta kürk karşıtı biri olarak göstermek halkı yanıltmak, kamuoyunu yanlış yönlendirmekten başka bir husus olamaz.







 kanlı ortaklık - ivana sert&hatem yavuz


fok katliamı, lisansı da hatem yavuz'da. ivana sert'in ortağı olan bu şahıs lisansını tıka basa kullanmakta, canları katletmektedir.


kürk ve kaz tüyü


göz ardı edilen, pek bilinmeyen, bu yönüyle de fazla tepki verilmeyen benzer bir vahşet örneği de bulunan bize göre hayvanın canı, kürk giyenlere göre güzel bir giysi!, gösteriş aracı.
benzer vahşet örneği için: (bkz: kaz tüyü/@earthlings)
bu entry'lerde kaz tüyü temel entry'mden alıntı yapmış olduğum için, burada belirtme nedenim sadece bilinçlendirme amaçlıdır, yoksa içerikleri kaz tüyü entry'min içeriği ile aynıdır.
kaz tüyü yastık, kaz tüyü kaban, kaz tüyü yorgan, kaz tüyü mont v.s.
bellona, istikbal gibi yatak yorgan yastık üreticileri maalesef kaz tüyü ürünler üretmektedir. ilgili videoyu izledikten sonra, şimdiye kadar kullanan varsa kullanmaktan vazgeçeceğinden, çevresini de satın almaması, kullanmaması gerektiğine yönelik bilinçlendireceğinden eminim. bununla birlikte, ilgili kaz tüyü üreticilerine (google'da kaz tüyü ürünleri aratılarak geniş ve tam listelerine ulaşılabilir) protesto maili gönderilmesi son derece yerinde olup, amacauygun bir davranış barındıracaktır bünyesinde.
+18 mutlaka sonuna kadar bu videonun izlenmesini önermekteyim. zira insanoğlunun şerrinden ancak bu acı ve yalın gerçeklerin tam ve yakinen görülmesi, bilinmesi ve öğrenilmesi yoluyla kurtulabileceğine inanmaktayım tüm insan kaynaklı vahşete/eziyete/şiddete maruz kalan canların.
http://turseng.blogspot.com/...tuyu-urunleri.html?m=0 kaz tüyü ile ilgili detaylı yazı ve görsel linki.
bu da canlı canlı yolunmak suretiyle eziyet edilen zavallı kazların akibetini gösterir video linki: http://www.youtube.com/...ayer_embedded&v=kznv7n8bmau
uyarı: +18, reşit olmayanlar, kalp/sinir/ruh hastalarının dikkatli olması önerilir.

önemli: bugün yeni başlatmış olduğum (bkz: ücretsiz kısırlaştırma projesi) ile ilgili detaylar ve yeni bilgiler içeren yazılar yazmayı, tüm günümü bu konuya ayırarak, projeyi geliştirmeyi/duyurmayı v.s. özetle bu proje için çalışmayı hedeflemişken, gecenin bir yarısında tevafuk eseri ilgili videoyu izlemiş olmanın verdiği dehşetle gece yarısı hayvan hakları blogumda yazı yazıp, görsel hazırlayıp yayınladıktan sonra sözlüğe de gelerek buraya da ekleyince, gün boyu planlarım bu olayın vahşeti yüzünden ve vahşete karşı durup, bilinçlendirme yapmak gerektiği gerekçesiyle değişmiş, bu olay için uğraşmış oldum.
kaz tüyü vahşetinin de en az kürk vahşeti kadar önemsenmesi, geniş çevrelere duyurulması, çevrelerin bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

kürk giyen ünlüler - gülşen


her bir halkası bir candan yapılan bu kan kokulu kürk bizleri dehşete düşürürken, bunlar gururla giyip gezebiliyor, işte bunu anlamak bizler için mümkün değil.
(bkz: bülent ersoy'un kürk giymesi),
(bkz: gülşen) - entry'de verilen linkteki haberden yorumsuz bırakacağım bir cümle: "gülşen klip çekimleri sırasında hakiki kürkü ile kamera karşısına geçti. ünlü sanatçı kürk için "sevdiklerimi yanımda taşıyorum" dedi."


gülşen'in kürklü halinin haberi