Öne Çıkan Yayın

`Uğurlu` Tavşan Bacağı Vahşeti

TAVŞAN BACAĞI VAHŞETİ İnsanoğlunun hayvanların tüyünden, yününden, özelliklerinden, sütünden, etinden vs. vs. yüzlerce işkence yöntemi...

kedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ağzı Telle Bağlanan Eşeğin Kurtarılması

 

Ağzı Telle Bağlanan Eşeğin Kurtarılması (hayvana eziyeti şikayet yolları)

1. videoda hayvana sahibi tarafından eziyet edilmesi söz konusu, zavallı güzelim eşeğin ağzı bağlanmış sahibi tarafından, bu şekilde ölüme terk edilmiş. https://www.turseng.com/2012/08/kendi... - KENDİ HAYVANINA EZİYET EDEN ŞAHISLARI ŞİKAYET DİLEKÇESİ

2. https://www.turseng.com/2012/08/sahip... - SAHİPSİZ HAYVANLARA EZİYET EDENLERİ ŞİKAYET DİLEKÇESİ

3. https://www.turseng.com/2015/01/hayva... - Sahipli hayvana 3. kişinin eziyet etmesi TCK 151/1-2 uyarınca ceza davası açılır, bu hukuka aykırılıkta başvuru yapacak olan sadece hayvanın sahibidir. Ceza Mahkemeleri Savcılık Ceza davası açılır

Azerbaycan ve Hayvan Sevgisi

Azerbaycan ve Hayvan Sevgisi

Azerbaycan`da durum böyle maalesef. Hayvan sevgisizliği bilumum hayvan hakları ihlallerini meydana getiriyor ve elbette ki, Azerbaycan`da hayvan haklarına yönelik yasal düzenlemelerin bulunmaması sebebiyle yaptırımsız kalıyor.

ALINTIDIR!

`Bu ermeniden Beter mexluqatin elinnen ne itler , ne pisikler gun uzu gormur!!!! ele das , ele tepik atirki heyvanin zingiltisi alemi buruyur... indide it binanin altinda dogub deye, lapatkaynan ana itin basina vurdu, sorada balalari lapatkaynan ucurtdu goye... Helede ellerim-ayaqim esir!!!! Balanin birini nece lapatkaynan goye ucurtdusa hara getdi biri tapa bilmirem..... Bu adam qanun qarsisinda cavab vermelidi!!!!!!!! Olkede sevgi ilk novbede heyvanlardan baslamilidi!!! Artiq Cezalar quvveye minsin!!!!!!!`




Sokak Hayvanları ve Kışa Dair


Bu muhteşem canlar benim Bakü`de bakmış olduğum kediler. Azerbaycan ve hayvan haklarına dair çok sayıda yazıya sitede yer alan arama kutusuna Azerbaycan yazarak ulaşmak mümkün. 
Hangi ülkede, hangi bölgede, hangi şehirde yaşadığımdan ari olarak mutlaka çevremdeki tüm kedi ve köpekcanları beslerim/tedavi ettiririm/kısırlaştırırım. Sevgi ve şefkat gösterir, onlara çok bağlanırım.
Bu canları da çok fazla seviyor, çok ilgileniyordum. Soldaki iki kedi anne-kız, ikisini de kısırlaştırdım, sol tarafları tüysüzdü bu yüzden, ama artık çıkmıştır muhtemelen tüy, umarım, bayağı soğuk şu anda oralar zira. Kulaklarının tekinde de ufak bir kesik var, Türkiye`deki uygulamadan farklı olarak v şeklinde değil, üstten ufak bir çertik şeklinde uygulanıyor, kısırlaştırma yapılmış bir kedi olduğunu belli etmek için. Tabi ki, yine Türkiye`den farklı olarak ücretsiz kısırlaştırma uygulaması mevcut değil, Azerbaycan`da. Kendi hesabıma kısırlaştırdım tüm kedileri. Son kısırlaştırdığım üç kediden ikisi bu iki candı. Diğeri fotoğrafta yok. 

Siyah beyaz can ise erkek ve ölmek üzereyken bulup iyileştirdim. Evden çıkıp yürürken birden gözucuyla sağda siyah bir poşet farkettim. Nedense hafifçe dönüp baktığımda siyah poşetin bu can olduğunu gördüm. Meğer, siyah poşet sandığım bu kedicanmış. Ölmek üzere olduğu için tamamen hareketsiz yatmakta olduğundan poşet sanmışım. Yaklaşıp elime aldım, zerre kadar hareket yoktu. Tamamen kendini bırakmış, nefes alamıyor, ağzı burnu salyalı ve salyalar kurumuş, üstüne üstlük bu salyalara toz toprak, çer çöp yapışmıştı. Muhtemelen birkaç gündür bu haldeydi ve yine elbette ki, hayvan sevgisinden yoksun olduklarını ısrarla vurguladığım Azeriler umrsamadan/farketmeden yanından geçip gitmişti, bu canı ölüme terkederek. Biz hayvan sevgisini haiz olan insanların üstün bazı özellikleri mevcut. Gözlerimiz daha iyi görüyor - yolumuzun üzerinde ölüme yatmış bir canı anında farkediyoruz, geçip gidemiyoruz, mutlaka ama mutlaka görüyoruz. Kulaklarımız da dah iyi duyuyor - ta en uzaklardan, en zayıf bir miyavlamayı veya havlamayı bile duyuyoruz/anında sesin geldiği yönü tespit edip, oraya yönelip hayvancağızları kurtarıyoruz. Bu siyah beyaz canı iki hafta boyunca tetrasiklin, yara için merhem ve bol gıdayla iyileştirdim. Çok fazla açık yarası vardı. İnşallah iyidir, bu soğuklarda tekrar hastalanmamıştır. Sadece tetrasiklin yeterli oluyor bu tür üşütüp ağzı burnu akan canlara. Hemen iyileşiyorlar. Bu tür hasta canlara denk geldiğinizde hemen ağzından tetrasiklin yutturun mutlaka. Gözlerine de çok uygun fiyatlı damla alıp eczaneden uygulayabilirsiniz. 


Bu üç renkli kedican da sürekli aşırı pireye maruz kalıyordu. Sırtı (hatta görünüyor kaşımışım bayağı, tüyleri dağılmış) hep yaralı ve kepekli oluyordu. Bu canı da piretozuyla iyileştirdim inşallah.

                                         

Bu köpekcanlar yine besleme/yürüyüş bölgemde bulunan canlardan ikisi. Çok tatlılar. Sağdaki can uyuz hastasıydı, ileri derecede, bacağında da buna ilaveten kocaman bir yara vardı açık. Onu da oksijenli su, tendürtiyot, eritromisin ve uyuz ilacıyla iyileştirdim. 
İnşallah, hepsi çok iyidir, onlar için sürekli dua ediyorum. Hepsini çok seviyorum, çok özlüyorum. 21. y.yda ışınlanmanın bulunmamış olması çok üzücü. Bir anda ışınlanıp bu canları kontrol etmeyi, iyi olup olmadıklarını gözlerimle görmeyi, hastaları iyileştirip, bolca yemek vererek besleyip, çok çok sevdiğim ikisini alıp götürmeyi çok isterdim. 
SOKAK HAYVANLARI İÇİN KIŞIN ÖNEMLİ İKİ KONU  - detaylar linkte. Bu iki hususa ilaveten sokak hayvanları için özellikle kışın daha fazla yiyecek gereksinimi sözkonusu olur. Mutlaka, bol bol besleyin/hasta olanları iyileştirin/kısırlaştırın.

Not: Azeri asıllı olmama rağmen, hayvan sevgisinden yoksun olmaları başta olmak üzere onlarca diğer nedenden ötürü Azerileri sevmiyorum, kendimi Azeri olarak görmüyorum. Çok ciddi/önemli nedenlerim ve haklı/geçerli gerekçelerim mevcut bu halkı sevmemek için. 


Sokak Hayvanları İçin Hayati İki Konu



bu fotoyu indirip bolca çıktı alın, her yere dağıtın!

1. KAPUTA VURUN!

havaların soğumasıyla birlikte ivedilikle uygulanması, toplumun bilinçlendirilmesi için yayılması gereken eylemin sloganı: "ARACINIZI ÇALIŞTIRMADAN ÖNCE KAPUTA VURUN, KEDİLER SOĞUK HAVALARDA MOTORA SIĞINIR!"

daha önceki yazılarımda da bahsettiğim üzere bizim üçbacaklı şebeleğimiz bu şekilde yaralanmıştı, olayla ve konuyla ilgili bilgi edinmek, çok sayıda yazımı okumak için linke tıklayın:



2. ONLAR İÇİN DE DİREKSİYON KIRIN!

sokak canları için bir diğer hayati önemi haiz konu ise şudur: 





bu fotoyu indirip bolca çıktı alın, her yere dağıtın! 


"h.k.k. bu hususu trafik kazaları başlığı altında hükme bağlamıştır. şöyle ki, 

hayvanları koruma kanunu

madde 21. - bir hayvana çarpan ve ona zarar veren sürücü, onu en yakın veteriner hekim ya da tedavi ünitesine götürmek veya götürülmesini sağlamak zorundadır."

konuyla ilgili detaylı bilgi edinmek için linke gidin: ONLAR İÇİN DE DİREKSİYON KIRIN!

HAYVAN KORUMA KANUNUNUN TÜRK CEZA KANUNU KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ


Hayvan Koruma Kanunu daha önce de belirtildiği üzere Kabahatler Kanunu kapsamında değerlendirilmektedir. Nitekim, H.K.K. getirdiği yasaklar ve bu yasaklara karşı işlenen hukuka aykırılıkların düzenlemelerine ve de kanunun ihlal edilmesi halinde uygulanacak olan H.K.K madde 28 hükümleri incelendiğinde de görüleceği üzere hayvanlara karşı yapılan hukuka aykırı davranışlar kabahat olarak görülmekte, suç olarak nitelendirilmemektedir.

Hayvanlara karşı işlenen fiillerin kabahat olarak değerlendirilerek, bu hukuka aykırılıkların idari para cezası ile yaptırıma bağlanması, bu fiillerin suç olarak görülmemesi hayvan hakları ile ilgili hukuki düzenlemelerin, en başta H.K.K. ve uygulama yönetmeliği gibi, her türlü hayvan hakları mevzuatının uygulanabilirliğini imkansız kılmakta, etkinliğini azaltmakta, yaptırımlarının son derece hafifi idari para cezaları olması hasebiyle de caydırıcılıktan yoksun olmaktadır. 

Tüm bu sayılanlar göz önüne alınarak Yeni Anayasa Taslağı 129. maddesinin ilk açıklandığı gibi “hayvanların korunması” ifadesine yeniden yer vermesi, H.K.K. bütünüyle iptal edilerek, doğa merkezli (ekocentric) anlayışın hakim olduğu yeni bir Hayvan Hakları Kanununun düzenlenmesi, bununla paralel olarak Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliğinin değiştirilmesi, Deney Hayvanlarının Korunması, Deney Hayvanlarının Üretim Yerleri ile Deney Yapacak Olan Laboratuarların Kuruluş, Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik ile Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına Dair yönetmeliklerin iptal edilerek, 2009 Mart ayı itibariyle AB de hayvan deneylerinin alternatiflerinin olup olmadığı dikkate alınmaksızın yasaklanacak olması hususu da göz önünde bulundurulmak suretiyle Türkiye’de de hayvan deneylerini tamamen yasaklayacak düzenlemelerin getirilmesi, en önemlisi ise yeni oluşturulacak Hayvan Hakları Kanununun mevcut uygulamada olduğu gibi Kabahatler Kanunu kapsamında değil, Türk Ceza Kanunu kapsamında değerlendirilmesi ve hayvanlara karşı yapılacak hukuka aykırılıkların kabahat değil suç olarak sayılması, Hayvan Hakları Kanununun hükümlerini ihlal eden fiillerin kabahat olarak değil, suç olarak görülmesi, bu suçların yaptırımlarının da yine T.C.K. kapsamında değerlendirilmek suretiyle yaptırımlarının insana karşı işlenen suçlara uygulanacak yaptırımlara bağlanması gerekmektedir. 

Tavşan çiftliği vahşeti

Ancak bu şekilde hayvanlara karşı acımasızca işlenen her türlü suçun önüne geçilebilir ve de hayvanlara karşı yapılan hukuka aykırı fiillerin kabahat olarak değil, suç olarak görülmesi ve de bu suçlara uygulanacak cezai yaptırımların idari para cezası değil ilgili T.C.K.da düzenlenen cezai yaptırımlar olması sonucunda caydırıcılığı söz konusu olacak ve böylece hayvanlara karşı işlenen suçlar tamamen ortadan kaldırılabilecektir.

Tüm bunların olabilmesi, hayvan hakları ve hayvan korumanın tam olarak gerçekleştirilerek amaca ulaşılabilmesi için ise “hayvanların korunması” ifadesinin Yeni Anayasa’da yer alması şarttır. Çünkü ancak bu şekilde hayvanların korunması ve hayvan hakları tam olarak hayata geçirilebilir. Yukarıda da bahsedildiği üzere yeni Hayvan Hakları Kanununun çıkarılması ve buna bağlı gerekli hukuki düzenlemelerin yapılması, hayvanlara karşı yapılan hukuka aykırı fiillerin kabahat olarak değil, “suç” olarak görülmesi ve bu fiillere uygulanacak yaptırımların idari para cezası değil, “cezai yaptırım” olması, söz konusu Hayvan Hakları Kanununun Kabahatler Kanunu kapsamında değil Türk Ceza Kanunu kapsamında değerlendirilmesi ancak hayvan haklarının, tam olarak hayvan hakları şeklinde ifade edilmese bile, “hayvanların korunması” ifadesinin kullanılması suretiyle Anayasa’da yer alarak, Anayasal güvenceye kavuşturulması ile mümkündür.


UYARI: bu metin "earthlings" müstear adını kullanan, gerçek kişi hayvan hakları savunucusu olan Ankara Hukuk mezunu hukukçunun hayvan haklarına yönelik 2008 tarihli hukuki çalışmasından alıntıdır. Tüm hakları mahfuzdur. Yalnızca hak sahibi olarak earthlings bu metinden yararlanabilir, kullanabilir, alıntılayabilir ve yayınlayabilir. Earthlings müstear adlı gerçek kişi hariç, kimse bu blog’da yer alan bu metinleri kullanamaz. Bu metin tamamen ve kısmen hiç bir şekilde alıntılanamaz, başka bir yerde yayınlanamaz, kullanılamaz. Hukuka aykırı davranılarak alıntılanması ve başka herhangi bir mecrada yayınlanması halinde yasal yollara başvurulacaktır. 
Staj bitim tezinin tamamı bu linkte: AVUKATLIK STAJ BİTİM TEZİ

anayasa taslağı - 129. maddenin ilk ve son hali - 2. yazı




Şöyle ki, yazılı ve görsel basında yer alan 29.09.2007 tarihli habere göre, bu maddenin düzenlendiği sırada komisyon üyelerinden Devlet Bakanı Nimet Çubukçu hayvan haklarının da Anayasa’da yer alması gerektiği hususuna yönelik fikir belirtti. Akademisyen ve milletvekillerinden oluşan komisyon ise, Türkiye’de bu hususun yer aldığı çok sayıda düzenleme ve en başta da H.K.K. olduğunu dile getirerek itiraz ettiler.

 Bu durumda Nimet Çubukçu yukarıda da örneği verilen temmuz ayında gerçekleşen, işçilerin dere kenarından taşlı ve sopalı müdahalelerle yavru ayıyı döverek öldürdüklerine ilişkin olayı anlatması ve mevcut hukuki düzenlemelerin uygulanabilirlik bakımından eksik ve de yaptırımlarının pek etkili olmadığı ve de hayvan hakları hususunun Anayasa’da düzenlenmek suretiyle Anayasal güvenceye bağlanmasının hayvan koruma ve hayvan hakları açısından zaruri olduğu ve bu konunun Anayasa’da düzenlenmesi ile ilgili kanunların uygulanabilirliğinin artarak yaptırımların ağırlaştırılabileceği yönündeki beyanlarının üzerine komisyonda bulunanlar gündemde olan bu haberi değerlendirdikten sonra, hayvan haklarının Anayasa’da yer almasının gerekli ve doğru olacağı, hatta bu hususun ayrı bir madde olarak düzenlenmesinin daha yerinde olacağına ilişkin açıklamalarda bulundular. 

Bu konu tartışılırken öğretim üyeleri hayvan haklarına yönelik ayrı bir düzenlemeye gerek olmadığı ve de çevre korunması başlığı altındaki ilgili 129. maddede yer alan “çevrenin en üst düzeyde korunması” ifadesine “hayvanlar” kelimesinin eklenmesi ile “hayvanların ve çevrenin en üst düzeyde korunması” şeklinde düzenlenerek hayvan hakları için amaçlanan Anayasal güvencenin getirilebileceği yönünde düşüncelerini belirtmeleri üzerine teklif kabul edildi ve de Yeni Anayasa Taslağı 129. madde yukarıda da belirtildiği üzere “hayvanların korunması” ibaresinin eklenmesi ile ilk kez hayvan hakları Anayasa’da yer almış oldu. 


Yeni Anayasa Taslağının yazılı ve görsel basında açıklanan son haline bakıldığında daha önce de ifade edildiği üzere söz konusu bu hayvanların korunması tabirinin çıkarılmış olduğu görülmektedir. Yeni Anayasa Taslağının resmi olarak açıklanmadığı, yalnızca yazılı ve görsel basında yer aldığı göz önünde bulundurulursa son hali olarak açıklanan taslağın belki de ilk hali, yani hayvan koruma tabirinin yer alması gerektiğine yönelik teklifin sunulmadan, değerlendirilerek çevre koruma başlıklı 129. maddeye eklenmediği halinin açıklanması olasılığı da mümkündür.

Hayvan severler ve hayvan hakları dernekleri ile ilgili hayvan koruma kurum ve kuruluşlarının en büyük temennisi resmi açıklama ile toplumun bilgisine sunulacak olan Yeni Anayasa Taslağının 129. maddesinde daha önce de açıklandığı üzere “hayvanların korunması” ifadesinin yer almış olması hususudur.


UYARI: bu metin "earthlings" müstear adını kullanan, gerçek kişi hayvan hakları savunucusu olan Ankara Hukuk mezunu hukukçunun hayvan haklarına yönelik 2008 tarihli hukuki çalışmasından alıntıdır. Tüm hakları mahfuzdur. Yalnızca hak sahibi olarak earthlings bu metinden yararlanabilir, kullanabilir, alıntılayabilir ve yayınlayabilir. Earthlings müstear adlı gerçek kişi hariç, kimse bu blog’da yer alan bu metinleri kullanamaz. Bu metin tamamen ve kısmen hiç bir şekilde alıntılanamaz, başka bir yerde yayınlanamaz, kullanılamaz. Hukuka aykırı davranılarak alıntılanması ve başka herhangi bir mecrada yayınlanması halinde yasal yollara başvurulacaktır. 
Staj bitim tezinin tamamı bu linkte: AVUKATLIK STAJ BİTİM TEZİ

anayasa taslağı - 129. maddenin ilk ve son hali




tavşanlara yönelik eziyetlerin yasaklanması için peta kampanyasına imza atın. imza kampanyası linki video açıklamasında yer almaktadır, sitenin youtube kanalına gidin video başlığına tıklayarak. 

İnsan merkezli (antrpocentric) anlayışla hazırlanan Yeni Anayasa Taslağının 129. maddesi (ilk hali) her ne kadar doğa merkezli (ekocentric) anlayışla değil, bu anlayışla hazırlansa da yine de hayvan hakları bakımından bu haliyle yasalaşması durumunda bile çok büyük gelişmeler getirmektedir. 

Söz konusu bu taslağın 129. maddesinin ilk halinde “hayvanların ve çevrenin en üst düzeyde korunması” ifadesi geçmektedir. Böylece yukarıda da değinildiği üzere ilk kez “hayvan koruma” konusu Anayasa çapında düzenlenmektedir ve bu yönüyle de hayvan hakları ile ilgili her türlü hukuki düzenlemelerin, Hayvan Hakları Mevzuatının tam olarak uygulanabilirliğini sağlayacağı, bu düzenlemelere aykırı davranışların yaptırımını ağırlaştıracağı açıkça görülmektedir. 

Buna göre, ilk kez Hayvan Koruma tabiri Anayasa’da yer alarak, hayvan hakları konusunda büyük gelişmeler yaşanmakta ve de ilk kez Hayvan Hakları hususunda Anayasal güvence sağlanmak suretiyle çok önemli bir aşama kat etmektedir.

Yeni Anayasa Taslağının resmi olmasa bile, yazılı ve görsel basında yer alan ilk tam metninde 129. madde yukarıda da belirtildiği gibi, “Hayvan Koruma” tabirini de içermekte olduğu görülmüştü. Kamuoyunda daha sonraki tam metinlerde ise söz konusu bu maddenin “Hayvan Koruma” tabirini içermediği büyük bir şaşkınlık ve üzüntüyle takip edildi.

Yeni Anayasa Taslağı 129. madde (İLK HALİ)

“Devlet, herkesin insani gelişimini mümkün kılan çevrede yaşaması için gerekli tedbirleri alır. Hayvanların ve Çevrenin en üst düzeyde korunması ve çevrenin iyileştirilmesi, sürdürülebilir kalkınma ilkesi ile uyumlu olarak herkesin ve devletin görevidir”.


Yeni Anayasa Taslağı 129. madde (Yeni hali)

Beşinci Kısım

Çevrenin Korunması ve Milli Servetlere İlişkin Hükümler

Çevrenin Korunması

Madde 129
“Devlet herkesin insani gelişimini mümkün kılan sağlıklı bir çevrede yaşaması için gerekli tedbirleri alır.
Çevrenin en üst düzeyde korunması ve çevre kalitesinin iyileştirilmesi, sürdürülebilir kalkınma ilkesiyle uyumlu olarak herkesin ve Devletin görevidir”.

129. maddenin bu iki halinin kıyaslamasının yapılması ile birlikte açık ve net olarak “Hayvan” kelimesinin bu maddeden çıkarıldığı görülmektedir. Böylece maddenin ilk halinde yer alan “Hayvan ve Çevrenin en üst düzeyde korunması” tümcesi tamamen kaldırılmış olmaktadır. Buna göre, maddenin ikinci halinde hayvanlar bu koruma kapsamından çıkarılmıştır. Zaten, hayvan hakları ve çevre hakkı tabirlerinin bilinçli olarak kullanılmayarak doğa merkezli (ekocentric) anlayışın değil, insan merkezli (antropocentric) anlayışı benimsediğini açıkça belli eden bir düzenleme olmasına rağmen, en azından “hayvanlar ve çevrenin en üst düzeyde korunması” ifadesiyle hayvanları da bu Anayasal güvencenin kapsamında değerlendiren ve böylece hayvanları da koruma altına alarak hayvan severlerin de destek vermesine neden olan bu madde hükmünün, hayvanları söz konusu bu koruma dışında bırakarak hayvan hakkı olarak değil, hayvanları koruma olarak kullanılmış olsa dahi düzenlemede bulunduran bu madde hükmünün değiştirilmiş olduğu görülmektedir.

129. maddenin son halinde “hayvanlar” kelimesinin çıkartılması suretiyle bir tek çevre korunmasına değinerek bir tek çevre korunmasının düzenlenmesi üzücü olmakla birlikte şaşırtıcı ve düşündürücüdür. Söz konusu bu maddede dikkat çeken bir değişiklik de maddenin ilk halinde yer almamasına rağmen son halinde yer verilen “kalite” terimidir. Buna göre, maddenin son halinde bir eklemeyle “çevrenin iyileştirilmesi” ilk ifadesi, “çevre kalitesinin iyileştirilmesi” şeklinde değiştirilmiştir. Maddeden “hayvanlar” kelimesini çıkartıldığı da göz önüne alınırsa söz konusu bu 129. maddenin başlığından da anlaşıldığı üzere tamamen “çevre koruma” maddesi olarak düzenlenmesi hedeflenmiştir. Yeni Anayasa Taslağının oluşturulması sırasında gerçekleştirilen çalışmalarda “hayvanlar” kelimesi eklenerek daha korumacı ve hayvan koruma amacına hizmet eden bir madde olarak düzenlenmesi ile ilgili kamu oyuna yapılan açıklamalara, yazılı ve görsel basında yer alan bu maddenin oluşumu ve “hayvanlar” kelimesinin maddeye eklenmesi ve böylece çevrenin korunması başlıklı maddenin aynı zamanda hayvanları koruyan bir maddeye dönüştürülmesi ile ilgili açıklamalara göz atılırsa 129. maddenin açıklanan son halinin halinin neden “hayvanlar” terimi çıkarılmak suretiyle hayvan korumanın maddenin kapsamı dışında tutulması durumu çok ilginç ve açıklaması imkansız bir hal almaktadır.



UYARI: bu metin "earthlings" müstear adını kullanan, gerçek kişi hayvan hakları savunucusu olan Ankara Hukuk mezunu hukukçunun hayvan haklarına yönelik 2008 tarihli hukuki çalışmasından alıntıdır. Tüm hakları mahfuzdur. Yalnızca hak sahibi olarak earthlings bu metinden yararlanabilir, kullanabilir, alıntılayabilir ve yayınlayabilir. Earthlings müstear adlı gerçek kişi hariç, kimse bu blog’da yer alan bu metinleri kullanamaz. Bu metin tamamen ve kısmen hiç bir şekilde alıntılanamaz, başka bir yerde yayınlanamaz, kullanılamaz. Hukuka aykırı davranılarak alıntılanması ve başka herhangi bir mecrada yayınlanması halinde yasal yollara başvurulacaktır. 
Staj bitim tezinin tamamı bu linkte: AVUKATLIK STAJ BİTİM TEZİ

ekocentric anlayış vs antropocentric anlayış

azerbaycan da insan merkezli anlayışı kabul eden ülkelerden 

Doğa merkezli (ekocentric) anlayışın günümüzde hakim olan insan merkezli (antropocentric) anlayıştan daha ilerici ve gelişmiş bir anlayış olduğu açıkça görülmektedir. Buna göre, bu anlayışla ikinci anlayışın ortak yönleri doğanın korunması gerektiği ve doğanın korunmaya değer olduğunu kabul etmesidir. Bu iki anlayışın farklı noktaları ise, insan merkezli anlayışın doğayı insan için korunmaya değer gördüğü, doğa merkezli (ekocentric) anlayışın ise doğayı insan ve onun gereksinimlerinin karşılanması bakımından değil, başlı başına korunmaya değer olduğu için korunması gerektiği hususudur. 

Bu anlayışa göre, insan diğer canlılardan üstün değildir, insan ve diğer canlılar yaratılış bakımından eşittir ve eşit oldukları için de, nasıl ki, insan başka canlılara yararlı olup olmadığı bakımından değerlendirilmemekte ve bu yönüyle korunmamakta ise, aynı şekilde, insan dışı diğer canlılar da insan için yararlı olup olmadıklarına göre değerlendirilerek korunmamalı bu hususlara bakılmaksızın, sırf var oldukları, başlı başına bir değer oldukları için korunmalıdırlar. 

Bu noktada yine hayvan koruma açısından hem Hayvan Koruma Kanunun adının incelenmesi ile hem de diğer her türlü hayvan koruma konusundaki hukuki düzenlemelere dikkat edildiğinde insan merkezli (antropocentric) anlayışın hakim görüş olması hasebiyle hayvanlar insanlar için korunmaya değer görülen canlılar olarak kabul edildiği için “Hayvan Haklarından” değil, “Hayvan Koruma” ifadesinden söz edildiği görülür. Yine hem A. madde 56, hem de yeni Anayasa taslağı 129. maddede hakim anlayış ikinci – insan merkezli anlayış olarak kabul edildiği için hayvan hakları terimi değil, hayvan koruma terimi kullanılmak suretiyle hayvanların tıpkı insanlar gibi hakları olan varlıklar değil, ancak korunması gereken varlıklar olarak değerlendirildiği, bu hususun vurgulandığı görülmektedir.

 Oysa ki üçüncü anlayışın – doğa merkezli (ekocentric) anlayışın hakim olacağı her hangi bir hukuki düzenlemede hayvanlar ve insanlar yaradılışsal bakımdan eşit varlıklar olarak kabul edileceği için, hayvanlar, doğa ve çevre insan için oluşturulmuş varlıklar olmadığı görüşü hakim olacağı için, nasıl ki, insan korumadan değil, insan haklarından söz ediliyorsa, aynı şekilde, hayvan korumadan değil, hayvan haklarından söz edilecek ve de her türlü hukuki düzenlemede hayvan koruma tabiri kaldırılarak, hayvan hakları tabiri kullanılacaktır.

 Bu noktada hayvan hakları tabirinin hayvan koruma tabirinden son derece farklı ve çok daha kapsamlı olduğu görülmektedir. Buna göre, hayvan hakları ile kastedilen hayvanların başlı başına değerli ve bu yönleriyle aynı insanlar gibi hakları olduğu hususları kabul edilecektir. Bu noktada yapılması gereken ise, öncelikle Hayvan Koruma Kanununun adının değiştirilerek Hayvan Hakları Kanunu olarak yeniden düzenlenmesi, Yeni Anayasa Taslağının 129. maddesinde ise yer alması durumunda Hayvan Koruma değil de, Hayvan Hakları tabirinin kullanılması bu bakımdan amaca ve söz konusu bu anlayışa uygun olacaktır.


UYARI: bu metin "earthlings" müstear adını kullanan, gerçek kişi hayvan hakları savunucusu olan Ankara Hukuk mezunu hukukçunun hayvan haklarına yönelik 2008 tarihli hukuki çalışmasından alıntıdır. Tüm hakları mahfuzdur. Yalnızca hak sahibi olarak earthlings bu metinden yararlanabilir, kullanabilir, alıntılayabilir ve yayınlayabilir. Earthlings müstear adlı gerçek kişi hariç, kimse bu blog’da yer alan bu metinleri kullanamaz. Bu metin tamamen ve kısmen hiç bir şekilde alıntılanamaz, başka bir yerde yayınlanamaz, kullanılamaz. Hukuka aykırı davranılarak alıntılanması ve başka herhangi bir mecrada yayınlanması halinde yasal yollara başvurulacaktır. 
Staj bitim tezinin tamamı bu linkte: AVUKATLIK STAJ BİTİM TEZİ

insan merkezli görüş vs ben merkezli görüş

ayasofya kedisi. hala o bölgede mi diye merak etmekteyim. 

İnsan merkezli (antropocentric) anlayışla ben merkezli (egocentric) anlayışın ortak yönü her iki anlayışın da insanın diğer varlıklardan üstün olduğunu, en önemli, değerli ve korunmaya değer varlığın insan olduğu görüşünü kabul etmesidir. 

En temel benzer yönleri bu olmakla birlikte, ayrıştıkları ve bu yönüyle de günümüz anlayışında insan merkezli görüşün esas alınmasına sebep olan farklılıkları ise şu noktada ortaya çıkmaktadır. Ben merkezli (egocentric) anlayış doğayı insan için yaratılmış olarak görmekte ve de bu yönüyle insan ihtiyaçları için sınırsız olarak yararlanılabilecek kaynak olarak kabul etmekte ve de korunmaya değer bulmamaktadır. 

İnsan merkezli (antropocentric) anlayış ise, her ne kadar ilk anlayış gibi insanı üstün varlık olarak kabul etse de, tam da bu noktada insanların daha üstün olması hasebiyle rahat yaşayabilmesi, korunabilmesi, refahı ve iyi bir doğa ve çevrede yaşayabilmesi için insan dışı varlıkları ve çevreyi korunmaya değer bulmaktadır. Doğanın ve çevrenin korunması gerektiği noktasında bu iki anlayışın farklılıkları ortaya çıkmaktadır. 

Buna göre, ilk anlayış doğanın korunması gerektiğini ve korunmaya değer olduğunu kabul etmemekte, ikinci anlayış ise, doğanın korunmaya değer olduğunu kabul etmektedir. Her ne kadar doğayı ve çevreyi sırf insanların daha iyi yaşaması ve sırf insanlar için korunmaya değer bulsa da, bu görüş de diğer üçüncü doğa merkezli görüş gibi doğanın korunması gerektiğini, korunmaya değer olduğunu kabul etmesi bakımından önemlidir.

UYARI: bu metin "earthlings" müstear adını kullanan, gerçek kişi hayvan hakları savunucusu olan Ankara Hukuk mezunu hukukçunun hayvan haklarına yönelik 2008 tarihli hukuki çalışmasından alıntıdır. Tüm hakları mahfuzdur. Yalnızca hak sahibi olarak earthlings bu metinden yararlanabilir, kullanabilir, alıntılayabilir ve yayınlayabilir. Earthlings müstear adlı gerçek kişi hariç, kimse bu blog’da yer alan bu metinleri kullanamaz. Bu metin tamamen ve kısmen hiç bir şekilde alıntılanamaz, başka bir yerde yayınlanamaz, kullanılamaz. Hukuka aykırı davranılarak alıntılanması ve başka herhangi bir mecrada yayınlanması halinde yasal yollara başvurulacaktır. 
Staj bitim tezinin tamamı bu linkte: AVUKATLIK STAJ BİTİM TEZİ


AZERBAYCAN / YASAMAL BELEDİYESİNİN SOKAK KÖPEĞİ KATLİAMI



AZERBAYCAN / YASAMAL BELEDİYESİNİN SOKAK KÖPEĞİ KATLİAMI 
http://www.turseng.com/search?q=azerb... - azerbaycan'da hayvan hakları ihlalleri için linke gidin.

azerbaycan tek başına medeniyetin hayvan haklarıyla doğru orantılı olduğuna dair düşünceyi çürütmektedir. ben daha önce, ther açıdan bu kadar gelişmiş olup, hayvanlara yönelik bu kadar zalim, gaddar, merhametsiz, duygusuz, şefkat ve vicdan yoksunu bir yığını bir arada görmedim. detaylı yazacağım bu konuda inş. 

TAVUK YEMEMEK İÇİN 10 SEBEP



Bazen şu söylemle karşılaşırız veganlar olarak: "ben de et yemiyorum, tavuk yiyorum". sanki tavuk canlı değilmiş gibi, tavukların yaşam hakkı yokmuş gibi. vahşet vahşettir. et cinayettir. kırmızı et, beyaz et diye bir ayrım yapılamaz. inek, kuzu, tavuk, balık, tavşan, keçi vs. bu sayılanlar et değil, canlı, hepsinin yaşam hakkı var, en az bizim kadar. ET YEME, VAHŞETE DUR DE! VEGAN OL! İŞKENCEYE SON VER! Sebepler için linke gidin: http://www.peta.org/living/other/top-10-reasons-eat-chickens/

CANDOSTLARIMIZLA YURTDIŞINA ÇIKMAK


ülke değişikliği nedeniyle bu aralar çok daha yoğun olduğum için fazla yazı yazamadım blog'a. 

bugün yurtdışına hayvan götürmeye dair bilgilendirme yapacağım inş.
avrupa, abd ve azerbaycan'a hayvan götürme prosedürü hakkında detaylı bilgiler aşağıda yer almaktadır.
avrupa birliği ülkelerine candostumuzu (larımızı) götürürken uygulamamız gereken prosedür bu şekildedir: 
1. mikroçip taktırın ve tüm aşılarını yaptırın. sağlık karnesi çıkarttırın.
2. yurtdışına çıkış tarihinizden 4 ay önce kuduz aşısını yaptırın. 
3. ''                  ''      ''                 15 gün önce iç ve dış parazit aşılarını yaptırın.
4. kuduz aşısından 1 ay sonra titre isimli kuduz testini yaptırmış olmanız gerekmektedir. bu test ab ülkeleri tarafından türkiye'de güvenilirliği kabul edilmiş olan tek kurum - ankara'da bulunan Ankara Etlik Merkez Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'dür. 
türkiye'de hangi şehirde olursanız olun, vet. kliniği tarafından petinizden alınan kan örneği bu kuruma gönderilerek, tahlil ettirilecek, sonuca dair belge tarafınıza teslim edilecektir. 
5. ikamet ettiğiniz ilçe belediyesinin veteriner işleri müdürlüğünden, menşe belgesi alın. bu belge petinizin türüne dair bir belge olup, kuruma giderken petinizin sağlık karnesini (aşıların da mutlaka yer aldığı) götürmeniz gerekiyor. petinizi götürmeye gerek yok. türkiye'ye özgü soylara sahip petlerin yurtdışına çıkarılması özel izne tabi olduğundan, bu tür petlere sahipseniz tarım bakanlığı ile irtibata geçmeniz ve özel izni almanız gerekmektedir. 
6. tarım müdürlüğü hayvan sağlığı şube müdürlüğünden uluslararası sağlık sertifikası da almanız gerekiyor. bu belge için kuruma giderken, petinizin sağlık karnesini (aşılarının da yer aldığı), bu karnenin kopyasını ve petinizi de götürmeniz gerekmektedir. 

seyahat edeceğiniz havayolu şirketi ile önceden mutlaka görüşüp ek prosedür, ek talep ve koşullar bulunup bulunmadığına dair bilgi edinin. petinizi (lerinizi) taşıyacağınız taşıma kafesinin yapısı ve boyutu, pet götüreceğinize dair bilgilerin biletinize işlenmesi gibi detaylı hususları mutlaka önceden şirketle görüşün. 

azerbaycan.
eski sscb ülkeleri olarak da genişletebiliriz aslında.
azerbaycan'a pet götürmek için gerekenler şu şekilde. 
1. mikroçip taktırın ve tüm aşılarını yaptırın. sağlık karnesi çıkarttırın. 
2. yurtdışına çıkış tarihinizden bir süre önce kuduz aşısını yaptırın. 
3. ''                  ''      ''                 bir süre önce iç ve dış parazit aşılarını yaptırın.
4. titre kuduz testi ve menşe belgesi ile uluslararası sağlık sertifikalarına gerek yok.
5. türkiye'ye özgü tür ise petiniz, bu durumda özel izin almak için yine tarım bakanlığı ile görüşmeniz gerekmektedir. 

seyahat edeceğiniz havayolu şirketi ile önceden mutlaka görüşüp ek prosedür, ek talep ve koşullar bulunup bulunmadığına dair bilgi edinin. petinizi (lerinizi) taşıyacağınız taşıma kafesinin yapısı ve boyutu, pet götüreceğinize dair bilgilerin biletinize işlenmesi gibi detaylı hususları mutlaka önceden şirketle görüşün. bir kişi iki pet götürme hakkına sahip kabin içinde. bagaja vermenizi hiç bir şekilde önermiyorum, hem ab, hem abd, hem de eski sscb ve diğer ülkelere seyahat ederken. petinizin sağlığı ve yaşamı açısından son derece tehlikeli bir durum bu.

abd ile ilgili detayları daha sonra yazacağım inş. 


H.K.K. MADDE 5. FIKRA 5.İN UYGULAMA ALANI - 2

H.K.K. MADDE 5. FIKRA 5.İN UYGULAMA ALANI -

Yukarıdaki örnek olayla ilgili olarak görüşü alınmak üzere başvurulan hukukçu Hikmet Sami Türk’ün açıklaması H.K.K. un ilgili olayla bağlantılı getirmiş olduğu özel hüküm H.K.K. madde 5. fıkra 5. e açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Şöyle ki, söz konusu bu madde oldukça açık biçimde, tereddüde ve yoruma mahal bırakmayacak kadar netlikte bir düzenleme getirmektedir. Buna göre, ev ve süs hayvanları sahiplerinin borcu dolayısıyla haczedilemeyeceklerdir.
 Haczedilseler bile borçlu şahsın 7 gün içindeki şikayet dilekçesiyle başvurması halinde İ.İ.K. 82 kapsamında değerlendirilerek söz konusu haczedilen hayvanın üzerindeki haciz kaldırılacaktır. Böyle bir başvurunun bulunmaması halinde haczedilen hayvanın üzerindeki haciz kesinleşecek ve borçlu şahsın haczedilemezlere yönelik hakkından feragat ettiği kabul edilecektir. 
Hikmet Sami Türk söz konusu olaya yönelik hukuki görüşü alınırken maalesef, H.K.K.madde 5. fıkra 5. de açıkça düzenlenmiş olan bu hükmü görmezden gelen bir açıklama yapmıştır. Hikmet Sami Türk’e göre, söz konusu somut olayda borçlu şahsın borcu dolayısıyla köpeğinin haczedilmesi tamamen yasal ve kanuna uygundur. H.S.Türk’e göre, H.K.K.da hayvanların ticari mal olarak alınıp satılacağı hususu düzenlenmiştir. Hayvanlar ticari mal olarak alınıp satıldığına göre, her ticari mal gibi haczedilebilir. Bu olayda da sahibinin borcu dolayısıyla gerçekleştirilen haciz yerindedir, yasaldır. 
Bu noktada H.S.Türk’ün hukuki yanılgı içinde olduğu açıkça görülmektedir. Çünkü, kendisinin de atıfta bulunduğu H.K.K. madde 5. fıkra 5. de hayvanların sahiplerinin borcu dolayısıyla haczedilemeyeceği hususu her hangi bir sözel ve amaçsal yoruma mahal bırakmayacak kadar açıklıkta, net olarak düzenlenmiştir. 
Her ne kadar H.K.K. 10. maddede hayvanların ticareti ile ilgili bir düzenleme getirilmişse de, bu düzenleme söz konusu madde ile çelişmemektedir. Yani, H.S.Türk’ün tezi hayvanlar H.K.K.ile de ticari mal olarak düzenlendiklerine göre alınıp satılabilen her ticari mal gibi haczedilebilirler şeklindedir ki, bu tamamen H.K.K.madde 5. fıkra 5.e aykırılık oluşturmaktadır. 
Tam tersine, söz konusu bu maddede sahiplerinin borcu dolayısıyla ev ve süs hayvanları haczedilemezler hükmünün çok önemli belirleyici bir unsuru vardır, bu da eğer söz konusu bu hayvan ticari amaçlı olarak beslenmiyorsa şeklindedir. Buna göre, ticari amaç güdülerek barındırılan hayvanlar örneğin, çiftliklerde üretilen hayvanlar, haczedilebilecektir. 
Ticari amaç güdülmeksizin bakılan ev ve süs hayvanları ise hiç bir şekilde haczedilemeyeceklerdir. Bu özel hüküm yine hayvan koruma amacına tam olarak uygun bir şekilde ve çok büyük bir ihtiyacı karşılayacak şekilde getirilmiş olup, hayvan korumda atılmış önemli adımlardan biridir. H.K.K.un tam olarak uygulanabildiği kesin çözüm getiren hükümlerinden biridir.

UYARI: bu metin "earthlings" müstear adını kullanan, gerçek kişi hayvan hakları savunucusu olan Ankara Hukuk mezunu hukukçunun hayvan haklarına yönelik 2008 tarihli hukuki çalışmasından alıntıdır. Tüm hakları mahfuzdur. Yalnızca hak sahibi olarak earthlings bu metinden yararlanabilir, kullanabilir, alıntılayabilir ve yayınlayabilir. Earthlings müstear adlı gerçek kişi hariç, kimse bu blog’da yer alan bu metinleri kullanamaz. Bu metin tamamen ve kısmen hiç bir şekilde alıntılanamaz, başka bir yerde yayınlanamaz, kullanılamaz. Hukuka aykırı davranılarak alıntılanması ve başka herhangi bir mecrada yayınlanması halinde yasal yollara başvurulacaktır. 

Staj bitim tezinin tamamı bu linkte: AVUKATLIK STAJ BİTİM TEZİ

Sokak Hayvanları İçin İki Hayati Konu

bu fotoyu indirip bolca çıktı alın, her yere dağıtın!
1. KAPUTA VURUN!!!
havaların soğumasıyla birlikte ivedilikle uygulanması, toplumun bilinçlendirilmesi için yayılması gereken eylemin sloganı: "ARACINIZI ÇALIŞTIRMADAN ÖNCE KAPUTA VURUN, KEDİLER SOĞUK HAVALARDA MOTORA SIĞINIR!"
daha önceki yazılarımda da bahsettiğim üzere bizim üçbacaklı şebeleğimiz bu şekilde yaralanmıştı, olayla ve konuyla ilgili bilgi edinmek, çok sayıda yazımı okumak için linke tıklayın:
KEDİLER SOĞUK HAVALARDA MOTORA SIĞINIR - İLGİLİ TÜM YAZILAR

2. ONLAR İÇİN DE DİREKSİYON KIRIN!!!
sokak canları için bir diğer hayati önemi haiz konu ise şudur: 


bu fotoyu indirip bolca çıktı alın, her yere dağıtın! 

"h.k.k. bu hususu trafik kazaları başlığı altında hükme bağlamıştır. şöyle ki, 
hayvanları koruma kanunu
madde 21. - bir hayvana çarpan ve ona zarar veren sürücü, onu en yakın veteriner hekim ya da tedavi ünitesine götürmek veya götürülmesini sağlamak zorundadır."
konuyla ilgili detaylı bilgi edinmek için linke gidin: ONLAR İÇİN DE DİREKSİYON KIRIN!

HAYVANLARDA PİRE SORUNUNA HOMEOPATİK ÇÖZÜM - BİTKİLERLE TEDAVİ


Kedi, köpek, tavşan, kuş, guinea pig (cavia), hamster gibi evcil dostlarımızda zaman zaman pire sorunu ortaya çıkmaktadır. Bu dostlarımızda ortaya çıkan pire sorunu çoğunlukla zehirli pire ilaçları ile giderilmeye çalışılmaktadır. Halbuki, bu çok yanlış bir yoldur. Çünkü, zehirli pire ilaçları son derece tehlikeli toksik maddeler içerir. Bu nedenle evcil dostlarımızın üzerindeki pireleri öldürse de, zehirli içeriği nedeniyle evcil dostlarımıza da zarar vermektedir. Bu yüzden, üzerinde pire bulunan kedi, köpek, kuş ve tavşanlarımızın tüylerine zehirli pire ilacı - toz veya damla şeklinde, dökmeyelim. Peki, bu pire sorununa nasıl çözüm bulacağız? Şu şekilde:
Lavanta şifalı bitkiler arasında çok önemli bir yere sahiptir. Lavanta bitkisinden hem gıda, hem de kozmetik alanda geniş şekilde yararlanılmaktadır. Lavanta bitkisinden yararlanarak hem organik, hem de vegan ürünler üretmek mümkün. Örn. pire ilacı.
Şöyle ki, lavanta yağını alıyoruz, bir cam şişenin veya bardağın içine birkaç damla ekliyoruz. Üzerine sıcak su koyuyoruz. Biraz karıştırıp bekliyoruz. Hafif ılıklaşınca sık dişli bir tarak alarak, bu yağlı karışıma batırıp evcil dostumuzun her tarafını tarıyoruz. Taradıktan sonra hafifçe kurulanabilir hayvan, bir peçete yardımıyla, üşütmesin diye. Bu işlemi 4-5 gün günde bir - iki kez olmak üzere tekrarlıyoruz. Bu sürenin sonunda evcil dostumuzun üzerinde pireden eser alamet kalmayacağı görülecektir.
Bu yöntem hem vegan olması sebebiyle son derece uygun, hem de evcil dostumuzun sağlığı için son derece faydalı.
not: tavşanlar yeryüzündeki açık ara en temiz canlar olup, çok kötü koşullarda barındırılmadıkları sürece bit, pire, kene gibi zararlıları vücut ve tüylerinde bulundurmazlar. belirttiğim gibi pire sorunu yaşamaları oldukça nadirdir. en son kurtarılmış ve yakınımca sahiplenilmiş bir tavşancanın üzerinde, son derece kötü koşullarda barındırılmış olması ve eziyet görmüş olması hasebiyle çok sayıda pire vardı, ki bu da gerçekten ne kadar berbat koşullarda tutulmuş olduğuna en önemli delillerdendi. o can da bu lavanta yağı yöntemiyle homeopatik olarak bu pirelerden kısa sürede kurtarılmıştı. 




sözlükçülerin kedileri

tekir ve simsiyah olanlarını (sokaktan sahiplenilmiş oldukları açıkça anlaşılanlarını) özenle şükelaladığım, cins olanlara da sağlıklı ve uzun ömür dilemekle birlikte, cins hayvan üretimine karşı olduğum için hafiften burun kıvırdığım, aralarında engelli canlar görmediğim için azıcık üzüldüğüm pek tatlı, şirin şeker canlar. 
asla petshop, kaçak/merdiven üretimi/ "anne altı" gibi hayvan hakları ihlali oluşturan kanlı ticaret hallerine destek verilmemesi gerektiğini, canların sokak ve barınaklardan sahiplenilmesi gerektiğini bir kez daha vurgulayarak, şu noktalara da işaret etmekteyim.
(bkz: sahiplenmede engelli hayvanlara öncelik verilmesi)
(bkz: hayvan sahiplerinin kısırlaştırma yükümlülüğü)
(bkz: kendi hayvanını üretip satanların şikayet edilmesi)

ek: tabi, cins canlar yukarıda belirttiğim şekilde malmış gibi satın alınmamış, bilakis terk edildikleri yerlerden sahiplenilmişse/kurtarılmışsa, o başka.
 
bu yazı bu müzikle yazılmıştır.  https://www.youtube.com/watch?v=hbe3CQamF8k
ben ttnet muzik'ten dinliyorum bu grubun tüm eserlerini. ttnet muzik'ten link verilemediği için youtube'dan vermiş oldum. 
daha önce de belirttiğim üzere dönem dönem belli bir grubun/sanatçının eserlerine ağırlık veririm. bu ara da massive attack dinliyorum yoğun bir şekilde. diskografisinin tamamı muhteşem, bilmeyenlere öneririm. 
ayrıca güney kore, iran ve avrupa sinemasına önem veren ve ısrarla hollywood filmlerinden uzak duran biri olarak nadiren de olsa kaliteli hollywood yapımına denk gelip izliyorum. bu aralar da aslında epey eski olmasına rağmen, hollywood antipatim nedeniyle izlememiş olduğum, ancak izleyince epey kaliteli olduğunu gördüğüm stay filmini pek beğendim. izlemeyenlere öneririm. bu massive attack - angel şarkısı bu filmin bir bölümünde kullanılmış ve şahsımı epey etkilemiştir. spoiler içerdiği için linkini vermedim o bölümün, ancak mutlaka izlenmesi gerek. 

yuva arayan engelli hayvanlar

bir gözünde görme sorunu bulunan yavru tekircanın da aralarında bulunduğu canlar.
"yaklaşık 1 ay önce bir arkadaşım sokaktan yavru bir kedi bulmuş. büyük kediler saldırmış tek gözü perdeli, elimizden geldiğinde tedavi ettik. o iyileşti, veterinerin söylediğine göre görüyor da. 
izmir'deyim ama 10 gün sonra şehir dışına taşınıyorum, bu yavruyu sahiplendirmek zorundayım. o kadar güzel ve masum ki, çok üzülüyorum. şimdiye kadar kimse çıkmadı. yavruyu bana getiren arkadaş da geri alamayacağını söyledi. 10 gün içinde kimseyi bulamazsam ege üniverisitesi kampüsüne bırakmak zorunda kalmaktan korkuyorum, içim gidiyor.
bu yavruya sahip bulmayı her şeyden çok istiyorum. 
bu da yavruşumuz: 

İZMİR"
ilan linki: http://www.turseng.com/...sahiplendirme-ilanlari.html - canın fotosu ve ilan sahibinin iletişim bilgisi linkte. bu tek gözünde engel bulunan yavrucan bilinmeze terk edilmesin, evinde kısmi engelli bu cana yer verebilecek olanlar bir an önce irtibata geçsin ilan sahibiyle. gerçek hayvanseverlerin evinde mutlaka görme/duyma/fiziksel veya denge engelli bir cana yer vermesi gerekmektedir, hayvan hakları adına. zira sokakta yaşama olanakları yoktur bu canların. mutlak ölüme terk etmemek gerek.

kediyi pitbull'a öldürten genç

(bkz: köpeğine ağızlık tak/@earthlings)
(bkz: tehlikeli köpeklerle ilgili yasal düzenleme)
(bkz: pitbul sahiplerinin sorumluluk ve yükümlülükleri)

ek: pitbull, dogo, tosa ve filalarla ilgili bilinmesi ve uygulanması, uygulamayanların uyarılması, uyarıya rağmen kaçınanların il orman ve su işleri müdürlüğüne şikayet edilerek yaptırım uygulatılması gerekenler detaylı olarak üstteki linklerde mevcut. herkes okusun, öğrensin, öğretsin, uygulanmasını sağlasın.
en temel 3'ünü burada da belirtmekteyim: 1. ağızlık takma zorunluluğu,
2. zincir tasma kullanma zorunluluğu, (dikkat! alelade, plastik v.s. değil, zincir)
3. kısırlaştırma zorunluluğu.
bu köpeklerle ilgili diğer tüm yükümlülük, sorumluluk ve zorunluluklar belirttiğim üzere linklerde tarafımdan açıklanmıştır.

hem bu hayvanların, hem de diğer hayvan ve küçük çocukların yaşam hakkının korunması için bu hususların bilinmesi ve yaygınlaştırılması, herkesçe bilinmesinin sağlanması önemlidir. 
bu dört cins köpeğin sahipleri tarafından kısırlaştırılmaması, bilakis ürettirilip internet üzerinden veya reel ortamda satılmasının tespiti halinde hemen il orman ve su işleri müdürlüğüne şikayet ederek tüm yaptırımları uygulatın.
özellikle facebook ve twitter üzerinden kendi profilleri, sayfalar veya gruplar üzerinden bu dört cins köpeğin satışını yapanların farkedilmesi halinde hemen linklerini, görsellerini, iletişim bilgilerini alarak belirtilen makama şikayet edin. bu durumda köpeklere el konur, zavallılar üretilmekten, sürekli çiftleştirme ve doğurtulma sonucunda hasta düşüp ölmekten kurtarılır, şahsa da yüklü idari para cezası verilir.


                                                                             *****
sahipsiz - sokak hayvanının ölümüne sebep olduğu için şikayet dilekçesi ile bulunduğu ilin orman ve su işleri müdürlüğüne şikayet edilmesi halinde, idari para cezası yaptırımına tabi tutulacak olan yaratık.görseli izlemedim, izleyenler arasından hayvan haklarına duyarlı olanlar bu tür somut olaylarda kullanılması için hazırlamış olduğum sahipsiz hayvana eziyet edenleri şikayet dilekçesini olaya uyarlayarak olayın vuku bulduğu ilin orman ve su işleri müdürlüğüne şikayet edebilirler. 
şahsın kimliğinin, görselin yayınlandığı haber sitesinden yardım alınarak tespit edilmesini, devamında dilekçeye eklenmesini önermekteyim.
kimliğin tespit edilememesi halinde, herhalükarda dilekçeyi görsel linkini ve olay hakkında malum olan tüm bilgileri ekleyerek aynı şikayet makamına elden/emaille/faksla/mektupla v.s. gönderin.
http://www.turseng.com/...anlara-eziyet-edenleri.html - bu dilekçe sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik tüm kötü muamele durumlarında kullanılır, somut olayların ortaya çıktığı illerin orman ve su işleri müdürlüklerine başvurularak zavallı sokak hayvanının hakkı aranır. 

kötü muameleye örnek - bir sokak hayvanını öldürme, öldürtme, yaralama, dövme, işkence etme, tecavüz v.s.